Spor yazarları Beşiktaş için ne dedi? "Avrupa futbolunun en tehlikeli tuzağı devreye girdi"
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris'e deplasmanda 1-0 mağlup oldu. Spor yazarları, Kauno Zalgiris - Beşiktaş maçını değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Beşiktaş, İstanbul'da 3-0 üstün tamamladığı ilk maçın rövanşında Kauno Zalgiris'e konuk oldu.
Siyah-beyazlılar takım, rakibine tek golle kaybetti. 64. dakikada Oliveira'nın 64. dakikada attığı golle rakibine 1-0 mağlup oldu.
Beşiktaş lig aşamasına yükseldi
Beşiktaş, ilk maçtaki avantajını korudu ve 1 sezon aranın ardından UEFA Avrupa Ligi'nde lig aşamasına yükseldi.
Spor yazarları, Kauno Zalgiris - Beşiktaş karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Güntekin Onay: Gol sorunu çözülmeli!
Beşiktaş için zorlanmadan geçilmesi gereken bir turdu, Öyle de oldu. Şunu kabul etmek gerekir ki Litvanya basketbolda bir ekol ancak futbolda Avrupa’da hiçbir yeri olmayan bir ülke. Böyle mütevazı bir rakip karşısında siyah beyazlıların hem kendi kulüp puanını hem de ülke puanını arttıracak bir galibiyetle turu geçmesi çok daha iyi olurdu.
Açıkçası özel maç tadında izleyenlere asla keyif vermeyen, heyecanlandırmayan; yavaş ve yavan bir futbol vardı sahada. Top her ne kadar hep Beşiktaş’ın ayağında olsa da Zalgiris takımının da topa sahip olmak gibi bir iddiası ve talebi de yoktu. Böyle bir rakip karşısında da pozisyona girmeden gol bulamadan maçı bitirmek teknik direktör Vincenzo İtaliano’yu düşündürmeli.
Şunu net bir şekilde biliyorum ki Beşiktaş takımı iyi çalışıyor ancak şimdilik bunun oyuna yansımadığını görüyoruz. Ayrıca da bazı oyuncular için ilk 11 henüz çok erken. Bunlardan biri İlhan Fakılı. Genç ve potansiyelli olduğu gerçek ancak bu sezon resmi maçlarda 494 dakika süre aldı ve henüz gol veya asist skor katkısı yapamadı. Beşiktaşlıların genelde beğenmediği Vaclav Cerny ise 2 gol 1 asist ile oynuyor. Çek oyuncu geçen yıldan bu yana da 9 gol, 9 asist ile 18 gole katkı yaptı. Mevcut kadroda Orkun Kökçü ile birlikte en çok katkı yapan 2 oyuncudan biri.
Beşiktaş’ta Dusan Vlahovic ve Leandro Trossard henüz ısınma turlarında. Bu 2 yıldızın bir an önce form tutması şart. Aksi takdirde görünen o ki Beşiktaş gol sorunu yaşamaya devam edecek.
Alanya yenilgisinin ardından tepkiler doğal olarak hakem ve VAR skandalına yöneldi. Ancak Beşiktaş gibi bir takımın ligde oynadığı Eyüp ve Alanya gibi 2 mütevazı rakip karşısında sadece 1 gol atabilmiş olmasını kimse konuşmadı. Şampiyonluğa oynayan bir takım kesinlikle minimum 2 golün üzerinde bir ortalama tutturmalı. Dün ve önceki maçlardaki gibi gol sorunu bir an önce çözülmeli.
Dün en çok Salih Özcan’ı beğendim. Yeni transferler içinde en iyisi demiyorum lakin şu ana kadar Alexander Nübel ile birlikte en faydalısı. (Hürriyet)

Attila Gökçe: Lidersiz, etkisiz, heyecansız
İstanbul’da üç atmışsın, Litvanya’da ortada yoksun. Bu nasıl iş, anlamadım. Zaten gol kısırlığı çekiyorsun, Kauno Zalgiris gibi takımı bir kez daha yakalamışken kontrol futbolu ne demek, anlamadım.
Beşiktaş’ın oyunu hiç iç açıcı değil… Evet her şeye rağmen kalite farkı görünüyor ama, Vincenzo Italiano dahil, takımda heyecansız, etkisiz ve verimsiz haller var… Bu hallerin süreklilik kazanması, sıkıntı yaratabilir. Italiano önlemini alacaktır, gereğini yapacaktır ama…
Başka gariplikler de var… Dusan Vlahovic için yorum yapmak erken olabilir. Kumaşının sağlam olduğu belli.. Fundamental sıkıntısı da yok. Pozisyona girdi, denedi, olmadı. Ancak Güney Koreli Hyeongyu Oh gibi kabına sığmayan enerjisi yok gibi. Belki de hazırlık döneminde takımla çalışmadığı için hızı, vuruşları ve zamanlaması zayıf görünüyor. Yine de iyi bir hücum oyuncusu ve golcü olduğunu unutnayalım, bekleyelim.
Aklımın yatmadığı bir durum daha var… Kaptan Orkun Kökçü avantaj fırsatını kullanan Italiano tarafından dinlendiriliyordu… Gerçekten fiziksel ve zihinsel yorgunluğu olabilir. Ama kaptanın aynı zamanda oyunun da lideri olduğu unutulmamalı. Vaclav Cerny de alışık olmadığımız toplar kaybediyordu. 64’te Oliveira’nın golünden sonra Rashica, Semih ve Oh’la Beşiktaş’ı biraz tazeledi Italiano.
O da işe yaramadı. Oh ve Semih gollük reaksiyon gösteremedi. Siyah-beyazlı takım, Zalgiris ataklarıyla geriye koşarken daha da yoruldu. Tazelenmedi, bayatladı!
Neyse, UEFA Avrupa Ligi biletiyle döndüler. Ama Çorum ve Kadıköy dönüşleri de kayıplı olursa… Keten helva yanar! (Milliyet)
Bilal Meşe: Kartal, UEFA biletini kaptı!
Düşünün topla oynama yüzdesi 74’e 36 Beşiktaş lehine... Ne var ki bu kadar topa sahip olmak oyunu domine etmek anlamına gelmiyor bazen! Koca ilk yarıda aklımızda kalan iki pozisyon var Kartal adına. Biri Salih’in kaleyi bulan şutu, diğeri ise İlhan’ın ortasında direkten dönen top, hepsi o kadar!
Beşiktaş skoru koruma rahatlığıyla oynadı, bu da keyifsiz, tat vermeyen bir görüntü çıkardı ortaya! Ve bu rahatlık Kartal’ın hem temposunu hem de hücum iştahını aşağıya çekti! Bakın bu futbol, Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi aşamasında karşılaşacağı daha güçlü takımlar için asla yeterli değil!
Teknik patron Vincenzo Italiano, ilk maçın verdiği 3-0’lık skor avantajı nedeniyle yine 11’de ufak tefek rotasyona gitmiş, hadi bu su götürür. Ancak ilk yarıda Orkun Kökçü’nün yokluğunu Kartal, iliklerine kadar hissetti! Onun tarzında Kartal’da oyuncu yok, varlığı yeter! Vlahovic tamam iyi golcü, ancak kanatlardan ve merkezden yeterli servisler alamayınca etkisiz kaldı.
İkinci yarıda Kartal biraz kıpırdanır gibi oldu, olmasına da golü kalesinde gördü! 64. dakikada Djalo’nun büyük hatasını Oliveria affetmedi. İtalyan hocadan hemen Semih, Rashica, Hyeongyu Oh, Hadziahmedoviç ve Ahmet Sami hamleleri geldi ama bu değişiklikler işe yaramadı!
Bak Vincenzo Italiano, bu oyunda hiçbir skorun garantisi yoktur, sanırım biliyorsun. Kartal’ın oturmuş taşlarıyla fazla oynama. Turu kaptın, kutluyoruz. Ne var ki UEFA Avrupa Ligi’ndeki rakipler asla çantada keklik değiller, öyle fantazilere kaçma, ateşle oynama! Taraftarlara da çile çektirme e mi! (Milliyet)

Fatih Doğan: Nazar boncuğu
Beşiktaş, İstanbul'da 3-0 kazandığı Kauno Zalgiris karşısına turun büyük bölümünü cebine koymuş olarak çıktı. Ancak tam da burada Avrupa futbolunun en tehlikeli tuzağı devreye girdi: rehavet.
İlk maçın rahat skoru, Beşiktaş'ın temposunu aşağı çekti. Siyah-beyazlılar oyunu kontrol ediyor görüntüsü verse de rakibin direncini kıracak, maçı kendi istediği noktaya taşıyacak futbolu ortaya koyamadı. İlk yarının 0-0 bitmesi aslında Beşiktaş adına alarm ziliydi. Çünkü 3-0'lık avantaj, oynamama hakkı değil, hata yapmama avantajıydı. Beşiktaş ise zaman zamanbu ikisini birbirine karıştırdı. Ve 64. dakika… Zalgiris golü buldu: 1-0.
Bir anda İstanbul'daki 3-0'ın verdiği konforun yerini, sahada yeniden hesap yapma zorunluluğu aldı. Zalgiris golle birlikte cesaretlendi, Beşiktaş ise ister istemez geriye yaslandı. Nübel, Vlahovic, Trossard, Orkun ve Salih yapılanmanın önemli parçalarının bulunduğu bir Beşiktaş'ın artık skoru korumaktan daha fazlasını yapması gerekiyor. Böyle maçlar sadece tur geçmek için değil, takımın karakterini oluşturmak için oynanıyor.
Djalo'nun bireysel hatası ve 64'te gelen Zalgiris golü, Beşiktaş'a çok net bir mesaj verdi: Avrupa'da turun kapısını açmak yetmez; o kapıdan geçerken rehavete kapılırsan, rakibine yeniden hayat verirsin. Bu maçı nazar boncuğu olarak görüyorum. (Sabah)

Cem Dizdar: Çalışması gereken ders çok..
İlk maçtaki net skor nedeniyle olsa gerek Beşiktaş açısından tempoyu yükseltmeyi gereksiz gösteren bir ilk devre izledik. Oysa tam tersi olmalıydı. Çünkü oyunu geliştirmek için alınması gereken uzun yolun önemli bir durağıydı bu maç. Maç boyu topla daha çok oynayan Beşiktaş ise de topun kullanımı ofansif çözümlerden çok defansif güvenlik uygulamalarına hizmet etti sanki. Gerçi o da başarılamadı. Sahasından çıkmayan Kauno Zalgiris ilk olarak 15 ile 18. dakikalar arasında gol olabilir iki pozisyon buldu. Bu tip maçların Süper Lig’de özellikle deplasmanlarda sıklıkla yaşanacağı düşünüldüğünde burada yapılacaklar önemliydi. Hatta son Alanya maçı neredeyse tam da bu nitelikteydi. O maçın sonucunu hakem kararına bağlanarak geçiştirildi ama futbolun öğreticiliği gecikmeden devreye girdi. Dolayısıyla Beşiktaş bu maçı ofansif çözümlere dair denemeler yapabileceği yüksek nitelikli antrenman maçı olarak görebilmeliydi. Yani kendi alanında hareket etmeyen rakip kalabalığı yerinden oynatacak pas hız ve ritmine yükselebilmeliydi.
İkinci devre ise korkulan oldu. Hata bekleyen rakip hatayı bulup, golü attı. Böylece Beşiktaş’ın temel sorununun Vincenzo Italiano’nun sık sık belirttiği gibi sadece bitiricilik olmadığı da ortaya çıktı. Maç sonuna doğru Kauno’nun üst üste girdiği ve tamamlayamadığı pozisyonlar Beşiktaş’ın çalışması gereken çok ders olduğunu göstermiştir umarım. Çünkü özellikle ülkedeki rakipleri için Alanya maçından sonra bir de bu maç, epey veri sağlamış olmalı. Bu sayede futbolun, sadece pahalı oyuncu ya da hakem kararına bağlı olmadığını gösteren derslerle dolu olduğunu bir kez daha idrak ettik. Evet Beşiktaş yola UEFA’da da devam ediyor ama çalışması gereken çok ders olduğu da muhakkak. (Fanatik)
Murat Özbostan: Biraz problem var!
Vlahovic, Kartal Kayra ve İlhan Fakılı gibi isimlerin ilk 11'de başlaması rotasyon açısından anlaşılabilir. Fakat rotasyon yapmak başka, oyunun karakterini kaybetmek başka.
Vlahovic açısından da tablo artık daha fazla sorgulanmalı. Bir forvetin gol atamaması tek başına problem değildir, oyuncuya pozisyon hazırlayan bir hücum düzeni de ortaya konulamıyorsa, sorun yalnızca Vlahovic'e yüklenerek çözülemez.
Kadro derinliği var, kalite var. Fakat bu kaliteyi sahaya yansıtacak tempo, motivasyon ve doğru zamanlama da şart. İtaliano'nun "Daha aç olmalıyız" sözü bugün belki de her zamankinden daha fazla anlam taşıyor (Sabah)




