AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Serdar Tatlı başkanlığı hak etmemişti

Ajansspor Editör
Deniz ŞEN
İlk Yayınlanma : 22 Eki 2021 - 12:57 / Son Güncelleme : 22 Eki 2021 - 15:35

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı, görevinden istifa etti. Ajansspor yazarı Hüseyin Özkök, Tatlı'nın istifası ve yaşanan diğer gelişmeleri kaleme aldı.

Hüseyin Özkök - AJANSSPOR

Zekeriya Alp’in istifasının ardından 2020 Ağustos ayında MHK Başkanlığına getirilen Serdar Tatlı için 1 Eylül 2020 günü “TFF yerel kalmayı seçti” başlıklı bir yazı yazmıştım. Yazıda Tatlı’nın globalleşmiş futbol dünyasında bu görev için çok yerel kaldığını belirterek seçimin yanlış olduğunu vurgulamıştım.

TFF’nin Tatlı’da karar kılması ise ayrı bir muammaydı. Çoğunluk atamada Rıdvan Dilmen etkisinden söz ediyordu.

Açıkça yazmak gerekirse dün istifa eden MHK Başkanı Serdar Tatlı kişiliğinden bağımsız liyakat olarak o görevi kesinlikle hak etmiyordu. FIFA Kokardı takmamış, hiçbir UEFA veya FIFA seminerine, eğitimine katılmamış, telsiz kulaklık dahi kullanmamıştı, VAR konusuna zaten çok uzaktı ayrıca lisan da bilmiyordu. Sadece 1992/93 sezonunda başlayan 2005/06 sezonunda tamamlanan 162 maç yönettiği vasat bir kariyeri vardı. Tek özelliği iyi ve korkusuzca düdük çalan bir hakem olarak tanımlanmasıydı.

Oysa bugün Avrupa’daki futbol federasyonlarının hakem kurullarına baktığınızda başkanların tamamının eski FIFA kokartlı elit veya 1. Kategori hakemi olduğunu görürsünüz. Bu kişilerin hepsi birbirini tanır ve karşılaştıklarında isimleriyle hitap ederek görüş alışverişinde bulunurlar. Çünkü o kategorideki bir hakem olarak yıllarca uluslararası seminerlerde birlikte bulunmuşlar büyük turnuvalarda beraberce kamp yapmışlardır. İşte Serdar Tatlı ne yazık ki bu dünyanın insanı değildi. Zaten bunu FIFA’nın Türkiye sayfasında da görebiliyordunuz. TFF orada hakemler için muhatap ismin Serdar Tatlı değil Barış Şimşek olduğunu yazdırmıştı.   

 

Bu işin liyakat yanı.

Diğer yandan bütün bunlara rağmen başkanlık görevine getirilen Serdar Tatlı, iyi bir yönetici olmadığını da gösterdi ve sınıfı geçemedi. Bunlardan bazılarını sıralarsak iyi bir yönetici profili ortaya çıkmadığını görürüz.

 

Pandemi döneminde kovid olan hakemleri arayıp ilgilenmedi.

Kendisine selam veren hakemlere selam vermemeye başladı.

Hakemlerle çok az diyalog kurup araya adeta set çekti.

Maça atanmış hakemi baskıyla Antalya’da otelden geri çağırdı.

Hakemlere haber vermeden 6 hakemi VAR ilan edip “ya yaparsınız ya gidersiniz” dedi. Sonra da geri adım attı.

Geçen sezon gençleştirmeye başladı ama ayarını tutturamadı. Bu sene ise tecrübelilerle başladı tecrübeye ihtiyaç olan maçlarda tecrübesizleri kullandı.

Fırat Aydınus ve Cüneyt Çakır’ı genç hakemlerin yönetip tecrübe kazanabileceği kolay maçlara verdi.

FIFA hakemlerinin pasaportlarını vize organizasyonunun bozukluğu nedeniyle Halil Umut Meler 1 Bulgar yardımcıyla maça gitmek zorunda kaldı.

Uilenberg ilk kez Serdar Tatlı döneminde bir seminerde 4 büyük takım lehine çok fazla hata yapıldığını dile getirdi.