AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Serdar Tatlı derhal istifa etmelidir

İlk Yayınlanma : 27 Ara 2020 - 14:05 / Son Güncelleme : 29 Ara 2020 - 15:05

Süper Lig'de 15. hafta maçları oynanırken hakem kararları konuşulmaya devam ediliyor. Öte yandan Türkiye Futbol Federasonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu'nun (MHK) verdiği kararlar gündemin birinci sırasında yer alıyor. Ajansspor Genel Yayın Yönetmeni Kenan Başaran, "Serdar Tatlı derhal istifa etmelidir" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Serdar Tatlı derhal istifa etmelidir

KENAN BAŞARAN

"Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un" der ya şarkı, ben de dün akşam bütün kanallarını dolaştım memleketin. Bir ara da İbo Şov'da durakladım. Tam o esnada İbrahim Tatlıses, programı nedeniyle kendisine bir tebrik mesajı yollayan yeğeni Serdar Tatlı'ya teşekkür etti. Bilmeyen olabilir, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Serdar Tatlı, Tatlıses'in yakın akrabasıdır.

Serdar Tatlı da İbrahim Tatlıses gibi yokluktan zirveye gelmiş bir isim. Yıllarca mesleğinin gardiyanlık olduğu söylendi. O ise Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tesis sorumlusu olduğunu belirtiyordu. Yüksek eğitimi yok ama o da Tatlıses gibi "Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık" diyebilir, haklı olarak. Tatlı, yılarca Süper Lig'de hakemlik yaptı. Futbolcuların verdiği demeçlerden aklımda kalan portre şudur: Serdar Tatlı, sert ama buna rağmen sevilen bir hakem. Sakatlığı nedeniyle biraz erken astı düdüğünü.

PİR SULTAN ABDAL'IN DEDİĞİ GİBİ BOZUK DÜZENDE...

Tatlı'nın MHK Başkanı olmasını bazı kesimler küçümsedi. Açıkçası ona yakıştıramadılar. Uluslararası kariyeri daha iyi olan, iyi eğitim görmüş ve dil bilen adaylar varken Tatlı'nın seçilmesi eleştiri konusu oldu. Ve lakin, MHK öyle bir yapı ki oraya profesör de atasanız nafiledir. Ben Tatlı göreve gelince peşinen yazdım: Serdar Tatlı başarılı olamayacak. (RIDVAN DİLMEN'İN MHK'Sİ FENERBAHÇE'YE TUZAKTIR)

Benim bu iddiam Tatlı'nın şahsıyla ilgili değildi. Bozuk düzenden kaynaklanıyordu. Pir Sultan Abdal'ın dediği gibi "Bozuk düzende sağlam çark olmaz." Kendi hür iradesiyle gelemediği ve yine hür iradesiyle karar alamadığı bir makamda kimse başarılı olamaz. 21 kulübün hepsi MHK yönetimini kendi suyuna çekmeye çalışır. Türkiye futbol düzeninde herkes adaletsizlikte eşitlik ister.

Kimse kimseye güvenmez. Herkes birbirinden şüphe duyar, başarısına çamur atar. Düzende, denetleme mekanizmaları yoktur. Hepsi emir-komuta zinciriyle çalışır. Durum böyle olunca da iş en tepedeki kişinin iyi niyetine kalır.

Bu ülkede 'iyi insan' ifadesi 'iyi sistem' anlamına gelir. Oysa bu büyük bir yanılgıdır. Nice iyi insanlar gelip geçti ama değişen bir şey olmadı.

RAFAEL KARARIYLA TÜRKİYE FUTBOLU SOBELENDİ

Türkiye futbolunda yeni bir skandala şahitlik ettik. Başakşehirli Rafael'in Fenerbahçe maçında çift sarı karttan gördüğü kırmızı kart Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 'şahısta hata' gerekçesiyle kaldırıldı. Güya Bahattin Şimşek, sarı kartı Skrtel'e göstermek isterken yanlışlıkla Rafael'e göstermiş! O zaman VAR neden devreye girmedi? Şahısta hata yapılırsa VAR devreye girer çünkü.

Maçı izleyenler ayan beyan şekilde gördü ki Şimşek, resmen Rafael'in faul yaptığını düşünerek, bile isteye ona kart gösteriyor. Ortada bir karıştırma yok. En fazla, "Tamam kartı verdin ama Rafael dokunmamış" diye Şimşek eleştirilirdi. Ha, hakem de şöyle bir savunma verebilirdi: "Rafael'in gelişi çok tehlikeliydi. Ben önleyici hakemlik anlayışıyla sarı kartı verdim."

Uzatmayalım, Rafael'in kartının iptaliyle Türkiye futbol düzeni bir kez daha sobelenmiştir! Güç savaşları ortaya dökülmüştür. Ben hep söylüyorum: Yayıncı kuruluşun yerinde olsam lige olan gram güveni de ayaklar altına alan bu tür kararlarla, her hafta hakemleri ve birbirlerini şaibeyle suçlayan yönetici demeçlerinden ötürü parayı keserim. "Siz benim milyarlar döküp aldığım malın değerini düşürüyorsunuz" derdim.

SERDAR TATLI'YA BİRKAÇ ACI SORU

Geçen hafta MHK Başkanı Serdar Tatlı, "İnsanın kendi vicdanına verdiği hesap, her şeyden önemli. Ben hiçbir kula hesap vermem" dedi.

Ben bu sözlerine itiraz ettim. Tatlı, bir kurumun başında ve o kurum işlerini talimatlarla yürütüyor. Dolayısıyla siz hukuksal metinlerle bağlısınız. Yaptığınız eylemlerin bu talimatlara uyması gerekir, aksi halde diğer kurumları yöneten kullara hesap vermek zorundasınız. Sizin vicdanınız ilk sırada gelen kriter değil, olsa olsa tamamlayıcı bir unsurdur.

Peki, ben yine de Tatlı'nın kriterlerine göre meseleye bakıp, birkaç acı soru sorayım:

  • Sayın Serdar Tatlı, Rafael'in kartının kaldırılmasını vicdanınıza sığıdırabiliyor musunuz?
  • Hakemlerinizin bu hale düşürülmesini vicdanınız kabul ediyor mu?
  • Bu kartın kaldırılması gerektiğini siz de kabul ettiniz mi?
  • Bu konuda herhangi bir kuldan telkin aldınız mı?
  • Herhangi bir kul sizden başka kullara açıklama yapmanızı istedi mi?

İBRAHİM TATLISES SÖYLESİN: VİCDANSIZ SABUHA

Rafael'in kartının kaldırılması evet bir skandaldır. Ve bu kararla birlikte MHK Başkanı Serdar Tatlı da hükümsüz kılınmıştır. Hayatının merkezine vicdanını koyan bir insanın; yani Serdar Tatlı'nın bu kararı sindirmesi mümkün değildir.

Serdar Tatlı, kullara hesap verir mi vermez mi bilmiyorum ama kendi kriteri olan vicdanına bu durumu açıklaması mümkün değildir.

Dolayısıyla başkanlıktan istifa etmesi ne doğru hareket olacaktır.

Bu düzendeki bozuk çarkı bir kez de o ifşa etmiş olur. İstifa etse futbola çok daha büyük hizmet etmiş olur. Benim vicdanım da bunu söylüyor!

Yazımızı madem vicdan üzerine kurduk. Serdar Tatlı'nın yeğeni İbrahim Tatlıses'in 'Sabuha' şarkısını da bu yazının şarkısı ilan edelim. Malum o da vicdan meselesini konu eder kendine: Vicdansız Sabuha!

Mevzuyu sulandırdın mı? Futbolumuzun ciddiye alınacak bir tarafı kaldı mı ki!