Ajansspor

"Resmi olmayan kesin sonuçlara göre..." | Spor yazarları derbi için ne dedi?

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Galatasaray'ın sahasında Fenerbahçe'yi 3-0 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 18 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında konuk ettiği Fenerbahçe'yi 3-0 yenerek üst üste 4, toplamda 26. şampiyonluk için büyük bir avantaj yakaladı.

Ligin geride kalan bölümünde 71 puan toplayan sarı-kırmızılı ekip, son 4 haftaya liderlik koltuğunda girdi. Şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe ise 67 puanla Galatasaray'ın 4 puan gerisinde ikinci sırada yer aldı. İki takım, şampiyonluk yolunda büyük önem taşıyan derbide RAMS Park'ta karşılaştı.

Talisca penaltı kaçırdı

Derbinin ilk yarısı orta saha mücadelesi şeklinde geçti. İki takım da net pozisyona giremezken sarı-lacivertliler 13. dakikada Anderson Talisca ile penaltı atışından yararlanamadı. Topu ayağında tutan ve organize ataklar geliştirmeye çalışan Galatasaray, aradığı golü 40. dakikada Victor Osimhen ile buldu. "Cimbom" devre arasına 1-0 önde girdi.

Müsabakanın ikinci yarısında da daha etkili ataklar geliştiren taraf Galatasaray oldu.Sarı kırmızılılar 67. dakikada penaltıdan Barış Alper Yılmaz'ın golüyle farkı 2'ye çıkardı.

Ederson kırmızı kart gördü

İkinci yarıya tutuk başlayan Fenerbahçe, rakip yarı sahada topu tutmakta zorlandı. Müsabakanın 60. dakikasında sarı-kırmızılılar penaltı kazanırken, penaltıda hakemin uyarısına rağmen kalesine geçmeyen Ederson, 62. dakikada ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan atıldı ve takımını 10 kişi bıraktı. Galatasaray, Barış Alper Yılmaz'ın 67. dakikada penaltıdan bulduğu golle skoru 2-0'a getirirken, 83. dakikada kaleci Mert Günok'un hatasında Lucas Torreira'nın golüyle farkı 3'e çıkardı ve sahadan 3-0'lık galibiyetle ayrıldı.

Fenerbahçe kalecisi Ederson derbi maçta kırmızı kartla oyun dışı kaldı
Fenerbahçe kalecisi Ederson derbi maçta kırmızı kartla oyun dışı kaldı

Spor yazarları değerlendirdi

Spor yazarları Galatasaray - Fenerbahçe derbisini şöyle değerlendirdi:

Uğur Meleke: Torreira - Lemina masadaki çayımı da çaldı!

Büyük turnuvaların-dev maçların kaderini genelde orta sahalar belirler. Orta sahayı ele geçiren bu maçları kazanır çoğunlukla. Dün Galatasaray orta sahasında öyle bir Torreira-Lemina performansı izledik ki, her boşluğa koştular, her döneni topladılar, her sahipsiz topu çaldılar. Torreira ikinci yarının ilk bölümünde vitesi öyle bir seviyeye çıkardı ki, öyle çok top çaldı ki, bir ara önümdeki çayı da çalmış olabilir diye geçirdim içimden!

Son bir ayda Trabzon, Göztepe ve Kocaeli maçlarında bölüm bölüm ciddi düşüşler yaşayan Galatasaray orta sahası dün şampiyon gibi oynadı. Şampiyon gibi savaştı. Ve şansa bırakmadılar hiçbir işi.

Dünkü Derbi dengeli başlamıştı aslında. Fenerbahçe ilk 10 dakikada etkili hücum pres yapmış, ev sahibini bir-iki hataya zorlamış, 10’uncu dakikada Cherif’in koşusuyla bir penaltı da kazanmıştı. Talisca son iki sezondur çoğunlukla yaptığı gibi penaltıyı sol alt direk dibine vurdu ve kaçırdı. Ondan sonra da zaten tek taraflı bir maç izledik Seyrantepe’de.

Fenerbahçe dün ilk yarıyı sadece 3 şutla tamamladı (biri penaltı, ikisi de Talisca’nın ceza alanı dışı şutları). Rakip ceza alanında sadece 2 kez topla buluştu (biri Cherif penaltı anı, diğeri de penaltı vuruşu). Osimhen ilk 45 dakikada tek başına rakip ceza alanında tam 11 kez topla buluştu, 9 şutun içindeydi (6 kez kaleyi yokladı, 3 şut pası yaptı). Maçı da 11 şutla tamamladı. Fenerbahçe’ninse 90 dakika sonunda toplam şut sayısı 5’ti.

Osimhen sezonun en kritik maçında sakatlandı ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi macerası bitti. Ancak ligin en kritik müsabakasında dönüp şampiyonluk kupasının kulpunu tuttu takımı için.

Tarık Çetin bu sezon ligde iki, Avrupa’da da bir maçta forma giydi. Nottingham deplasmanında da, Samsun ve Karagümrük maçlarında da çok iyi oynadı. Tarık’ın üçüncü kaleci pozisyonuna düşmesi zaten büyük haksızlık. Hatta bence Ederson’un kronik mutsuz ve isteksiz performansları sonrası eldivenlerin teslim edilmesi gereken kişi Tarık’tı. (Hürriyet)

Banu Yelkovan: Sezonun özeti gibi bir derbi!

Sadece bir istatistik ya da puan farkı değil, gergin bir ruh haline dönüşen, bir azalan, bir artan ve derbiye yine dört puan olarak gelen farkın gölgesinde, sezonun özeti gibi bir maç oynandı. Verilen ve verilmeyen penaltılar, sayılan ve sayılmayan goller, gerekli ve gereksiz kartlar, dozunda ve dozunu aşan gerginlik anları.

Galatasaray için aradaki farkın psikolojik üstünlüğünü sahaya yansıtma maçıydı. Fenerbahçe için bitime birkaç hafta kala ligi bir kez sıfırlama ve sonuna kadar kovalama şansıydı ama kâğıt üzerinde kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Fenerbahçe tedirginliğini hiç atamazken, Galatasaray hayallerine sahip çıktı.

İlk 45’te Fenerbahçe’nin kazandığı penaltıya kadar dengeli, sonrasında ibresi ev sahibine dönen bir oyun izledik. İlk yarı biterken Osimhen’in 6 şutu, 3 şut pası vardı, Fenerbahçe’de bu sayı, Talisca’nın ayağından kaçan penaltı dahil sadece 2... Bazı oyuncular pozisyonu bekler, bazıları koklar, bazıları yaratır, Osimhen başlı başına pozisyon olarak yer alıyor sahada. Talisca o golü atsaydı da bir şey değişir mi, tartışılır. Oyunun hakimi net Galatasaray’dı.

İkinci yarıda, artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Fenerbahçe için risk almak bir tercih değil, bir zorunluluktu. Onun yerine vitesi daha da yükseltmiş bir Galatasaray bulduk. Fenerbahçe ikinci yarının hiçbir anında oyuna ağırlığını koyamadı. Dakikalar ilerledikçe skorun burada kalmayacağı zaten hissediliyordu. İkinci gol 67. dakikada Barış Alper’in Galatasaray formasıyla Fenerbahçe’ye attığı ilk gol olarak tarihe geçen penaltıdan geldi. Torreira iyi performansını, ikinci sarıdan kırmızı kart gören Ederson’un yerine oyuna giren Mert Günok’un hatasında kurnazca bir golle süsledi: 3-0.

Galatasaray için şampiyonluk artık bir puan değil, bir takvim meselesi.

Fenerbahçe içinse sezon, zirve yarışından çok ikincilik hesaplarına dönmüş durumda. (Hürriyet)

Galatasaray - Fenerbahçe
Galatasaray - Fenerbahçe

Mehmet Ayan: Resmi olmayan kesin sonuçlara göre...

Gergin ve Fenerbahçe’nin oyun üstünlüğü ile başlayan maçta, sarı lacivertli takımda iki oyuncu dikkat çekiyordu. Gerek rakibin zaaflarından gerek hareketliliğini kontrol edebilmesinden ötürü Sidiki, ofsayta düşmüyordu. G. Saray defansını dengesiz yakalıyor, zora sokuyordu. Penaltı böyle bir pozisyondan üredi. Talisca atsa oyun ve maç başka muhakkak başka yere giderdi. Kante ise Galatasaray’a orta sahada doğru pozisyon almalarıyla geçit vermiyor, merkezi derin oyun bilgisiyle iyi kapatıyordu. Ama bu deplasman ekibinin oyuna hakim olmasına, kenarlara akmasına, önü beslemesine yetmiyordu.

20’lerden sonra oyuna denge getiren ev sahibi, Osimhen’in büyük yıpratıcılığı ile rakip defansı yıldırıyordu. Verilmesi muhtemel olan bir penaltı pozisyonuna rağmen oyundan düşmeyen Galatasaray için ilk yarıdaki üstünlük sayısı bir taç atışından geliyordu. Aylık geliri 1 milyon Euro civarı olan bir kalecinin dizden gol yemesi ayrı ve sezona sair kapsamlı tartışmanın ürünü bence!

İkinci yarı dengede başlasa da Galatasaray, doğru kararla verilmemiş iki ofsayt golü ile, rakip yarı sahada daha üstündü. Bana kalırsa ilk yarıdakinden daha cılız bir pozisyonda verilen penaltıyla maç sona erdi. Ederson’un kırmızı kartı da Galatasaray şampiyonluğunun simgesi oldu. O saatten sonra 10 kişi Fenerbahçe elinden geleni yapsa da OYUN SET MAÇ ve ŞAMPİYONLUK ev sahibine geçmişti.

Beklediğimden daha sakin geçen maçın sonunda Okan Buruk resmi olmasa da fiilen dördüncü şampiyonluğunu ilan etti. Ekibiyle, takımıyla, oyun bilgisiyle, geçmişiyle, tarihiyle...

Elbette futbola resmi olmadan şampiyonluk ilanı alıklık olur. Ancak sanırım dün gece bir tarih daha yazıldı. Fatih Terim’in ardından öğrencisi Okan Buruk bu tarihin yazıcısı oldu. Derbide yine çok üstün, yine çok farklı, yine çok özel bir galibiyetle..

Resmi olmayan kesin sonuçlara göre SELAM SANA ŞAMPİYON... (Hürriyet)

Mert Aydın: Hatalar sonucu belirledi

Sezonun sonu yaklaştıkça şampiyonluk yarışı yapan takımların form grafiklerinde hep yükseliş olur. Zirve performanslarına bu bölümde ulaşırlar. Bizde ise tam tersi. Galatasaray ve Fenerbahçe, ligin son bölümünde öyle düştüler ki bu son derbinin hatalar üzerinden okunacağını düşünüyorduk.

Sanchez’in hatası mesela Fenerbahçe’ye oyunun başında ligin kaderini değiştirme şansı verdi. Tedesco’nun planı ilk denemede işe yarayacaktı. Ama Talisca, bu sezon 8’inci penaltısında üçüncü kez kaçırdı. Basketbolda üçlük yüzdesi olarak iyi de futbolda penaltılarda değil.

Sonrasında Sane’nin önderliğinde gelen Galatasaray. Fenerbahçe oyundan düştü. Ev sahibi belki ligin başındaki formda olsa çok çabuk gol de bulabilirdi. Devrenin sonunda geldi gol.

İkinci yarıda Fenerbahçe yine topu rakibe verdi. Ama kılpayı ofsaytla bir golden kurtuldu. Ardından penaltı ve Ederson’un kendini attırma çabası. 10 kişi kaldıktan sonra 2-0’dan dönmek kolay değil doğrusu.

Galatasaray’a bu maçta süper oynadığını söyleyemeyiz. Yine hatalar sonucu belirledi ve arka arkaya 4’üncü şampiyonluk geldi.

Fenerbahçe tarafında tabii ki hoca ve kararları tartışılacak. Ama şunu söyleyeyim Fenerbahçe kulüp olarak kötü hazırlanmış maça. Süper Kupa hazırlığı ne kadar iyiyse bu da o kadar kötüydü.(Milliyet)

Galatasaray - Fenerbahçe
Galatasaray - Fenerbahçe

Halil Özer: Malumun ilanı

Hakkı olanı hakkını vermek lazım. Tek kelimeyle Galatasaray dün Fenerbahçe’yi seyircisi ile ezdi. Yani şampiyonluk için son pençesini atıp bu seneyi de şampiyon bitirdi.

Zaten bu iş belliydi. Fenerbahçe şampiyonluğu son maçta Ederson ile bitirdi, dün de Ederson ile noktayı koydu.

Fenerbahçe yönetimi hemen bu adamı yolcu etmeli. Bu camia bu kadar sorumsuzluğu kaldırmaz. Kaldırmamalı. Adam resmen kırmızı için kaşındı, istedi ve gördü. Bunun bedelini ödemeli.

Tamam belki Galatasaray bir taç, bir penaltı, bir de kaleci Mert sayesinde golü attı. Ama maçı isteyen, daha çok mücadele eden, hep koşan, bir an olsun konsantrasyonunu bırakmayan taraf Galatasaray’dı.

Ama tabii bu maçın kırılma anı 13. dakikaydı. Fenerbahçe son yıllarda bu mücadelenin asla ve asla psikolojik tarafını bilmiyor. O penaltıyı Kerem atsa o stadın hali de bambaşka olurdu. Ancak topun başına gelen Talisca öyle kötü vurdu ki maçın kaderini de belirledi. Zaten o pozisyondan itibaren de Talisca sahada yokları oynadı. Survivor’daki Lina gibi takıldı. Bu oyuncu belki takımına çok puan kazandırdı ama kaybettirdiği puanlar da şampiyonluğu götürdü.

Ortalık bir haftadır Hürmüz boğazı gibiydi. Ancak bir iki tartışma dışında - bunlar da doğal - maç son derece futbol çerçevesinde kaldı. Bu yüzden iki takım futbolcularını tebrik etmek lazım.

Sahada Galatasaray’ın şampiyonluğunu kabul etmiş bir Fenerbahçe vardı. Özellikle kaçan penaltı takım üzerinde tam bir yıkım yarattı. Zaten hala Rize maçında son dakikada yediği golün etkisinden kurtulamayan Fenerbahçe 13. dakikadan sonra ayağını topa vuramadı. Her yönü ile teslim oldu. Bir de Osimhen’in garip golü ile iyice dağıldı.

2. yarı kaleye gidemedi. Galatasaray’da penaltı ve Mert’in hediyesi gollerin dışında pozisyon bulamadı ama sahanın mutlak hakimiydi. Yani kısaca dün her türlü sonuçta Galatasaray şampiyondu. Bu galibiyet bir yerde malumun ilanı oldu. (Milliyet)

Attila Gökçe: Bildiğiniz masaldı

Darılmaca, gücenmece yok. Ne gördüysek oradan konuşalım. Fazla derinlere dalmayacağım. İlk yarının sonunda sadece Osimhen’in ayağından çıkan toplam şut sayısı 6... Sahanın en etkili, en arzulu, en usta adamı, sadece kendi attıkları ve denedikleriyle Fenerbahçe’nin yaptıklarını ikiye katlıyorsa, denklem çözülmüş demektir. Galatasaray, dün bin tane başlık ve hikaye ile sahnelenmeye çalışılan olağanüstü, sıra dışı, acayip taslakların her birini çöpe atıp kendi kimliğinde yazılı olanları sergiledi.

Fenerbahçe’nin üzerine hep kendi gerçeği ve fuleleriyle koştu. Her defasında da aradığından, istediğinden fazlasını aldı.

Süper Lig’de bu saatten sonra hiçbir değişiklik beklemiyorum. Galatasaray 2025-26’nın da şampiyonluğunu kazanarak yoluna devam ediyor. Nerede dururlar bir yol kesen çıkar mı bu saatten sonra bilemem. Önümdeki resmi tarihe bakarak, saygı duyarak, Barış Alper’in, Torreira’nın gollerine de alkış tutarak selamlıyorum onları.

Fenerbahçe adına üzüntülerim de var elbet. En Nesyri ve Duran gibi iki golcüyü gönderip hangi akla hizmet Cherif’i aldınız? Tedesco, onca sakin ve oturmuş kişiliğine rağmen karikatür gibi futbolla kendine yeni hayal noktaları arıyorsa, adresi artık Kadıköy olamaz. İster Almanya, ister İtalya… Yolun açık olsun güzel adam. Seni sevdik. Hayal kırıklıklarını da kabul ettik. Şimdi fırınlar dolusu ekmek seni bekliyor, teşekkürler! (Milliyet)

Galatasaray - Fenerbahçe
Galatasaray - Fenerbahçe

Osman Şenher: Galatasaray kazanmayı hak etti

Bu derbinin tartışılacak hiçbir yanı yok. Okan Buruk ve talebeleri Fenerbahçe’den daha iyi hazırlanmışlar. Oynanan futbola bakıyoruz; 12.dakikada Talisca’nın kaçırdığı penaltıdan sonra maç tamamen Galatasaray’a döndü.

Orta sahada Lemina, Torreira ve önlerinde Yunus gerçekten olağanüstü mücadele ettiler. Kante ve Guendouzi’ye top yapma fırsatı vermediler. Sol tarafta Barış Alper, sağ tarafta Leroy Sane, rakibin her iki kanat bekini de epey hırpaladılar. Hele Sane neredeyse sahada basmadık yer bırakmadı. Gerçek gücünü, kalitesini bu maçta gösterdi.

Sağ bekte Okan hocanın tercihi Sallai oldu. Macar futbolcu da dün gece sıfır hatayla oynadı. Birinci vazifesi Kerem’in önünü kesmekti. Bu yüzden de Kerem hiç etkili olamadı. Jakobs solda gitti geldi, hiç durmadı. Oyunda kaldığı sürece görevini eksiksiz yaptı.

Osimhen’e ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Bu çocuk çok özel bir futbolcu. Rakip kim olursa olsun, defansı kötü hırpalıyor, tutulması imkansız bir futbolcu. Sakatlıklardan dolayı bu sezon 15 maç oynamadı, demek ki tüm maçlarda oynamış olsa Cim Bom haftalar önce şampiyonluğunu ilan edecekti.

Defansta Abdülkerim ve Sanchez belki ağır olabilirler ama yere sağlam basıyorlar. Hamleleri yüzde yüz isabetli. Bir de unutmamak lazım, arkalarındaki kaleci Uğurcan bırakın Türkiye’yi Avrupa’nın sayılı kalecilerinden bir tanesi haline geldi. Bu da arkadaşlarına müthiş güven veriyor ve her maç iyi toplar kurtarıyor.

Sonuçta derbide sinirlerine hakim olan takım ev sahibi ekipti. Sarı-lacivertliler daha çok hırs yapmış; bu da sahaya yansıdı. Kaleci Ederson bu yüzden kırmızı kart gördü.

Artık Galatasaray için sezonun bitmesine üç maç kaldı. Fenerbahçe ile 7, eğer bugün kazanırsa Trabzon ile 6 puan fark olacak. Bundan sonra hiç düşünmeden rahatlıkla Galatasaray’ın şampiyonluğa ulaşacağını söyleyebiliriz. (Milliyet)

Serkan Akcan: Fişi çekti

Galatasaray, Ali Sami Yen’de Fenerbahçe’yi yenerek şampiyonluk yolunda dev bir adım attı. Aksiyonu bol bir derbi izledik, maçın birden çok kırılma anı vardı. Talisca penaltı kaçırdı, Osimhen kilidi açtı, kaleci Ederson kendini attırmak için yoğun çaba sarfetti. Galatasaray son 10 yılda Ali Sami Yen’de Fenerbahçe’yi ikinci kez yendi, şampiyonluk ipini göğüslemek için büyük avantaj sağladı. Fenerbahçe ön alanda yüksek şiddetli baskıyla başladığı maçın ilk 13 dakikasını domine etmeyi başardı. Galatasaray’ın baskısını kolay kırdı, Guendouzi’nin savunma arkası paslarıyla pozisyon üretti, bir de penaltı kazandı. Ama Talisca’nın 13. dakikada kaçırdığı o penaltı sonrası maçın momentumu tamamen Galatasaray’a geçti. Oyuna çok geç girebilen! Sanchez derbi ciddiyetini takındıktan sonra Galatasaray’ın geriden oyun kurulumu daha akıcı hale geldi. Sane sağ forvetten sürekli içeriye kat ederek Sanchez’e pas kanalları oluşturduğunda Osimhen ile kurduğu bağlantı Galatasaray’ı ceza sahasına kadar rahat getirdi. Fenerbahçe ceza sahasında çok fazla topla buluşan Galatasaray, Osimhen’in kendine has golüyle tabelayı da lehine çevirmeyi başardı.

Kaleci Ederson, Fenerbahçe’nin bu sezonki tüm emeklerini çöpe attı. Geçen hafta Rize maçının son saniyesinde hatalı çıkışı sonrası yediği golün ardından dün gece derbide kendini attırmak için elinden geleni yaptı. İlk yarıda hakeme şiddetli itirazdan gördüğü sarı kartın ardından hakem Yasin Kol’un kafasına dayanıp itirazını sürdürdü. O an ikinci sarıdan yırtsa da ikinci yarıda Galatasaray’ın Yunus ile kazandığı penaltı sonrası itirazları sebebiyle Ederson kendini oyundan attırdı. Yıllık 12 milyon Euro’lara ulaşan maaş al, Brezilya Milli Takımı’nın kaleci rotasyonunda yer bul, en kritik anlarda takımını yak! Ederson, sadece derbide değil Fenerbahçe adına tüm sezonun hayal kırıklığı olabilir. (Fanatik)

Cem Dizdar: Şampiyon oldu!

Ülkenin ‘en önemli, en kıymetli maçı’nın iki takım açısından da başlangıç planı, ‘rakibi eksiltmek’ olarak göründü. Ancak bu eksiltme planı, çalım atarak rakibi geçmek değil de daha çok karşı takımdan birini oyundan attırma üzerine kurulu gibiydi! Haliyle gergin başladı maç. Yine de ilk devrede başlangıç oyun planı doğru işleyen takımın Fenerbahçe olduğu söylenebilirdi. Topla daha az oynayıp santrforları Sidiki Cherif’i Galatasaray stoperlerinin üzerine gönderen Tedesco’nun planı tutmasına tuttuysa da, engelleyen penaltıyı kaçıran Anderson Talisca oldu! Tuhafı, o ana kadar kalesinde baskı görse bile çok ciddi tehlike yaşamayan Fenerbahçe’nin taç atışından acemi işi bir gol yemesiydi. Haliyle ilk planı ‘tek plan’ı gibi görünen Fenerbahçe, topu daha çok elinde tutan Galatasaray’ı sadece gözleyerek maçı tamamlayamazdı, tamamlayamadı da... Ama top dışında kontrol edemedikleri ‘sinir’ gibi şeyler de vardı...

Maç başından beri gergin olup, kaç maçtır takımının başına çeşitli çoraplar ören ‘küresel kaleci’ Ederson, ne yapıp edip kendini attırınca maç da bitmişti oldu! Maç boyu her istatistikte önde olan Galatasaray ikinci devreyi kalesinde tehlike görmeden tamamlarken, şampiyonluğun ‘oyun kültürü işi’ olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Rahat, güvenli ve düzenliydiler. Ülkeye yetecek kadar organizeydiler ve bu nedenle matematiksel olarak kesinleşmediyse de dördüncü kez şampiyon oldular. (Fanatik)

Bülent Timurlenk: İmha sanatı!

Galatasaray için olmazsa olmazlar neydi? Şampiyonlar Ligi müziği çalmayacak ama Şampiyonlar Ligi havasıyla oyna. Puan farkı 4 ama puanlar eşitmiş gibi oyna. Öne geçersen maçın kalanını 0-0 gibi oyna… Hepsini yaptılar ilk 10 dakika hariç..

Talisca penaltıyı atsa başka bir maç izleyebilirdik elbette. Galatasaray için kritik oyun, orta sahada iki Fransız milliyi imha edecek enerjiydi. Tedesco, Talisca'yı orta sahanın 3. adamı yapıp ekmeğine yağ sürdü rakibin. İlk 45'te rakibini 135 pasta tutup, yüzde 74 isabete mahkum eden kırıcı oyunun hücum tarafında 24 kez ceza sahasında topla buluşan ve 12 hücum ile Fenerbahçe'yi sallayan bir Galatasaray vardı. Korner, serbest vuruşları kötü kullanıp taçtan gelen topla golü bulduklarında Fenerbahçe'nin isabetli şutu yoktu ve Talisca akan oyunda direğin dibinden giden şutuyla kader adamı oldu derken ikinci yarı Ederson çıktı sahneye.. 45-60 arası sıkıntılı Galatasaray bu kez farklı kafadaydı. Ederson, Rize maçında kalmış, atılmadı attırdı kendini. Penaltı ve 2-0 sonrasında rakibin fişini çekmiş Galatasaray farkı yakalayacak oyun yerine kontrol pası tercih etti. Son gol Ederson'u da aratan bir Mert hatası... Kerem ve Nene'yi sindiren oyun, rakibin orta sahasını imha etmek, Osimhen farkı ve Leroy Sane'nin klası Fenerbahçe'ye yetti. "Yapı" diyenlerin "santrfor" almadığı bir dünyada Don Kişot'lar daha çok yel değirmenlerine savaş açarlar... Okan Buruk, bu sezon "buruk" duran derbi karnesini net bir galibiyetle taçlandırdı, Galatasaray'ı temsil edemeyen sinmiş başkanı ve yönetimine rağmen... (Sabah)

Galatasaray - Fenerbahçe
Galatasaray - Fenerbahçe

Levent Tüzemen: Korkunun acele faydası yok

İyiler her zaman kazanır! F.Bahçe, maç öncesi her türlü algı operasyonunu yaptı. Özellikle Osimhen'in koluna takılan aparatla ilgili itirazları komikti ama amaç, Nijeryalı yıldızın sinirlerine dokunmaktı. Zaten MHK, Yasin Kol'u atayarak derbinin sinir uçlarına dokundu. Ama korkunun ecele faydası yok! O Osimhen, tarihe geçen çok özel bir gol attı, kafasında yumuşattığı topu diziyle ağlara bıraktı. F.Bahçe'nin penaltısı haklıydı! Ama Leroy Sane'ye yapılan penaltıyı belki Yasin Kol görmemiş olabilir ama VAR'ın vermemesi infaz gibiydi. Özellikle Ederson'un ilk yarıda gördüğü sarı kart sonrası hakemin kulağına ettiği lafları merak ediyorum. Bence Yasin Kol anlamadı. Ancak kulaklığından ne dediği tespit edildi. Oysa o kırmızı kart o sözler sonrası çıkmalıydı. Ne VAR'ın ne de Yasin Kol'un yürekleri karta yetmedi. Bundan güç alan Ederson, Barış'ın penaltı golü öncesi hakeme diklenip kalesine geçmeyince 2. sarıyı gördü. Bence devre arası, maçta söylediği sözler, Yasin Kol'a iletildi. Osimhen'in varlığı G.Saray'ın ruhunu değiştirdi. Mücadele kimliğini yukarı çektiği gibi kendisinin çalışkanlığı tüm takım arkadaşlarına yansıdı. İddia ediyorum, Osimhen oynamasaydı G.Saray'ın işi çok zor olurdu. Torreira her zamanki gibi sahada basmadık yer bırakmadı, fırsatçılığını da yine konuşturdu. Gergin, hakem hatalarının bol olduğu derbiyi kazanan G.Saray şampiyonluk kupasını bence kucakladı. G.Saraylılar, "F.Bahçe'yi yenelim şampiyon olalım" diyorlardı. Okan Buruk ve öğrencileri, bunu yerine getirdi. Ayrıca Semedo resmen Barış'ı dövdü ve tek sarı kartla kurtardı.(Sabah)

Gürcan Bilgiç: Film yine mutsuz sonla bitti

Talisca penaltıyı kaçırdığında 13. dakikaydı. Zor maçta, galibiyet dışındaki sonuçların kabul edilmediği bir durumda, geriye düşmekten bile daha büyük darbe olduğunu geçen dakikalarda anladık. Fenerbahçe takım olarak inancını kaybetti, ardından güvenini ve maçı...

Büyük takım refleksleri bir anda Galatasaray'a geçti. Daha maç başlamadan Okan Buruk, "Rakip de provokasyon yapabilecekler var" diyerek, taktik dışındaki kurgusunun da mesajını verdi. Hafta boyunca Yasin Kol'a algı yaptılar, maç içindeki sert itirazlar ile de yönetimini ele geçirdiler. Bakmayın "penaltı" çağırtkanlıklarına, "her pozisyon yere atla" taktiği ile oynadılar.

Okan hocanın saha içindeki formülü belliydi, Guendouzi'ye bire bir baskı uygulayıp tüm ofansif organizasyonu bozdu. Asensio'suz Fenerbahçe, 23 yaşındaki sağ açık, 18 yaşındaki santraforun ayağına bakmaya başladı. Kerem zaten evlere şenlik. Derbi kralı Tedesco için, bu maçların duygusunun analiz rakamlarının önünde olduğunu anlamasını boşuna bekledik. Asensio'nun sırtına bindiği maçlarmış bunlar. İlk golü taç atışından, ikincisi penaltı, üçüncü kornerden gelen topta kaleci hediyesi... Fenerbahçe'nin var mı böyle bir pozisyonu? Şampiyonluğu bıraktılar, cezalılar ile ikinciliği de tehlikeye soktular. En ağır yatırımın yapıldığı iki oyuncu (Talisca-Ederson) şampiyonluğu verdi. İşin ilginci bir haftadaki üç maçla, iki kupa hedefi de bitti. Film yine "mutsuz son" ile seyircisini yolladı. (Sabah)

Ömer Üründül: İflasın resmidir!

Haftalardır çok kötü futbol oynayan ve çok yetersiz teknik adama sahip Fenerbahçe'nin dün gece istediği neticeye alabilmesi bana göre çok büyük tesadüflerin bir arada oluşmasıyla mümkün olabilirdi. Örneğin; penaltı gol olsa, G.Saray strese girse F.Bahçe o şekilde oyunu tutabilse, 1-2 sürpriz pozisyon bulabilirdi. Bana göre o penaltıdan sonra maç tamamen bitti. Çünkü iki takım arasında Tedesco yüzünde çok büyük fark var. İsmail gibi milli takımda mükemmel oynayan bir futbolcu, bu tip zor bir maçta yedek kulübesinde. Talisca'nın yürüyecek hali yok. Kante zaten normal tempoda kendini idare etmeye çalışıyor. Bir Guendouzi daha ne yapabilir ki. Sonuçta da farklı bir yenilgi göz göre göre geldi. Ederson herhalde Türkiye'den gitmek istiyor o belli. Ama bu yenilgi o kırmızıya bağlanmasın çünkü zaten F.Bahçe, Talisca ile 10 kişi oynuyordu. Yönetimin en büyük affedilmeyecek hatası, Karagümrük maçının gecesi Tedesco'nun biletini kesmemekti. Şimdi ikincilik de büyük ölçüde tehlikede. Artık G.Saray şampiyondur. Takımı da herkesin eleştirdiği Okan Buruk'u da 4. kez bu başarıyı elde ettiği için kutluyorum. G.Saray cephesinden maça baktığımda, sahanın yıldızı Sane'ydi. Torreira-Lemina her zamanki gibi preste başarılıydı. Torreira bir de gol attı. Takımın en önemli, oyuncusu Osimhen ciddi maç eksikliğine ve fizik kaybına rağmen yine de kilidi açan isim oldu. Okan Buruk'un en önemli taktik stratejisi F.Bahçe'nin de bu konudaki rahatsızlığını bildiğinden gol şansını öncelikle duran toplara bağlamıştı. Kornerler ve taçlar... Zaten ilk gol böyle geldi. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...