Ajansspor

Spor yazarları Beşiktaş için ne dedi? | "Sergen Yalçın ile oluyor mu?"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında Beşiktaş'ın deplasmanda Samsunspor'a 2-1 mağlup olduğu karşılaşmayı değerlendirdi.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 9 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında konuk olduğu Samsunspor'a 2-1 mağlup oldu. Ev sahibi takıma galibiyeti getiren golleri 50'de Holse ve 56'da Coulibaly kaydetti. Beşiktaş'ın tek golünü ise 90+1'de penaltıdan Kristjan Asllani penaltıdan attı.

Bu sonuçla Beşiktaş 55 puanda kalırken Samsunspor puanını 42'ye yükseltti.

Spor yazarları, Samsunspor - Beşiktaş karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:

Güntekin Onay: Beşiktaş ikinci yarıda sahada yoktu!

Beşiktaş'ta teknik direktör Sergen Yalçın zaman zaman şaşırtıyor. Son 3 maçın hepsine farklı stoperler ile çıkması. Fiziksel olarak asla yeterli olmayan Cengiz Ünder’i 11’de başlatması, sakatlıktan çıkan henüz hazır olmayan El Bilal Toure’nin 65 dakika sahada kalması gibi tercihler sorgulanmayı hak ediyor.

Dün maçın ilk yarısında oyunun kontrolü Beşiktaş’taydı ancak Hyeon-gyu Oh’un kafa vuruşu hariç gol pozisyonu üretemedi. İlk yarıda oyun olarak Beşiktaş’a fazlasıyla saygı gösteren Samsunspor, baktı ki bu Beşiktaş asla yenilmeyecek bir takım değil ikinci yarıda rakibinin üzerine gitmeye başladı ve adeta birbirinin kopyası olan 2 golle 2-0’ı buldu. Beşiktaş ise sonradan oyuna giren isimlerle reaksiyon göstermeye çalıştı.

Beşiktaş ve teknik direktör Sergen Yalçın dünkü oyunu ve skoru kabullenmemeli. Maç kaybedilir ancak sahada gereken mücadeleyi göstermemenin bir bedeli olmalı. Beşiktaş gibi kulüplerde kötü sonuçların ve düşük mücadele gücünün bir bedeli olmalı. Tabii eğer bu oyuncu grubu ile devam edilecekse.

Beşiktaş için asıl hedef hafta içinde Alanyaspor ile oynanacak Türkiye Kupası maçı. Ancak önümüzdeki sezon kimler bu takımda kalıcı olacak? Kimler gidecek? Bu süreç artık cevapları bulmak için de bir fırsat.

Bir not da kaleci Ersin Destanoğlu için. Sergen Yalçın haftalar önce “Kalecinin işi gol yemek..” diye anlamsız bir açıklama yapmıştı. Ersin de herhalde bu sözü gerçek sandı ve işinin gol kurtarmak değil de yemek olduğunu düşünüyor. (Hürriyet)

Attila Gökçe: Unut gitsin!

Beşiktaş’ın durumunu anlıyorum. Geçmiş yıllarda da örneklerini gördüğümüz üzere hedefsiz ve iddiasız kalınca hem oyun kaliteleri düşüyor, hem de bireysel motivasyonları yetersiz kalıyor. Böyle bir ortamda ev sahibi Samsunspor olunca, siyah-beyazlıların 7. yenilgiye uğraması kaçınılmaz oldu.

Süper Lig’de peş peşe hayal kırıklıkları, yönetim yanlışları ile oluşan kırık dökük bir sezon yaşadı siyah-beyazlılar. Toplama takım, özellikle ilk yarıda peş peşe puan kayıpları yaşadı. Yönetimde başkan değişimine uğradılar, Rafa Silva gibi bir femomenin gönülsüzlüğüne ve ayrılma isteğine de engel olamadılar. Takım içinde uyumsuzluk, huzursuzluk ve dengesizliklere tanık olduk.

Oyunun başından sonuna kadar oynamak isteyen Samsunspor’du. Baskılı oynayarak topu yeniden kazanıp oyunun akışını değiştirdiler. Önde baskı yaparak Beşiktaş savunmasını da oyun kuramaz hale getirdiler. Beşiktaş bu anlayışa sadece yavaş futbolla, sık sık top kaybederek karşılık verince Samsun’un golleri geldi. Ev sahibi takım, bence o golleri atmakta geç kaldı. Holse’nin 21-22 metreden çıkardığı kesin şut golü getirdi. Gerçekten alkışı hak eden bir beceri golüydü bu. Altı dakika sonra bu kez Coulibaly uzaktan çaktı çiviyi. Sırası gelmişken yedeksiz bir sezon yaşayan Ersin eski formunu kaybediyor gibi. Özellikle Türkiye Kupası’nda hedef maçlarına çıkacak bir takımda kaleci sorunları için özel çalışma yapılması gerekebilir.

Peş peşe yediği gollerden sonra Beşiktaş adeta uyudu. 90+5’e uzayan maçta Asllani’nin penaltıdan attığı golle ancak varlık gösterebildiler, yetmedi.

Beşiktaş’ta özel futbolcuların “oyunsuzluğu” da dikkat çekiciydi. Cengiz top kayıplarıyla kötü performans gösterdi. Orkun’un oyundan çıkması ise tam bir teslimiyet görüntüsüydü.

Peki bu maçın Türkiye Kupası’ndaki performansa etkisi olur mu? Olur. Hem de olumlu, kışkırtıcı bir etkisi olur. Çünkü oradaki hedefin kıymetini hem futbolcular, hem de Sergen Hoca biliyor. Eskilerin böyle keyifsiz durumlar için söylediği bir söz vardır: Unut gitsin! Bu söz en çok Beşiktaş’ın işine yarayabilir.

(Not: Unut gitsin önerisini sadece dünkü maç için anımsattım. Unutulmaz acılar için asla böyle düşünmem. Çocuk öğrencilerin silah kullandığı uğursuz günlerde masum çocukları ve öğretmenleri yürek acısıyla kurban verdik. Işıklar içinde uyusunlar.) (Milliyet)

Samsunspor - Beşiktaş
Samsunspor - Beşiktaş

Cem Dizdar: Gelecek için yeterli mi?

Ben yazıp, söylemekten takımlar da ilk devre oynamamaktan bıkıp usanmadı. Futbolun yeni egemenleri, sık sık oyun süresinin uzunluğundan şikayet edip gençler izlesin diye maç sürelerinin kısaltılmasını öneriyor ya… Sanırım o öneri bizim maçlar için geçerli değil! Çünkü tıpkı Samsun’da oynanan maçta olduğu gibi çoğu maçın ilk 45 dakikası neredeyse futbol adına hiçbir şey olmadan tamamlanıyor bizde. İnsanlar bu oyunsuzluğu izlemek için gerek stadyuma gitmek gerekse televizyon karşısında oturma konusunda neden zaman harcasın ki? Başkaca sorunları yok mu derseniz, örneğin Samsunlu Carlo Holse’nin ceza sahası dışından sert plasesindeki Ersin Destanoğlu davranışında olduğu gibi… Çoğu kaleci de olduğu gibi Ersin de pozisyonda topa yanlış koluyla uzanıyor. Bu da alt yapı yetiştiriciliği konusundaki temel sıkıntıların göstergelerinden biri olarak okunmalı. Derken Tanguy Coulibaly 5 dakika sonra ilkine benzer bir gol daha atarken Beşiktaş takım savunmasının hali de ‘İçler acısı’ olarak nitelebilirdi. Bu da ‘Takım davranışı, teknik tavır’ sorunlarının göstergesi. Üstelik bir dakika sonra yine aynı bölgede Samsunlu oyuncuyu yine bomboş bıraktı Beşiktaş.

Beşiktaş’ta iddia, gelecek sezonunun takımını kurmak... Lakin bunun için gereken teknik donanım mevcut mu, işte esas tartışılması gereken soru bu. Devre arası getirilen ve parlak başlangıç yaptıkları düşünülen oyuncuların gözle görülen düşüşleri nasıl açıklanmalı acaba? Görünen o ki, Beşiktaş için bu geleceği planlama serüveni hayli sancılı olacak. Samsun’da oynanan ve kaybedilen maçtaki takım davranışı lig bitmeden bir iki kez daha tekrarlanırsa ‘teknik tartışma’lar da kaçınılmaz olur… Futbol, çok bilinmeyenli bir denklemdir ve ’Ben biliyorum’ diyenleri mahcup etme konusunda da hayli mahirdir. (Fanatik)

Orhan Yıldırım: Sergen hoca ile olmaz

Maç öncesi kadroyu görünce; Erdal Erdem geldi aklıma. Beşiktaş A Takım Malzeme Sorumlusu olan Erdem, “Kadroyu ben kursam, Sergen hocam kadar hata yapmam” dediği gerekçesi ile görevinden uzaklaştırılmıştı. Sergen hocanın kadro takıntısı öyle boyuta geldi ki, Erdem’e haksızlık yapılmış sanki! Hoca, adaleti kenara koymuş. Hâlâ daha Cengiz ilk 11’de yer alıyorsa, başka söze de örneklere de gerek yok. Acaba bizlerin göremediği neyi görüyor Cengiz’de. Aynı şekilde neleri göremiyor yüzüne bakmadıklarında. Hiç uzatmaya gerek yok. Sergen hocaya olan inanç bitti bitiyor. Devre arası kaliteli takviyeler yapıldı. Bir iki sıçrama olsa da, taktiksel yetersizlik, yanlış ve yanlı kadro tercihleri. Geciken hamleler, takımı geri itti. Öyle ki, Kartal, büyük maç kazanamadı. Sergen hoca; bilgi birikimi, tecrübesi ile çok donanımlı. Bunu ekibine bir türlü veremedi. Yönetim şampiyonluk istiyorsa, ilk iş olarak yeni hoca bulmalı. Lig bitimini beklemeden hemen şimdi.

Sergen hocanın bu saatten sonra Beşiktaş’a vereceği tek şey kaldı. Ayrılık. Hem kendisi, hem kulüp için bir başka çıkış yok. Apaçık ortada. Olmuyor, olamıyor. Zorlama boşuna. Samsunspor hedefsiz maç bitse de gitsek havasında. Beşiktaş, Avrupa biletini cebine koyup, prestij için kupa avında. İki takım tatile çıkmış. Hepsi bu kadar. Bir de; ev sahibi takımdan birbirinin kopyası müthiş goller. Uzaktan şut, doksandan ağlarda. Beşiktaş savunması ve kaleci Ersin sadece izledi. Sergen hoca ve ekibi tamamen çuvalladı(!) Lig son düzlükte. Hâlâ ne sistem var, ne taktiksel anlayış. Ne de kadro istikrarı. (Fanatik)

Sergen Yalçın
Sergen Yalçın

Fatih Doğan: Sergen Yalçın ile oluyor mu?

Samsun'a deplasmanda 2-1 kaybeden Beşiktaş'ta analiz edilmesi gereken çok fazla olumsuz görüntü var:1- Oyunun kalitesi… Beşiktaş iyi oynamıyor. Haftalardır bunun sinyalini veriyor. Ancak Sergen Yalçın bu duruma çözüm üretemiyor. Fenerbahçe deplasmanında da Samsun'da da defans hattı ve kademe anlayışı dağıldı.2- Bir takım Holse'nin attığı gibi gol yiyebilir. 'Atanın becerisi' der geçersiniz.Ancak neredeyse fotokopi gibi bir noktadan yine kademe ve adam paylaşımı hatalarıyla Coulibaly'den de benzer golü yiyorsanız bu rakibin becerisi, sizin şanssızlığınız değil tamamen sizin beceriksizliğinizdir.3- Beşiktaş'ın geçiş oyununda ve rakip savunma kapandığında neler yapabildiği konusu var bir de. Samsun ilk 45 dakika bilerek ve isteyerek topu Beşiktaş'a bıraktı. Özellikle Uduokhai'nin kontrolsüz çıkışları ve Agbadou'nun geri dönüşlerdeki pozisyon kayıpları düşündürücü.İlk yarı bu taktik yüzünden sıradan, sıkıcı bir maç izledik. Beşiktaş rakibin topu bırakma anlayışını elle tutulur bir atağa dönüştüremedi.İkinci yarı Samsunspor attığı iki golün yanında kaçırdığı 4-5 net pozisyonu değerlendirse skor çok başka yere giderdi. Penaltı kararı doğru olunca, Yalçın'a da hakemi suçlayacak bir argüman kalmadı. Beşiktaş seneye geleceğin güçlü takım hayallerini kurarken bu kadronun ve haftalardır süren vasat oyunun Yalçın'la bir çözüm vadedip etmediğini bir daha değerlendirmesi gerekiyor. (Sabah)

Murat Özbostan: Böyle profesyonel bir anlayış var mı?

Beşiktaş için Samsun maçı, sadece bir yenilgi değil; bir "oyun kimliği sorgusu" niteliğinde geçti. İlk yarıda yavaş, isteksiz ve temposuz bir Beşiktaş vardı sahada. İkinci yarıda ise bunun da altına inen, adeta sahadan kopmuş bir takım izledik. Samsunspor ne yaptı? Çok basit ama etkili oynadı. Holse ve Coulibaly ile iki hızlı geçiş hücumu, Beşiktaş savunmasının arkasına bırakılan boşlukları adeta defalarca gösterdi. Üstelik bu goller tesadüf değildi; neredeyse kopyala-yapıştır pozisyonlardı. Asıl problem ise Beşiktaş'ın buna hiçbir reaksiyon verememesiydi. Ersin iki golde de pozisyonun içinde değil, adeta tribündeydi. Savunma hattı ise yerleşemediği gibi, yerleşmeye de çalışmadı. Murillo'nun bıraktığı boşluklar, Rıdvan'ın savunmada Holse karşısında çaresiz kalışı ve hücum katkısının yokluğu, zincirin kırık halkalarıydı. Orta saha ise Beşiktaş adına en büyük hayal kırıklığıydı. Top kazanılamadı, ikinci toplar kaybedildi, oyun kurulumuna katkı sağlanamadı. Orkun Kökçü'nün pas yüzdesi kağıt üzerinde fena görünmese de sahada Beşiktaş'ı ileri taşıyan hiçbir aksiyon üretemedi. Ne bir şut, ne bir kilit pas, ne de oyunu hızlandıran bir hamle… Samsunspor presi karşısında orta saha tamamen dağıldı. Hücum hattı ise neredeyse yok hükmündeydi. İkinci yarıda %60 topa sahip olan rakip, ceza sahasında defalarca göründü ve Beşiktaş buna cevap veremedi. Maçın ironisi ise Beşiktaş'ın 89 dakikalık yokluğunu bir penaltı ve bir golle örtmeye çalışmasıydı. Bu da aslında sorunu çözmüyor, sadece geciktiriyor. Gerçek şu: Bu oyun anlayışıyla Beşiktaş'ta, Türkiye Kupası "son çıkış" gibi görülüyor olabilir ama sorun mental değil sadece; yapısal. Eğer Beşiktaş bu dağınık, reaksiyonsuz ve kırılgan görüntüyü değiştirmezse, Alanyaspor maçında da can çekişir!. Büyük takım geriye düştüğü zaman reaksiyon gösterir.. Ne Sergen Yalçın ne de takımı bunu göstermedi.. Hava şu: Lig bitiyor, hadi bize eyvallah! Böyle şey olur mu? Böyle profesyonel bir anlayış olur mu? (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...