''Şampiyonluklar elimizden alındı''
Editör: Ajansspor
Son Güncelleme /
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, 360 kanalında yayınlanan Telegol programının konuğu oldu ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor

''Şampiyonluklar elimizden alındı''
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, 360 kanalında yayınlanan Telegol programında Serhat Ulueren'in konuğu oldu ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Fenerbahçe'nin Asbaşkanı Mahmut Uslu'nun toplantıya katılması, Galatasaray'ın ise başkanı olan Dursun Özbek'in toplantıya katılmasıyla ilgili pek bir şey söyleyemem. Dursun Bey'in kendi takdiridir. Kendiyle alakalı yapacağım herhangi bir yorumun farklı bir noktaya gitmesini istemem. Beşiktaş bu konuda tarafsız. Neticede bizim de iki maçımız ertelendi. Buradaki muhatap Federasyon'dur. Sonuçta iki kurumun da fikrini alıp karar vermişler. Hayırlısı olsun.
"Biz tabi ki Fenerbahçe'nin puan kaybetmesini isteriz. Beşiktaş şu anda Fenerbahçe'yle şampyonluk yarışında. Şu anda Galatasaray'la şampiyonluk yarışında olsak Galatasaray'ın puan kaybetmesini isterdik. Ama genel olarak bakarsak Beşiktaş kendi maçlarına bakıp kendi maçlarıyla sevinen bir kulüptür. Biz zaten puan farkıyla da öndeyiz. Neticede maçlarımızı kazanmamız halinde şampiyon olacağız. Ama önümüzde çok zorlu 8 maçımız var.
Benim Ziraat Türkiye Kupası'yla ilgili bir temennim yok. Ama kupayı Torku Konyaspor'un almasını isterim açıkçası. Çok güzel bir futbol şehri. Stadyumları doluyor... Konya tam bir futbol şehri oldu.
Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer'in yanağından makas almasının hatırtılaması üzerine Orman şu ifadeleri kullandı: "Ben hiç öyle bir şey hatırlamıyorum. Tepki aldığını da bilmiyorum. Kendisi çok yakın dostumdur. Bu olaya nasıl baktığınızla ilgili bir şey. Negatif bakarsanız negatif sonuca ulaşırsınız zaten"
Çarşı ile aramda hiçbir soğukluk yok. Benim hiçbir taraftar grubuyla aramda bir sorun yok. Bedava bilet konusu bizim yönetime gelmemizle birlikte zaten rafa kalktı. Zaten Vodafone Arena'da bunlara imkan yok. Teknolojik olarak da mümkün değil böyle bir şey. Çarşı'nın Vodafone Arena'da nerede olacağını da hiç bilmiyorum. Kim nerede parasını ödeyip aldıysa orada olacaktır. Diğer grupların da yerlerini bilemiyorum.
Beşiktaş, padişah tarafından kurulmuş bir kurum. Sınırları içerisinde de saray var. Bu yüzden o sözü kullandım. Beşiktaş halkın takımıdır, her zaman öyle kalacak. Mütevazilik, halkın içinde olmak bizim genetiğimizde olan şeyler.
4 yıllık başkanlık süresinin çok büyük bir şey öğrettiğini söyleyemem ben zaten kulüpçülüğün içinden geliyorum. Babam da eski bir yönetici olduğu için Beşiktaş'ın her aşamasında bulundum. Zorluklarını görmüşümdür, transferlerinde bulunmuşumdur, tribünlerinde bulunmuşumdur... Beşiktaş içinde eğitilerek geldim. Onun için de çok hazırlıklıydım zaten. Hiçbir pişmanlığım olmadı. Emek vermeden, bireysel çalışma yapmadan altından kalkılabilecek bir şey değil bu görev. Bu işin bir de sosyal yanı var. Cenazesi, düğünü, hastanesi... Tüm bu süreci birleştirdiğinizde yorucu bir süreç. Benim bir günde bin kişiyle fotoğraf çektirdiğim oluyor. O insanlardan pozitif enerji almak da bizi buralara getiriyor. Şunu unutmamak lazım ki artık biz bir sayfayı çevireceğiz.
Ben şahsımla ilgili bir marka yapmak için Beşiktaş'a başkan olmadım. Ben Beşiktaş'a iyi hizmet edip Beşiktaş'ın başarısı için çalıştım. Benim için şu an en önemli şey Vodafone Arena'ya bir Avrupa kupası getirebilmek, üç beş senelik domine edilmiş şampiyonluklar kazanmak. Biz bu statları şampiyonluklar için yapıyoruz.
Beşiktaş çok şampiyonluklar kaybetti. O dönemlerde de çok fazla ispat edilemeyen teşvik primleri vardı. Bunu sayın Aziz Yıldırım da geçenlerde verdiği örneklerde dile getirdi. İspat edilemese de konuşulan çok şey var. O zamanlar suç olmasa da teşvik primi ahlaki olarak suçtur. Beşiktaş'ın da o günkü söylemi bunlar üzerine ortaya çıktı. Bizler de bu sözün altına imzamızı atarız. Rakiplerin geçmiş dönemlerde haksız şampiyonluklar yaşadığına inanıyorum. Ben o dönemleri yaşadığım için onların bizde bıraktığı izler çok ağırdır. Şampiyonlukların hak etmediğimiz bir şekilde elimizden alındığını düşünüyorum. 8-0'lık Galatasaray - Ankaragücü maçı buna bir örnektir diyebilirim ama polemik yaratacak açıklamalara girmek istemiyorum. Sonuçta bunlar geride kaldı.
Beşiktaşl'lık böyle bir şey değildir. Bizlerin farklı bir bakış açısı vardır. Bize o armanın verdiği haz şampiyonluklara endeksli değildir. Bizim 15-16 sene şampiyon olamadığımız dönemler vardı ve o dönemler 40 bin kişiye oynuyordu. Bugün itibariyle şampiyonluk sayıları böyle olabilir ama belki 15-20 sene sonra bizim şampiyonuk sayımız rakiplerimizdekinden çok fazla olabilir. Bunlar değişebilir. Şampiyonluk sayılarına takılmıyorum. Bizim taptığımız şey armamızdır. Farklı olduğumuzu düşünüyoruz ve farklılıktan da büyük haz alıyorum.
Galatasaray sanırım 4. yıldız konusuna takılmış durumda. Fenerbahçe 4. yıldızı takmasın diye bizi tutuyorlar sanıyorum. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında da sempati vardır. Bana sorarsanız bütün takımlarla Beşiktaş arasında sempati var. Biz yönetime geldikten sonra Bursaspor ile de ilişkilerimiz çok iyi olmaya başladı.
Kulüplerin siyasetiyle alakalı bir şey bu. Biz hiçbir şekilde başka bir camiayla alakalı normalde açıklama yapmayız. Mesela geçen gün kendi mali durumumuzu anlatırken Beşiktaş'ı ne kadar ahlaki bir şekilde yönettiğimizi anlattım. Stadyumu yaparken kimseye borçlu kalmadığımızı, kimseden yardım almadığımızı anlattım. Galatasaray cephesi buna alınmış. Galatasaray kendi stadını yapmadı. O stadı müteahhit yapamadı, sonra TOKİ tamamladı. Muhattap Galatasaray kulübü değildi. Biz kendi stadımızı kendimiz yaptık. Bu da bizim için gurur verici bir şey.
Ben zaten istesem de 10 sene görevde kalamam. Biz göreve geldikten sonra Tüzük'ü değiştirdik ve Beşiktaş'ta başkanlık dönemi 9 yılla sınırlı artık. Bunu da şunun için yaptık. Gelen gitmesini bilecek. Gelen gitmesini bilirse, birilerini yetiştirir diye düşünüyorum. Sonradan bu koltuklardan ayrılmamak için kuruma zarar veriliyor. Amerika'yı bir kere daha keşfetmeye gerek yok. Dünyanın hemen hemen tüm demokrasilerinde 8 sene yeterlidir.
Beşiktaş başkanı, Beşiktaş taraftarına ezik diyebilir mi? Bunu aklınız alıyor mu? Sosyal medyada cımbızla çekiyorlar. Twitter kullanmıyorum. Sadece bir Instagram hesabım var. Facebook da yok. Sosyal medyada bize küfredenlere dava açıyoruz. Bu davalardan gelen paralarla bir okul yaptıracağız. Küfredecek insanın yüzüme gelip de söyleyecek cesareti olması lazım. O cesaret yoksa sosyal medyadan küfretmeyecek. Beni eleştirebilirler ama öyle anama avradıma küfür edemezler.
Hatalarımız olmuştur elbette. Ama artılarımızın çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Her kararı kendi dönemi içinde değerlendirmek gerekir. Mesela Fernandes'i satmam lazımdı. Takımda da tek yıldız gibi duran isim oydu. Onu satıp gelir elde etmemiz gerekiyordu. Satmadık ve o da son senesinde hiç top oynamadı. Fernandes gittikten sonra Beşiktaş takımının hiçbir medyatik durumu olmadı. Quaresma için de çok fazla magazinsel söylentiler yapılıyor ama Quaresma ailesine çok bağlıdır. Eski haline göre büyük bir değişim gördük ve onu transfer ettik. Maliyeti de bir etken ama esas etken başka. Quaresma ilk geldiğinde Beşiktaş'a çok da gelmek istememiş. İkinci seferinde ise Beşiktaş'ın ne olduğunu biliyordu. Bana da 'Ben evime gelmek istiyorum' dedi. Ben konu Beşiktaş'sa asla hissi karar vermem.
Bir karar verdiğiniz zaman farklı görüşler oluyor. İnanılmaz bir talep var. İçeride de belli bir kapasite var. Avustralya'dan bugün arıyorlar dostlarımız maça geleceğiz diye. Öylesine bir talep var. Açılışında bulunmayı herkes istiyor ama elimizde bilet yok. Zaten çoğu kombine olarak satılmış durumda. Bir de Beşiktaş'ın da UEFA'ya vermiş olduğu sözler var. Gelir ayakları var, gider ayakları var... Bu paralar bizim cebimize girmiyor ki, kulübün kasasına giriyor. Bunun yanında biz üç senedir stadyum gelirlerini sağlayamıyoruz. Maç oynamak için cebimizden para veriyoruz.
En büyük hedefimiz UEFA Avrupa Ligi'ni kazanmak. Geçen sene Sevilla - Dnipro finali oynandı. Küçümsemek için söylemiyorum ama Beşiktaş camiasıyla bu iki kulüpten de daha büyük bir kulüp. Neden olmasın ki? İmkansız bir şey değil. Sevilla iki yıldız kazanıyor UEFA'yı. Beşiktaş futbol kültürü olarak Sevilla'nın üstünde. Fenerbahçe'nin de UEFA Avrupa Ligi'ni almasını isterim. Neden istemeyeyim? Bu ülkenin çıtası ne kadar yükseğe çıkarsa hepimiz yükseliriz
Fenerbahçe'nin Braga'yı elemesini isterdim açıkçası büyük bir hakem katliamı olduğunu düşünüyorum. Yani Mehmet Topal'a verilen penaltı ve ikinci sarı kart olacak iş değil. İnanılmaz derecede taraf bir hakemin maç yönettiğini düşünüyorum. Espri olsun diye söylüyorum, Beşiktaş bunlara hazırlıklı, Fenerbahçe ise hazırlıksız yakalandı.
Hakemler hata yapıyor. Şans olarak da bize denk geliyor diyelim. Geçen sene stadımız olsaydı biz şampiyon olurduk. Bir de Liverpool'u eleyip bir üst tura geçince oyuncularımız ve teknik heyetimiz şampiyon olduk zannettik. O maçtan sonra takım düşüş yaşadı. Slaven Bilic'e haksızlık etmeyelim. Tüm maçlarını deplasmanda oynadı. Biz Bilic'i çok sevdik, halen de konuşuyoruz kendisiyle. Umarım ileride tekrar hoca olarak Beşiktaş'a gelebilir. Hatırlarsınız, Galatasaray Olimpiyat Stadı'nda bir sezon oynadı, ne hale geldi. Biz üç senedir oynuyoruz orada. Kolay değil gerçekten. Beşiktaş çok önemli bir süreçten geçti bu anlamda. Hem şampiyonluk yarışı içinde olduk, hem güzel futbol oynadık.
Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray İnönü Stadı'nda oynardı. Galatasaray'a karşı kırıldığım şeyler oldu elbette. O dönemki idarecilerine kırgınlıklarım var. Eğer yapamayacakları şeyleri söylemeselerdi böyle olmazdı. Fenerbahçe tarafından ise bize şöyle bir teklif geldi: 'Ayda bir maç bizde oynayın, bir maç da Galatasaray'da oynayın.' diye. Aziz bey zaten demişti: 'Biz veririz ama Galatasaray vermez' diye. Öyle de oldu zaten.
Hiç garip değil. Biz onu kendimiz sağlıyoruz. Unutmayın ki Vodafone önemli bir sponsor. Bizden önce sponsor oldukları kulüp Manchester United'dı. Beşiktaş'a da çok önemli ücretler ödüyorlar. Onların ana sponsorumuz olmalarından biz de keyifliyiz. Vodafone'un da Beko'nun da Kalde'nin de mutlu olmasından biz de çok mutluyuz. Bizde kazan-kazan olmadığı sürece bu işler olmaz. Sadece futbol takımının senelik sponsor geliri 40 milyon doları aşmıştır. Biz geldiğimizde bu rakam 4 milyon dolar civarıydı. Kombine satışından ve maç gelirlerinden gelecek sezon için toplam 50 milyon dolar civarında bir gelirimiz olacak. Yayıncı kuruluşla ilgili konu da önümüzdeki sezon anlaşma bitiyor. Sanıyorum ki 2017 yılında Beşiktaş'ın yayın gelirleri 70 milyon doları bulur. Beşiktaş'ın borç yapısı rakiplerimizinki gibi değil. 1 milyar TL'lik borcumuz var. Ama biz aldığımız avansları da borç olarak gösteriyoruz. Bu nedenle borçlarımız da zaman geçtikte hızlı bir inişe geçecek.
Açılış maçında sayın Cumhurbaşkanı'ndan program bekliyoruz. Bütün siyasiler davetli olacak. Taraftarımız maça girecekler, açılışta protokol olacak. Dışarıda kurdele kesildikten sonra içeri girilecek. Ona göre bir düzen oluşturuyor arkadaşlarımız. İlk maçımız da Bursaspor ile başlıyor.
"Stadın drenaj sistemi Amerikalı'ların icat ettiği bir sistem. Alttan suyu hem vakum ediyoruz, hem de soğuk hava verebiliyoruz. Isıtması da var tabii. İstanbul'da gök delinse top seker, hiçbir şey olmaz. Sistem çalıştığı sürece bu konuda hiçbir sorun yaşanmayacak.
Beşiktaş şampiyon olamazsa Şenol Güneş gidecek mi? şeklindeki soruya da cevap veren Orman, şunları söyledi: "Hayır. Ayrıca Beşiktaş takımı şampiyon olacak. Puan farkıyla lideriz. Stadyumumuza dönüyoruz. Takımımızın içinde oyuncularımız artık çok tecrübelendi. Mesela Oğuzhan'ı herkes genç olarak görüyor ama takım içindeki dördüncü senesi. Gökhan Töre'nin üçüncü senesi"
Ertuğrul Karanlık, bizim kulübümüzde çalışmaya başladığında o zamanki sportif direktörümüz Önder Özen'in isteğiyle başladı. Bizimle de ilişkileri gayet iyiydi. Fakat Ertuğrul Karanlık bizim kulübümüzden ayrıldı. Sözleşmesi bitince yollarımız ayrıldı. Bizim kulübümüzde çalıştığı dönemde ilişkilerimiz iyiydi. Gökhan Töre'nin paylaştığı fotoğrafta yer alması beni rahatsız etti. Çünkü o fotoğrafta bizim mevcut doktorumuzun olması gerekirdi. Çünkü Gökhan'ın ne ameliyatı olması gerektiğini, neden ameliyat olması gerektiğini söyleyen hoca Sarper hocamızdır. Ameliyatı da Ertuğruk Karanlık yapmamıştır. Fotoğrafın beni rahatsız eden tarafı odur. Gökhan Töre'nin bir artniyeti olmadığını düşünüyorum. Ama o fotoğraf kamuoyuna iyi yansımamış. Çünkü Töre pırlanta gibi, akıllı bir çocuktur. Ben de kendisini çok severim. Ama bu sene bir şanssızlık yaşadı sakatlığıyla alakalı. Bir an önce takıma dönmesi lazım.
Töre'yi satmak gibi bir şey gündemimizde yok. Biz son bir senede Beşiktaş'a 26-27 milyon avroluk transfer geliri kazandırdık. Buna da devam edeceğimizi söylüyorum. Bizim açımızdan satılamayacak oyuncu yoktur. İyi bir teklif gelmesi halinde oturup bakarız. Şu ana kadar herhangi ciddi bir teklif gelmedi. Beşiktaş'ın zaten şu anki tek konsantrasyonu şampiyonluğa karşıdır. Gökhan'ın konsantrasyonu da şampiyonlukla alakalıdır. Gökhan'ın yeteneklerine şüphe yok ama her oyuncu inişler çıkışlar yaşar.
Şenol hoca müthiş bir insandır. İyi bir insandır. Ben kendisini 1980'den beri tanırım. İnsan olarak da çok severim. Namuslu bir adamdır. Öğretmenlik tarafı vardır.
Olaya farklı açılardan bakmak lazım. Federasyon'un Milli Takım tarafına bakacak olursak, iyi bir yolda olduğunu söyleyebiliriz. O tarafa bakacak olursak başarılı bir tarafı var. Yine mali yapısı da oldukça iyi gidiyor. En çok tenkit edilen şey hakemlerle ilgili ve bazı disiplin kararlarıyla ilgili. Ben hakemler konusunda Federasyon'u yetersiz buluyorum. Orada daha radikal kararlar alınmalı diye düşünüyorum.
Futbol yönetimleri değişiyor, MHK değişiyor ama hakemler hep aynı hakemler. Değişmeyen şey bu. Oralarda biraz daha değişim şart gibi görünüyor.
Cüneyt hoca derbi maçlara aklında bir hesapla çıkıyor, yakışmıyor ona. Onun Avrupa'daki yönettiği maçlarla Türkiye'de yönettikleri arasında çok fark oluyor. Ben 30 seneden fazla maç seyrediyorum. Ben hakemin iyi niyetli olup olmadığını 5-10 dakikada anlarım. Benim gibi olan birçok insan bunu zaten anlar. Mesela Erman Toroğlu ile gidip yurtdışında bir maç izleyelim. İlk 10 dakikada yazdığımız raporlar aynı çıkar. Fenerbahçe derbisinde mesela golü yedik, sonra oyun çok fazla durdu. Cüneyt hocanın da kalbini kırmak istemiyorum ama maç oynandı, puanı alan tabelasına yazdı, iş bitti. Bittikten sonra da konuşmanın pek manası yok aslında. Benim söylediğim tek şey var. Biz kimseye karşı kayırılmak istemiyoruz. Ama biz hakem tarafından tayin edilen bir oyunun da parçası olmak istemiyoruz. Hakem elbette hata yapar. Ama hep bize karşı yapılmasın. Üç büyükler arasında senelerdir en fazla hakem hatasına maruz kalan takım Beşiktaş'tır.
Ben kimi söylesem bir taraf olarak söylüyor gibi olurum. Kimseyi tenkit etmek, herhangi bir hakeme 'iyi' veya 'kötü' demek istemiyorum. Ama özellikle de Fırat Aydınus'tan ve tecrübeli hakemlerden çok çektiğimizi söyleyebilirim.
Oğuzhan'ın sözleşmesinde serbest kalma maddesi yok. Mario Gomez de Beşiktaş'ta çok mutlu. Biz de onu çok seviyoruz.
Ben kulüp başkanıyım. Oyuncularla 'cak cak' olmam. Oranın bir patronu var. Sadece Liverpool maçında girdim soyunma odasına. atil edilen Beşiktaş-Galatasaray maçında hakem odasına gidip Fırat Aydınus'a maçı bitirmesini söyledim. Sadece bu. O maçta provokasyon vardı. Yüzleri kapalı insanlar vardı. Polise gaz attırıp sıkıntı çıkarmak amaçlıydı.
Derbinin ertelenme kararını doğru buluyorum. Seyircisiz olsa doğru olmazdı. Bence de haksızlık olurdu seyircisiz oynanması. Vitor Pereira ile Cüneyt Çakır'ın sarılmasını talihsiz olarak görmüyorum. Ben de bir başkana sarılabilirim. Olağan şeyler.
Yapılan taraftar anketlerine inanmıyorum. Şu anda herkes 'Ne çok Beşiktaşlı varmış' diyor. Beşiktaş yükselen bir değer. Galatasaraylı ve Fenerbahçeli çok insanı Beşiktaşlı yapmışlığım da vardır. Beşiktaşlı olmanın farklılığı vardır. Bu anketi doğru bulmuyorum. Yapan gazete önce kendi tirajına baksın sonra anket yapsın. En çok taraftar bizde var demiyorum ama Beşiktaş en büyük kulüptür.
Yıldızların ne alakası var. Fenerbahçe bu sene olmasa seneye, ondan sonraki seneye alır 4. yıldızı. Galatasaray geçen sene 4. yıldızı aldı bu sene görüyoruz işte. 4. yıldız da unutuldu, 3 kupa da unutuldu. Galatasaray rakibim olduğu için analizini yapamam ama Chelsea'yi yaparım. Mourinho ile harika şampiyonluk yaşadı ama ne oldu?
Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin sahasında kupa kaldırmasıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Orman şöyle dedi: "1986 senesinde Süleyman Seba, uçakta Trabzonlular var diye kutlama yapmadı. Biz de onun yolundayız. O maç sonrası yaşanan çirkin olaylar, araba yakmalar insanları futboldan soğuttu. Daha güzel şeyler bekliyor insanlar. Bu konuda kulüp başkanlarının da suçlu olduğunu düşünüyorum"
Sneijder tartışılacak bir oyuncu değil. Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmış bir oyuncu, acayip bir kariyeri var. Beğeniyorum. Oğuzhan'ın EURO2016'da çok iyi işler yapacağını düşünüyorum. Cenk kesin yapar. Olcay da. Caner, Gökhan Gönül ve Hasan Ali'yi beğeniyorum. Tolga milli takımda olabilir. Fatih Hoca bunun kararını verir tabii ama ben kulüp başkanı olarak hepsinin gitmesini isterim.
Futbolda ekonomi artık önemli. Real Madrid'de bakın Mesut ve Di Maria'yı ne paralara sattı. Futbolda bunlar var. Kimse konuşmuyor ama Beşiktaş'a seneye Aras geliyor. Çok acayip bir adam. Tribünler çok sevecek. 3 yıldır uğraşıyorduk. Ezeli rakipten oyuncu almayız diye bir şeyimiz yok. Oyuncu almış olmak için de almayız. Gökhan Gönül'le ilgili bir şey yok.
Fernandes lastik patlatacaktı, belliydi. Yerine alternatif olarak Sezer'i düşünmüştük ama kullanamadık. Ben İbrahim Toraman'ın kalmasını istedim ama Slaven Bilic kalmasını istemedi. Sonra küstü bize ama paşa gönlü bilir. İbrahim Toraman delikanlı, aslan gibi çocuktur. Bizi ne parada, ne başka konuda yormadı. Beşiktaşlılar öyledir genelde.
Önder Özen'i iyi niyetle getirdik. Çok destek olduk ve arkasında durduk. O da iyi niyetle çalıştı ve ayrıldı. Önder Özen'in açıklamaları talihsiz. Bilerek yapmamıştır. İnsanların bazen boş anları olur. Benim TSYD toplantısındaki sohbetimde de benzeri oldu. Önder Özen namuslu, pırlanta gibi adamdır.
Ben orada kulüp hakkında konuşmuyordum. GS'de stadın başka yere yapılması kararını verenler öldü dedim Özhan abiyi anlatarak. Eskiyi bırakıp yeni stadı güzelleştirmeleri gerekir şeklinde konuştum ama yanlış algılandı.
Ben tribünden geliyorum. Hayatım orada geçmiş. Bu çocuklarin hepsinden tecrübeliyim. Tüm taraftar gruplarına aynı mesafedeyim. İzlerken en zorlandığım maçlar Beşiktaş maçları. Bacaklarım ağrıyor kasmaktan. Ama öyle oturmak zorundayım.
Derbilerde deplasman yasağının kalkması lazım. Biz öncülük ederiz. Kalkmasını istiyoruz. Gelsinler gol atınca birbirlerini kızdırsınlar. Eskiden 'Tabelaya bak göbek at' tezahüratları vardı. Küfür eskiden de vardı. 32. haftadaki Galatasaray maçına taraftarımızın gitmesini istemem çünkü onlar da gelmedi bizim maça. Biz sezon başında kalksın dedik deplasman yasağı ama Galatasaray ve Fenerbahçe şerh koydu.
Transfer çalışmalarımız var. İmza attığımız isimler de olabilir ama isim vermem doğru olmaz. Zamanı gelince açıklarız. Mario Gomez ile iyi bir kontratımız var. Biz ondan memnunuz, o da bizden. Nişantaşı'nda oturuyor zaten. Stada da yakın.
Stat daha bitmedi. Stada kimse gelmesin. Açılışa kadar kimseyi sokmayacağız. Herkes fotoğraf çekiyor, instagrama koyuyor, bir yere koyuyor. Herkes ondan görüyor sonra Adapazarı'ndan geldim, Urfa'dan geldim. Kimse kusura bakmasın ama stada gelmesinler. İş yapıyoruz acelemiz var ve anlayışla karşılasınlar. Sonuna geldik. Sabır"
Bu stada UEFA finalinin verilmesi beni mutlu etmez. O kupanın gelmesi bizi mutlu eder. Galatasaray'ın üzerinden çok geçti. Beşiktaş getirsin, Trabzon getirsin, Galatasaray bir daha getirsin, Fenerbahçe iki kez getirsin. UEFA kupası gelsin ülkeye.
Açılışa Lucescu'yu, Bilic'i, Gordon Milne'i, Daum'u, yerli ve yabancı herkesi davet edeceğiz"




