Spor yazarları Fenerbahçe - Beşiktaş derbisi için ne dedi? | "Ersin havalimanında, Fenerbahçe yarışta!"
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Trendyol Süper Lig'in 28. haftasındaki derbide konuk ettiği Beşiktaş'ı 90+11. dakikada penaltıdan attığı golle 1-0 yenerek zirveyle arasındaki puan farkını 1'e indirdi karşılaşmayı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Fenerbahçe ile Beşiktaş, Süper Lig'in 28. haftasında Chobani Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. İlk yarısı golcüsüz eşitlikle sona erdi.
Ev sahibi Fenerbahçe 90+11'de Kerem Aktürkoğlu'nun penaltıdan kaydettiği golle karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı.
Puan farkı 1'e indi
Fenerbahçe derbi galibeyetiyle puanını 63'e yükselterek 1 maçı eksik olan lider Galatasaray ile puan farkını 1'e indirdi. Beşiktaş ise 51 puande yer alırken 4. sıradaki yerini korudu.
Spor yazarları Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini şöyle değerlendirdi:
Uğur Meleke: Ersin havalimanında, Fenerbahçe yarışta!
Tedesco'nun Fenerbahçe’si için bu sezonu üç ayrı fazda değerlendiriyorum ben. 14 Şubat’taki Trabzon derbisine kadar yükselen bir çizgisi vardı Tedesco’nun. Özellikle karo orta sahayla oynadığı, İsmail-Kante-Guendouzi üçlüsünü bir arada kullanıp Asensio’yu özgürleştirdiği Trabzon galibiyetinden sonra şampiyonluk hesaplarının içine dahil etmişti takımını.
19 Şubat’taki Nottingham maçıyla ikinci faz başladı Tedesco için. Trabzon’da başarılı olmuş modelini anlamsızca bozdu. İsmail’i yanında oturttu, Cherif’i 11’e koyup, Asensio’yu sağa hapsetti. Daha sonra da bir ay boyunca hem formasyon değişiklikleri, hem de sakatlıklarla yalpalayan inişli-çıkışlı bir görüntü çizdi sarı lacivertliler. Kasımpaşa, Antalya ve Karagümrük’e karşı maç içinde üçlü-dörtlü defans değişiklikleri yaptı. Avrupa elden gitti, ligde de 7 puan kaybedildi o süreçte.
Ancak 17 Mart’taki Gaziantep maçıyla üçüncü faz başlamış gibi. Alışılmış 4-2-3-1 formasyonuna geri döndü. Marco Asensio tekrar on numarada. Santrfor krizleri sürüyor, dün Cherif’in iki, Kerem’in bir net pozisyonları vardı kaçan. Ancak 90+11’de zor da olsa kazanarak yarışa geri döndü sarı lacivertliler.
Beşiktaş derbinin ilk yarısında oyuna ortaktı, Oh’un kafası, Cerny’nin şutunda Oosterwolde’nin müthiş müdahalesi, Orkun’un şutu vardı etkili. Ancak ikinci yarıda oyunun kontrolünü büyük ölçüde ev sahibine kaptırdılar.
Dün ikinci devrede Fenerbahçe gol beklentisinde 2,30’a 0,24, büyük şanslarda 4-0 üstünlük kurdu. İkinci yarıda Ederson’un kurtarışı yok, Ersin’se dört net pozisyon çıkardı.
Beşiktaş’ın uzatmaların 11’inci dakikasında kaybettiği derbinin en çok üzüleni Ersin oldu şüphesiz. Cherif’in iki, Kerem’in bir karşı karşıya pozisyonunu çıkardı Ersin Destanoğlu. Belki kalesinde devleştiği bu maç takımına puan getiremedi ama onu Dünya Kupası uçağı için aday haline getirmiş olabilir pekala.
Montella kadrosunda radikal değişiklikler yapan bir hoca değil. Ama Ersin sezonu bu seviyede bitirirse Amerika bileti için ciddi aday konumuna geldi bence. (Hürriyet)
Mehmet Ayan: Fenerbahçe için yarışa tutunma penaltısıydı!
Cumartesi akşamı öyle bir sonuç alınmıştı ki, iki takıma da beraberlik kafi gelemezdi, gelmemeliydi. Sporseverler, zaten ebedi kalitesi, genetik lezzeti malum derbiden güçlü seyir zevki bekledi. İlk yarı bu beklentileri karşılayamadı.
Nene, Cerny/Oh, Talisca (frikik), Orkun (şut) pozisyonlara girdiler ama “iyi ki de bu 45’i izledik” duygusu oluşmadı bir türlü. Sahanın gövdeli figürlerinden Asensio’nun 24’te sakatlanması, ev sahibinin oyun organizasyonunda sorunlara yol açtı. En çok ikili mücadele kazanan oyuncu olması nedeniyle Kante’nin yine de altı çizilmeli. Kattığı dinamizmi, yaratıcılığa çeviremedi arkadaşları.
İkinci yarıya baskılı başlayan Fenerbahçe’de 56’daki Guendouzi şutunun sonrasında gelen sayılmayan gol ve 2 dakika sonra kaçan yüzde yüz pozisyon Beşiktaş’ı kendine getirmeye yetmedi. Ev sahibi, rakibini geriye yasladıkça yasladı.
Sergen hoca, 67’de Cengiz ve Rashica’yı oyuna alarak kırabildiği baskıdan hızlı oyuncularıyla kenardan çıkmak yoluna gitti. Bu tehdidin biraz Fenerbahçe’yi kırdığını düşünüyorum.
Beşiktaş 70’lerde oyuna olmasa dahi topa hakim oldu. Maçın yıldızı Ersin, Cherif’in pozisyonunda da başarılı olunca, beraberlik kokan maçı penaltı çözdü. Kerem, son anlardaki adeta lige tutanma penaltısını gole çevirince lig Sarı Kanarya için bir kez daha başladı. Kara Kartal’ın hedefi ise Türkiye Kupası ve lig dördüncülüğünde kilitlenecek gibi duruyor. (Hürriyet)
Güntekin Onay: Fenerbahçe kötü, Beşiktaş ise çok daha kötüydü!
Fenerbahçe, Galatasaray’ın kaybettiği haftada kazanma arzusu yüksek bir görüntü ortaya koydu ancak gerçeği söylemek gerekirse sadece istemek futbolda yeterli bir faktör değil. Talisca, Musaba ve Nene gol için yeterli performansı ortaya koyamadılar. Beşiktaşlı oyuncuların bireysel hataları dışında pozisyon üretemeyen Fenerbahçe, siyah beyazlı futbolcuların ikramları ile yakaladığı fırsatları değerlendiremedi.
Daha ilk dakika dolmadan Nene’nin kaçırdığı pozisyon, ikinci yarıda Cherif’in saç baş yolduran 2 net fırsatı değerlendirememesi, Kerem’in karşı karşıya atamadığı gol derken 0-0 bitecek derbi, tartışmalı bir penaltıyla, daha çok pozisyona giren ve maçı isteyen taraf Fenerbahçe’ye galibiyeti getirdi.
Açıkçası Fenerbahçe dün akşam hiç iyi değildi ama Beşiktaş o kadar kötü bir görüntü ortaya koydu ki siyah beyazlı futbolcuların son yarım saat adeta sahada yürüyecek hali yoktu.
İkinci yarıda oyuna Murillo’nun yerine giren Gökhan Sazdağı hayatında hiç futbol oynamamış biri gibi her topu kaybetti, inanılmaz hatalar yaptı. Yetmedi, kendi kalesine gol attı, ofsayt Gökhan’ı kurtardı. Asllani, Cerny ve özellikle de Ndidi’nin çıkmasıyla iyice güç kaybeden Beşiktaş, oyuna sonradan girenlerden hiç verim alamadı.
Oh'un yerine giren genç Mustafa, Fenerbahçe’nin kazandığı penaltı öncesi hava topunu anlamsız bir şekilde rakibe ve kendi kalesine doğru indirdi. Ardından Fenerbahçe kontraatağa çıktı. Beşiktaş cephesi Agbadou’nun topla oynadığını ve son saniyede çalınan bir penaltı düdüğüyle maçı haksız bir şekilde kaybettiğini söyleyecektir ancak dün Asensio’suz oynayan ve dağınık bir Fenerbahçe karşısında ikinci yarıda çok kötü oynayan ve derbide Ersin’in kurtarışlarıyla ayakta kalan, etkili hücum yapamayan bir Beşiktaş vardı.
İkili mücadeleleri ve topu bu kadar kolay kaybeden bir Beşiktaş dün bu pencereden bakınca tanınmayacak haldeydi. Fenerbahçe ise ezeli rakibinin ikram ettiği fırsatlarda Ersin’i geçemedi. İyi futbolun olmadığı hatalar ve top kayıplarıyla dolu bir derbi oldu. Son not: Skriniar’ın dönüşünün Fenerbahçe savunmasını büyük ölçüde toparladığını gördük. (Hürriyet)
Attila Gökçe: Tedesco’nun can simidi: Penaltı
Garip, anormal, sinir bozan bir maç izledik.. Hayır, yaşananlara bakınca “Her derbide rastlanabilir. Bunda sinir bozacak ne var?” diyebilirsiniz. Ama ortada ciddi bir sorun var: Sahada mücadele eden iki takımdan biri, ev sahibi Fenerbahçe. Galatasaray’ın Trabzonspor’a yenilerek üç puan kaybettiği bir haftada Fenerbahçe Beşiktaş’a karşı dünkü gibi etkisiz, verimsiz ve motivasyonsuz oynamamalı idi. Peki motivasyonu düşüren şey ne olabilir? Sanırım hep geriden takip ettikleri liderin bir kez bile önüne geçememeleri. Montella Milli Takım’da “santrforsuz oyun” ısrarıyla başarıyı yakalarken, Fenerbahçe’nin elindeki santrforları birer birer harcayıp yerlerine bir alt seviyede adamlar bulması ve bunlarla özlediği verimliliği yakalayamaması…
Yine de gayretleri yetersiz de olsa maçı kazanmayı istediler. Ancak baskıyla rakip kale önünde set oyunu oluştururken, istedikleri ölçüde etkili şutlar çıkaramadılar. İki takım da zamanlama sorunlarını aşıp uygun alanı ve zamanı bularak vuruş becerisiyle sayı üretemediler. İstatistiklere bakarsanız da Fenerbahçe’nin daha baskılı oynadığını görebilirsiniz.
Maçın can alıcı noktası elbette Yasin Kol’un verdiği penaltı kararı. Yazıyı yazarken olayı tartışan hakem hocalarıyla da konuştum. Agbadou ile Nene arasındaki olay kurala göre net değil. Bu karara katılamam. Ama saygı duyarım.
Tedesco’nun maçı kazanmak için hemen hemen hiçbir şey yapmadığını gördüm. Penaltı, ona atılmış bir cankurtaran simidi idi.
Beşiktaş’ta Koreli santrfor, istediği topları alamadı. Beklediği pas opsiyonlarını kullanamayan arkadaşları zamanı boşa harcadılar. Bir de Orkun sorunu var. Kaptan, her anlamda başarılı bir lider. Oyun görüşü çok iyi. Ustaca katkılarda bulunabiliyor. Ancak başta Cerny olmak üzere takım arkadaşları onu yalnız bırakıyorlar. Koşarak top almaya çalışanları değil, o topu durarak bekleyenleri gördüm. Beşiktaş’ın hamleli, yaratıcı oyun anlayışı sadece Kaptan’ın becerisi olmamalı. Takım disiplininin de geliştirilmesi gerekir.
Zirve hesapları için bir-iki haftayı izlemek ve liderle takipçisi arasındaki yılın derbisini beklemek zorundayız. Bence maratonu kazanacak takım belli ama, yarışın sürmesi ve geçici sürpriz sonuçlara tanık olmamız da heyecan yaratabilir.. (Milliyet)
Halil Özer: Kocaman yürekli Kerem
Dakika 108. Fenerbahçe penaltı kazanıyor ve topun başına Kerem geliyor.
Diyeceğim şu. O dakikada yani uzatmanın son dakikasında böyle bir penaltı atışını kullanmak için kocaman bir yürek gerekir. Penaltıyı kaçırsa Fenerbahçe sezonu bitirecek ve bu hafta eline gelen altın fırsatı tepecekti.
O penaltıyı kullanmayı hiç kimse istemezdi. Ayrıca kaçırsa belki de bu sezonun kaçan şampiyonluğun tüm bedeli bu oyuncuya yüklenecekti. O yüzden Fenerbahçe’ye hakkı olan galibiyeti getiren Kerem’e taraftarlar ne kadar teşekkür etse azdır.
Fenerbahçe aslında maça önde başlayabilirdi. Daha 20. saniyede Nene öyle bir gol kaçırdı ki inanılır gibi değildi. Ev sahibi oyuna hakim gözükmesine rağmen Beşiktaş çok tehlikeli ataklar geliştirdi. Ancak Ederson’un gününde olması Beşiktaş pozisyonlarının heba olmasını sağladı.
Fenerbahçe bu yarıda orta alanı çok çabuk geçti. Beşiktaş’ın hücumda kaybettiği toplar ile Nene, Musaba ve Talisca hızları ile rakip kaleye yüklendiler. Ancak tabii bu şekilde hızlı oynarsan mutlaka bir santrfora ihtiyaç oluyor. Olmayınca da bazı pozisyonlar kaçtı, bazılarında ise pozisyona girmeden topu kaybettiler.
Asensio’nun sakatlanması ise Fenerbahçe için tam bir şoktu. Onun sihirli ayaklarını kaybetmek takımın son tercihlerde bol bol pas hatasına neden oldu. Ancak şunu da belirtmek lazım. Kante orta alanda geldiği günden bu yana en iyi oyununu oynadı. Hem savunma da hem hücumda çok etkiliydi.
İkinci yarı maç neredeyse tek kaleye döndü. İki tane Cherif, bir tane Kerem ile yüzde yüz goller kaçtı. İlk yarıda Nene’nin pozisyonunu da eklersek bir derbi maçında dört tane böyle pozisyon harcanmaz. Kaçırırsan bedelini fena ödersin. Ama Fenerbahçe’nin bu sene oyunu hiç bırakmayan bir yapısı var. Dün de son ana kadar zorladı, kazanmayı bildi.
Ama şunu belirtmek lazım. Fenerbahçe taraftarı ilk kez Kante ile tanıştı. Ne önemli futbolcu olduğunu herkese gösterdi.
Ayrıca şu var. Fenerbahçe’nin iptal edilen golünü VAR hemen tespit edemedi. Tedesco ise gol diye Talisca’yı çıkardı. Sonra gol iptal edildi. Gerçekten çok enteresan bir olaydı.
Beşiktaş ise beraberliği kurtarmaya çalıştı. Başaramadı. (Milliyet)

Bilal Meşe: Eserinizle övünün
Bu tip derbilerin favorisi sadece kağıt üzerindedir, sahada yoktur! İlk yarıda topla oynama neredeyse eşit, net diyebileceğimiz pozisyonlar da buna yakındı. Hele bir Nene’nin daha ilk saniyelerde kaçırdığı bir fırsat var ki, onu kaçırmak yetenek ister, yetenek!
Sadece o mu? Oh, Cerny, Orkun Kökçü, Talisca, bu pozisyonlarda ise kalecilerin kritik dokunuşlarına tanıklık ettik.
İki takımın da hedefi aynıydı, kazanmak... Fenerbahçe, Aslan’a biraz daha yaklaşmak, Beşiktaş ise ikincilik trenine binmek istiyordu.
Hani bir benzetme vardır bu oyunda, “atan kazanır” diye... İlk yarıdaki mücadele sanki skor tabelasında 0-0’ın habercisiydi adeta. Bu skorun iki takımın da işine yaramadığını cümle - alem biliyordu!
Skor ikinci yarıda değişir miydi? Niye olmasın ki!
Sakatlıklar, teknik adamların oyun şablonunu bozar, biliyoruz. İlk yarıda Asensio’yu kaybetti Fenerbahçe. Sadece onlar mı Kartal Murillo’yu hastaneye gönderdi, yerine Gökhan girdi.
İkinci yarı mı? Fenerbahçe oyunu tek kaleye çevirdi!
Tedesco tabelayı değiştirmek adına Cherif, Kerem ve Levent’i sahaya sürerken, Sergen Yalçın Rashica, Cengiz Ünder, Mustafa ve Salih kozlarını sürdü.
Nitekim Fenerbahçe’deki bu değişim, pozisyonlara müthiş yansımalar yapmadı değil, ancak Kerem 2, Cherif 2 net pozisyonda Ersin’i geçemediler.
Yazımı değiştirmeyeceğim! Ancaakkk hakem faktörünü hiç hesaba katmadım!
Futbolcular skor tabelasını değiştirme adına çok uğraştılar, ama becerikli olamadılar!
Agbadou, uzatma dakikalarında Nene’yi indirdi, Yasin Kol, beyaz noktayı gösterdi. İtirazlar, itirazlar, çıkan sarılar!
Bence mi? Hayatımda böyle bir penaltı kararı görmedim!
VAR’la yalandan diyalog! Ki, Buğra Taşkınsoy’un o koltukta ne işi var, genç tecrübesiz!
Çağır izlesin, yoookkk olur mu! Kerem Aktürk, penaltıyı gole çevirdi. Ersin köşeyi bildi, onu kurtaramadı, canı sağolsun.
Eee tabela skandal hakem kararıyla değişti, eyyy MHK eserinizle övünebilirsiniz!
Galatasaray derbisine bir yenisi daha eklendi, haftalarca bunu da konuşacağız, neye yarar ki, yazık, hem de çok yazık! (Milliyet)
Gürcan Bilgiç: Zirve yarışı yeniden başladı
Neresinden anlatmaya başlayacağını bilemediğimiz bir maç. Herkes uzatmalarda gelen penaltı kararını konuşacaktır. Biz de oradan başlayalım; Agbadou topa müdahale etmeden önce Nene'ye değiyor. Dolayısı ile VAR devreye giremez. Aksi yorum varsa penaltı değil. Seyredin; karar verin. Sonrasında sahaya çıkan Fenerbahçe takımı. 11 yabancı var sahada, hem de bir derbide. Bir de kırılma maçı. Aynısını geçen sene Mourinho Galatasaray maçında yapmıştı. Türk oyuncuların bu maçları algılaması, sorumluluk alma istekleri, sahaya getirdikleri enerji hep farklı olmuştur. Böyle bir artı değerden vazgeçti Tedesco. Genç bir takım var sahada. Onları Skriniar, Talisca ve Asensio yönetiyor. Takımın beyni sakatlandı, çıktı. Kontrol yine sende. Ama uzatmalarla son 30'u Talisca'sız oynamaya karar vermek, sahadaki gençlerin acemiliğinin de üstüne çıkan bir karar. İlk hamlede yanlış yaptı aslında. Asensio çıkarken girmeliydi Cherif. Çünkü Talisca'nın en verimli olduğu pozisyon forvet arkası. Madem "verileri" değerlendirip, karar veriyorsun, bu ayrıntı neden sürekli ertelemede.Tedesco'ya yükleniyoruz ama dört karşı karşıya pozisyonda Ersin'i geçemedi, üç oyuncu. İlki 28. saniyedeydi. Şimdi "Hoca ne yapsın?" dersek, haksız mıyız?Galatasaray ile puan farkı bire indi, Trabzonspor ile soluk soluğa devam ediyorlar. Lig yeniden başladı. Üç takım da hakemlerden şikâyet ediyor. Bizi zor haftalar bekliyor.Galatasaray ile puan farkı bire indi, Trabzonspor ile soluk soluğa devam ediyorlar. (Sabah)
Ömer Üründül: Tempo artınca...
F.Bahçe dün gece uzatma bölümünün son dakikasında attığı penaltı golü ile lige tutundu. Maçın geneline baktığımız zaman, futbol kalitesi vasat ama mücadeleli zaman zaman da tempolu bir maç izledik. Genel olarak pozisyon üstünlüğü F.Bahçe'deydi. Üstelik 20. saniyede Nene'nin kaçırdığı gol, penaltıdan çok daha kolaydı. Beşiktaş daha çok kontrollü bir anlayışa önem verdi. İki teknik adamın da önemli hatalarına şahit olduk. Murillo'nun devrede sakatlanıp çıkmasından sonra bu bölgeye maç eksiği olan Gökhan'ın gelmesi, sonrasında da Sergen Yalçın'ın büyük hatası gündeme geldi.. Cerny arada kendine bakmamış, güçsüzdü. Sergen Yalçın'ın da Gökhan'ın önüne Cengiz'i alması F.Bahçe'ye çok elverişli bir ortam hazırladı. Sağ kulvarı hiç işletemeyen F.Bahçe ikinci yarıda solu etkili kullandı. Cengiz'in iki defa üst üste yaptığı top kaybı yanlışları ile Kerem'e istediği genişlikte iki önemli pozisyon çıktı. Birinde Ersin'i geçemedi, ikincide de çok iyi pas verdi ama Cherif, Ersin'i geçemedi. Tabii bu iki kurtarışta da Ersin'in başarısı büyüktü. Sonunda da maçı bırakmayan F.Bahçe bir penaltı golü ile kazandı. Gelelim Tedesco'ya… İki milli maçın yıldızlarından biri olan İsmail Yüksek kulübede, yine moralli dönmüş Kerem kulübede ve de sakatlıktan yeni çıkmış hazır olmayan Semedo ilk 11'de. Yine milli oyuncu Mert kulübede. Hele hele Asensio sakatlandıktan sonra İsmail yerine bütün sezon az süre verdiği Fred'i oyuna alması da ayrı bir eleştiri konusu. Benim sezon başından beri üstünde durduğum konu var.. Zorluk derecesi yüksek maçlarda devamlılığı ve defansif yönleri olmayan Talisca ve Asensio'nun birlikte oynamaları kesinlikle yanlış. Talisca da çıktıktan sonra F.Bahçe'nin temposunu gördük! Takımın en iyisi Kante'ydi. (Sabah)
Fatih Doğan: Hakem kararıyla yenildi
Büyük derbilerin özel oyuncuları olur. Yıldızlaşırlar ve olağan akışı değiştirirler. Fenerbahçe'nin olası puan kaybında şampiyonlukta büyük yara alacağı, gerilimi yüksek bir derbide Beşiktaş'ın kalecisi Ersin Destanoğlu, tam anlamıyla gecenin yıldızıydı. Bir değil, iki değil, 3 karşı karşıya 4 net gol pozisyonu çıkardı. Ancak uzatmalarda gelen hakem Yasin Kol'un verdiği ve VAR'da onaylanan penaltı kararıyla Beşiktaş kaybetti, Fenerbahçe kazandı. Beşiktaş adına ilk yarı bizce istediği gibi gitti. Güçlü orta saha, 2 net gol pozisyonu ve dengeli ataklar deplasmanda iyi bir başlangıç hikâyesiydi. İkinci yarının başında; travma geçiren Murillo'nun çıkması sonrası yerine giren Gökhan Sazdağı'nın defasın dengesini bozan uyumsuzluğu öne çıktı. Gökhan'ın aşırmayla kendi kalesine golü, Yasin Kol ve VAR'ın haklı ofsayt kararıyla iptal edilmesi, ikinci yarının daha gergin ve olaylı geçeceğinin sinyalini verdi. Gökhan'ın ani girişi ve ilk yaşadığı pozisyon hem kendinin hem de savunma hattının dengesini bozdu. Pasında Emmanuel Agbadou'nun hatasında mutlak golü önleyen Ersin Destanoğlu'nun yıldızlaşmaya başladığı anlardı. Sonuçtan bağımsız Kerem Aktürkoğlu'nun karşıya gol vuruşunu da çıkaran Ersin, bana göre derbinin tam anlamıyla yıldızı oldu. Ancak sonucu Ersin Destanoğlu'nun etkileyici kurtarışları değil, uzatmalarda orta hakem Yasin Kol ve VAR'ın penaltı kararı belirledi. Pozisyonda topa ilk temas ve vuran Agbadou… Topa müdahaleden önce temas-darbe var mı? Verdiler desem o an pozisyon dışarıda… (Sabah)
Cem Dizdar: Pamuk ipliğiyle ikinciliğe tutunmak
Bir akşam önce Trabzon’da oluşan tablonun yarattığı "umut" ile "baskı" arasında sıkışan Fenerbahçe gergin, Beşiktaş ise sakin, temkinli ve daha planlı göründü ilk devre. Daha çok şut atan da, şutlarda daha fazla isabet sağlayan da, kalecisi daha az kurtarış yapan da onlardı. Marco Asensio’nun erken sakatlığının düzenini iyice bozduğu Fenerbahçe ise ağırlıklı olarak Anthony Musaba’nın taşıdığı toplarla hissetirmeye gayret etti varlığını. Lakin ilk dakika dışında etkili oldukları söylenemezdi. Aslına bakarsanız ilk devre eskilerin deyimiyle, ‘’Bir orta saha mücadelesi halinde’’ geçti. Bu nedenle en çok duyulan futbolcu adları; Guendozi, Kante, Orkun, Ndidi ve Asllani oldu…
İkinci devreye de sükunetini koruyarak giren Beşiktaş 52. dakikada Vaclav Cerny ile gole yaklaştıysa da savunma duvarını aşamadı. Ve akabindeki kornere dönüşen hücumda Beşiktaş ‘’ön direğe adam yapıştırmamış’’ olmasının mükafatı olarak (!) gol yemiş olmaktan kurtuldu. Ancak istatistikler bu devrede dakika dakika Fenerbahçe lehine dönmeye başladı. Yine de bu anlarda taraftarlarının uzun zaman gerek tribün gerekse sosyal medyadan yapmadığını bırakmadığı Ersin Destanoğlu’nun müdahaleleri tuttu Beşiktaş’ı maçta. Başlarda büyük sükse yapan yeni oyuncular haftadan haftaya durağana dönerken yine de bu maçın ardından Beşiktaş’ın çok ciddi hasar aldığı söylenemez. Ya Fenerbahçe? Devre arası transfer politikası başta olmak üzere kulübün birçok alanda yaşadığı gariplikler onları ikincilikte pamuk ipliği ile tutuyor sanki… (Fanatik)
Serkan Akcan: Kurtarıcı
Tedesco, Beşiktaş derbisine tercihleriyle damga vurdu. Kerem ile İsmail Milli Takım’dan bu kadar moralli dönmüşken ikisini birden yanında oturtup üstüne bir de oyuncu değişiklerinde hata yapınca maçı defalarca kaybetme tehlikesiyle yüzleşti. Ta ki Kerem oyuna girene kadar. Fenerbahçe maçın henüz 25. saniyesinde Nene ile o kadar net bir pozisyona girdi ki derbinin heyecanlı geçeceğinin sinyalini verdi. Bu heyecan Tedesco’yu sinirlendirmiş olsa da Fenerbahçe maçın başında baskıyı istediği seviyede yapabildi. Başlangıçta Fenerbahçe’nin baskısı, pozisyonları beraberinde getirirken Beşiktaş’ın oyunu erken dengelemesi futbol kalitesini yükseltti. Bu sezon derbilerdeki en tempolu ilk yarıyı izlemiş olabiliriz. Fenerbahçe için her şey çok iyi giderken Asensio’nun erken sakatlığı maçın senaryosunu değiştirdi. Çünkü Asensio’nun yerine Fred oyuna girdi ve tüm vasatlığıyla kaldığı yerden devam etti. Tedesco’nun bu tercihi çok tartışılır, tartışılması da gerekir zaten. Milli maçlardan formda ve moralli dönen İsmail ya da Kerem’i neden oynatmadığı konusu Tedesco’nun dün geceki en büyük günahı olarak kalacağa benziyor.
Beşiktaş’ın sahada Fenerbahçe’den farklı olduğu taraf net bir santrforunun olmasıydı. Hyeon Gyu Oh çok verimli bir santrfor, biraz Umut Bulut’a benzer bir tarzı var. Bu da onu antrenör dostu bir futbolcu yapıyor. Fenerbahçe’yi rakiplerinden ayıran en negatif detay sanırım santrfor kalitesi. Cherif oyuna girdikten sonra iki kez kaleci Ersin ile karşı karşıya kaldı ve zor olanı başarıp golü kaçırdı. Aslında bu pozisyonlar Fenerbahçe’nin devre arasında yaptığı planlama hatasının fotoğrafıydı. Her şeye rağmen Kerem’in son dakika penaltısıyla gelen galibiyet Fenerbahçe’yi yarışın içinde tuttu. Bundan sonrası Tedesco’nun yeteneklerine kalmış. (Fanatik)




