Spor yazarları Fenerbahçe için ne dedi? | "IQ'su yüksek Fenerbahçe"
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında sahasında Avusturya'nın Sturm Graz ekibini 2-0 yenerek rövanş öncesi avantaj elde ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Son 5 Haber

Hradec Kralove-Beşiktaş maçı saat kaçta, hangi kanalda? Muhtemel 11'ler...

Rus yıldız Aleksey Batrakov ve hocasından Galatasaray sorusuna yanıt

Galatasaray'da Kazımcan Karataş transfer kararını verdi

Fenerbahçe kazandı, UEFA ülke puanı güncellendi! İşte son durum...

Çorum FK'nın son golcü adayı Portekiz'i sallayan Ramirez!
- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Avusturya temsilcisi Sturm Graz ile Chobani Stadı'nda karşı karşıya geldi.
Fenerbahçe ilk yarıda işi bitirdi
Maça etkili ve baskılı başlayan Fenerbahçe, 10. dakikada Anderson Talisca'nın golüyle öne geçti. İlk yarıda sakatlıklar nedeniyle sık sık oyunun durmasıyla tempo düştü. İlk yarının son bölümünde baskısını artıran sarı-lacivertliler, 45. dakikada Greenwood'un golüyle farkı 2'ye çıkardı ve ilk yarı bu skorla sona erdi.
İkinci yarının ilk 15 dakikalık bölümünde üstün oyununu sürdüren ve birkaç net pozisyondan faydalanamayan Fenerbahçe'de daha sonra yorgunluk belirtileri görüldü. Teknik direktör İsmail Kartal'ın değişiklikleriyle oyunda dengeyi tekrar kuran sarı-lacivertliler, sahadan 2-0 galip ayrıldı.
Spor yazarları, Fenerbahçe - Strum Graz karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Uğur Meleke: 2024 nostaljisinden çıkılınca
Fenerbahçe en son Şampiyonlar Ligi oynadığında maçlar Star’da yayınlanıyordu. Müsabakaları sevgili dostlarım Ertem Şener ve rahmetli Sabri Ugan anlatıyorlardı, ben de Star’ın yorumcusuydum. Henüz 28 yaşındaydım. Fenerbahçe’nin başında Şampiyonlar Ligi’nde görev yapan en son teknik adam Luis Aragones vardı. Vefat etti. Toprağı bol olsun. Star’da maç sonları birlikte yorum yaptığımız şahane insan Ziya Şengül vefat etti. Toprağı bol olsun.
Maç sonu tartışmalı pozisyonları Bülent Yavuz yorumluyordu, maalesef aramızdan ayrıldı. Toprağı bol olsun. Fenerbahçe gibi bir markanın ne kadar uzun süredir Devler Ligi’nin dışında kaldığını anımsatmak adına hatırlattım 2008 senesini. Sarı-lacivertlilerin artık bu uzun araya son vermesi gerek. Dün Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe-Sturm Graz maçı ve ayrıca Sparta Prag’ın da Lyon’a karşı galip gelmesi, sarı-lacivertlileri Devler Ligi’ne dönüş için heyecanlandırdı haliyle.
SKRINIAR-AKE MÜTHİŞ OYNADILAR
Dünkü rakip Sturm Graz, bu turlarda sıklıkla karşılaştığımız deneysel takım türü. Bir proje takımı. Zaten Red Bull Salzburg'un lokomotifliğiyle Avusturya Ligi de Danimarka gibi, Norveç gibi bir laboratuvara dönüştü. Sturm Graz'ın tüm kadrosunda 25 yaş üstü sadece 5 oyuncu var. Dünkü sahaya çıkan ilk 11'lerinin yaş ortalaması 23'tü. Bir ara çizgide Kante'ye ikili baskı gördüm (Hödl ve Weinhandl'dan). Baskı yapan iki oyuncunun yaşları toplamı Kante'ye eşitti!
Ancak dün sahada kontrolü Graz'ın dinamik gençleri değil, Fenerbahçe'nin kaliteli tecrübelileri ele aldı. Üç resmi maçın sonunda Fenerbahçe'nin en güçlü yeri stoper ikilisi, Skriniar ve Ake. Dün de yine çok iyilerdi. Maçı neredeyse net pozisyon vermeden tamamladılar.
Guendouzi-Kante ve Kerem çok top kazandılar. Asensio birinci golün üretiminde topu soldan getirdi. Gre- enwood'un golünde de asisti yaptı. Greenwood top almak için çok geriye gelmek zorunda kalıyor ama tescilli bir sol şutla klasını konuşturdu.
Geçtiğimiz hafta değindiğim "İsmail Kartal'ın 2024 nostaljisi"nden çıkılıp, Fred-İrfan başlamayınca daha hareketli bir Fenerbahçe vardı dün sahada. (Hürriyet)

Halil Özer: IQ'su yüksek Fenerbahçe
Işıl ışıl bir Fenerbahçe izledik. Bölük pörçük değil maçın tamamında iyi oynadı takımımız.
Hücumda ve savunmada üst düzey bir performans gösteren Fenerbahçe belki de hiç zorlanmadan net bir galibiyet almayı bildi.
Ancak bu galibiyetin baş aktörü tabii ki İsmail hoca. Rakiplerini öyle bir analiz etmiş ki Avusturyalılar maç boyunca ne yapacaklarını şaşırmış gibi oynadılar. Tüm umutlarını uzun taç atışlarına bağlayıp kaçınılmaz sonlarına razı oldular.
Fenerbahçe öyle bir ilk yarı çıkardı ki Sturm Graz adeta serseme döndü. Seyircinin de inanılmaz desteğini arkasına alan sarı-lacivertliler Asensio, Kante, Guendouzi ile orta alanı hem geçilmez hem de nefes aldırmaz hale getirdi. Tabii burada Asensio ve Greenwood’un buram buram kalite kokan ayakları Fenerbahçe’nin ilk yarıda muazzam bir gösteri sunmasını sağladı.
Greenwood’un sadece gole yakın bir oyuncu olmadığına dün şahit olduk. Bölgesinde Semedo’ya yardım ediyor, adam kovalıyor, oyun kuruyor. Hem sağ ayağı hem de sol ayağı var. İki ayağı da etkili. Örneğin dün attığı muhteşem golün aynısını soldan da atacağını ilerleyen haftalarda göreceğiz. Dün dikkat ettim ve özellikle saydım bir tane yanlış pas vermedi. Ve bu paslar öyle bir kaç metreye değildi, yüzde 90’ı riskli paslardı.
Tabii ilk golü unutmayalım. Kante, Asensio ve Kerem öyle bir pas trafiği yaptılar ki rakibin başı döndü. Tabii Talisca vuruşuna hiç şaşırmadık. Bu adam bu toplara inanılmaz vuruyor. Ve kafaya koymuş Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne çıkaracak.
İkinci yarıda Fenerbahçe alışkanlığı olduğu için biraz daha tedirgin başladık. Ancak bu kez oyuncularda hiçbir tedirginlik ve ürkeklik yoktu. Müthiş kontrollü oynadılar. Doğru paslar, doğru hamleler, dönen topları kovalama ve top kapma ile rakibine oyun anlamında tek bir dakika bile üstünlük vermedi Fenerbahçe.
İlk yarıda kendilerine fazla iş düşmeyen Ake ve Skriniar, 2.yarı gerçekten müthiş oynadılar. Kısa bir sürede bu kadar iyi anlaşabilmek ancak futbolcuların kalitesinden kaynaklanır. O kalite de bu iki futbolcuda fazlasıyla var.
Orta sahada Kante ve Guendouzi’nin futbolunun yanı sıra Kerem’i unutmak büyük haksızlık olur. Orta sahaya gelip adam kovalayıp kaç kritik top kestiğini ben sayamadım.
Fenerbahçe ikinci yarıda skoru daha da farklı hale getirip işi iyice bitirebilirdi. Ancak Talisca’nın şanssızlığı ve kaleci Khudyakov’un müthiş kurtarışları buna engel oldu.
Rakibine tek doğru dürüst bir şut şansı tanımadan maçı iki farklı bir galibiyetle bitiren IQ’su çok yüksek futbolcu topluluğu ile Fenerbahçe tur şansını en üstlere çıkardı.(Milliyet)
Bilal Meşe: Kariyer mi, performans mı?
Elbette bir oyuncunun ya da teknik adamın kariyerine bakar, buna göre öngörülerimizi paylaşırız. Beğenir ya da beğenmezsiniz, bu tamamen siz değerli okuyucularımızın takdirine kalır. Görünen o ki Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, sezon boyuncu kaleyi kime teslim edeceği konusunda tatlı bir ikilem yaşayacak.
Kariyer açısından bakıldığında Ederson bir adım önde... Ayağını çok iyi kullanıyor, oyun kurma becerisi üst seviyede ve tecrübesi en büyük artısı...
Ancak iş performansa geldiğinden tablo biraz değişiyor. Bugünkü form durumuna baktığımızda Mert Günok benim kantarımda daha ağır basıyor. Refleksleri, kritik kurtarışları ve liderlik özellikleriyle güven veren bir eldivendir benim penceremden.
Son kararı elbette İsmail Kartal verecek. Ancak Ederson’un geçen sezonki performansına baktığımızda, yaptığı hatalar ve inişli çıkışlı görüntüsü nedeniyle Fenerbahçe’ye beklenin katkıyı verdiğini söylemek çok zor.
Demem o ki, Fenerbahçe kalesinde bu sezon çok ciddi bir rekabet yaşanacak. Bu rekabetin en büyük kazananı ise kuşkusuz İsmail Kartal olacak. (Milliyet)

Cem Dizdar: Top sendeyse gol yemezsin
İlk devre skoru, hücum organizasyonlarından bağımsız olarak aslında ‘modern savunma’nın getirisi olarak okunmalı. Tıpkı Dünya Kupası şampiyonu İspanya gibi Fenerbahçe de aslında rakibine kurduğu pas üstünlüğü sayesinde önce savunmayı sağlamladı. Sonra da verimli şut yüzdesiyle skoru buldu. Öyle ki, ilk devre sonunda ev sahibi 0.17’lik ‘gol beklentisi’ne rağmen iki gol bulmuştu. Gerçek üstünlük pas sayısındaydı. 296’sı isabetli olmak kaydıyla 326 pasa karşın Sturm Graz’a kalan 75 pas... Yani esasen ‘Top sendeyse gol yemezsin’ kuralı işledi...
Oyunu kontrol etti
İkinci devre uzun süre Sturm Graz’ın bir kornerini ihmal edersek gol olabilecek herhangi bir şey olmadı. Hatta 60’a kadar tüm ikinci devre istatistikleri ‘0’a (yazıyla sıfır) yakındı. 60’tan sonra Fenerbahçe şutları ile kaleci Daniil Khudyakov kurtarışları istatistikleri şöyle bir yükseltti ancak ilk devre skoru değişmedi. Fenerbahçe ısrarla topu ve haliyle oyunu kontrol ederek ikinci maç için çok önemli bir avantaj yakaladı, bu gerçek...
Gerçekler ihmal edilmemeli
Lakin günümüz futbolundaki diğer gerçekleri ihmal etmemek de önemli! 30 yaş ortalamalı Fenerbahçe ilk 11’ine karşı 23.5 yaş ortalamalı Sturm Graz! 176 milyon Euro’luk ev sahibi ilk 11’ine karşı 23 milyon Euro’luk deplasman takımı... Yani belirli seviyelere ulaşmak için harcanan para ile varılan nokta arasındaki açının genişliği bir türlü kapanmıyor. Yine de Şampiyonlar Ligi’ne ülkeden gidecek ikinci takım için bir bariyeri daha aşmanın eşiğine gelmiş olmak da önemli. (Fanatik)
Serkan Akcan: Kaliteli iştah!
Fenerbahçe henüz sezon başı olmasına rağmen sanki kasım ayında Strum Graz’la oynuyormuş gibiydi. Tatil dönüşü olmasına rağmen rakibe ve topa karşı bu kadar ısırarak oynamak İsmail Kartal ve futbolcuları adına büyük bir artıydı. Talisca’nın santrfor oynadığı bir maçta Kante ile Guendouzi orta sahasının bu kazanım süresindeki rolleri büyüktü. Graz dirençli bir takım. Topu doğru karşılayıp hızlı hücum etmeyi ve duran toplarda fark yaratmayı planlıyorlardı. Fenerbahçe pasın hızını yükseltti, oyunun yönünü çabuk değiştirdi ve zor top kaybederek ekstra geri koşuların önünü kesti.
Yetenekler devrede
Graz’ın Fenerbahçe’nin kalitesine çözüm üretmesi pek mümkün görünmüyor olsa da bu mevsimde ekstra fizik koyarak oyunu tıkayabilirlerdi. Fakat burada da Talisca ile Greenwood’un yetenekleri devreye girdi. Hem de tam zamanında. Talisca’nın attığı gol bolca yetenek ve biraz da bencillik ister. Brezilyalı yıldız o pozisyonda her şeyi gerektiği kadar yaptı ve harika bir golle maçın kilidini açtı.
21 Temmuz’da oynanan maçta da Talisca ilk golünü 37. dakikada atmış, Fenerbahçe oyunu domine etmiş ama maçın kilidi açılmamıştı. Dün gecenin en büyük farkı Fenerbahçe’nin bu kadar kısa sürede çok daha iyi bir rakibe karşı maçı erkenden kırmayı başarmasıydı. Bunu sağlayan ise Fenerbahçe’nin total takım kalitesinin iştahla buluşmasıydı. Kerem hiç coşkusunu yitirmedi, Greenwood yetenek tuşunu hep açık tuttu.
Skriniar ve Kerem
Dün gece Graz önünde Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki performansı göz kamaştırıcıydı. Neredeyse pozisyon vermeden, topa sahip olarak oyunun tüm inisiyatifini elinde tutması ve bundan bir saniye bile vazgeçmemesi değerli. Skriniar ve Kerem Aktürkoğlu’nun bu iştahın mimarları olduğunun altını çizmek gerek. İsmail Kartal ve öğrencilerinin rövanşta bu iştahlı oyunun süresini uzatması gerekecek. (Fanatik)
Ömer Üründül: En büyük kazanç Aktürkoğlu!
Fenerbahçe, Kadıköy'de Sturm Graz karşısında rövanş için avantajlı bir skor elde etti. İlk 20 dakikada çok tempolu bir futbol sergilediler. Talisca ile erken skor avantajı yakalandı. Devre ortasından sonra yüksek tempoda düşüş başladı. Buna rağmen rakibe de tehlikeli atak şansı verilmiyordu. Taktik açıdan geride genişlik bırakmamak doğru bir tercihti. Devre sonunda Greenwood'un mükemmel golüyle fark ikiye çıktı.
İkinci yarı tahmin ettiğim gibi geçti. Fenerbahçe, fizik olarak oyundan düştü. İlk yarı top yapamayan Graz'ın zaman zaman oyunu kontrolü ettiğini, bazı tehlikeli atak girişimleri geliştirildiğini gördük. Sonra İsmail Kartal'dan hamleler geldi. İkinci yarıdaki kopuk futbolda rakip risk aldığı için Fenerbahçe'nin seyrek ataklarında da üçüncü golün de gelebileceği 2-3 pozisyon gelişti. Hele hele uzatma bölümünde kaçan fırsat çok netti. Sonuçta 2 farklı skorla maç noktalandı.
Fenerbahçe'nin ikinci yarıda fiziksel açıdan düşmesi normal. Bu kadro yapısının tempoda devamlılık sağlaması mümkün değil. Guendouzi ve Kante ağır yükü başarıyla taşıdılar. Skriniar son derece diriydi, yanındaki Ake'nin de işi biliyor olmasının Skriniar'ı daha da rahatlattığı gerçek. Greenwood gerçekten çok kaliteli bir kanat forveti. Futbolu biliyor, az top kaybediyor, golü de mükemmeldi ama daha hazır değil. Dün gecenin en büyük kazancı Kerem'in performansıydı. Müthiş koştu, en önemlisi de takım savunmasına verdiği üst düzey katkıydı. (Sabah)
Murat Özbostan: Elit kadro, elit oyun, mutlu F.Bahçe!
Fenerbahçe, Sturm Graz karşısında sadece 2-0 kazanmadı; sahaya koyduğu oyunla kalite farkını da net biçimde gösterdi. Skor tabelasında iki gol yazıyordu ama kaçan fırsatlar düşünüldüğünde maç çok daha farklı bitebilirdi. Herhalde sokaktaki herhangi bir Fenerbahçe taraftarına oynaması gereken 11'i sorsanız, hiç düşünmeden bu 11'i sayardı. İsmail Kartal bu kez hiçbir detayı şansa bırakmamış, elindeki en güçlü kadroyu sahaya sürmüştü. Rakibe göre değil, kendi oyununa odaklanan bir Fenerbahçe vardı. Bir hafta önce tur atlanmasına rağmen eleştirilen sarı-lacivertliler, bu kez çok daha organize, çok daha disiplinli ve ne yaptığını bilen bri görüntü çizdi. Kalecisinden en uçtaki oyuncusuna kadar tıkır tıkır işleyen bir sistem vardı. Top rakipteyken baskısını doğru yapan, top kendisindeyken sabırlı kalan ve oyunun temposunu istediği gibi yönlendiren bir takım izledik. Gecenin en dikkat çeken isimlerinden biri hiç kuşkusuz Milan Skriniar'dı. Yıldız stoper, maç ilerledikçe adeta devleşti. Sadece yaptığı müdahalelerle değil, savunmayı yönlendirişiyle de gerçek bir lider olduğunu gösterdi. Hava toplarında rakibine üstünlük kurarak güven verdi, geriden oyun kurulurken soğukkanlı pas tercihleriyle takımın çıkışlarını rahatlattı. Mücadelesiyle tribünleri ayağa kaldırdı, hırsıyla takım arkadaşlarını ateşledi. Greenwood da sahnedeydi. Attığı gol kadar özgüveni ve hücumdaki hareketliliği de dikkat çekti. Bu performans, onun Fenerbahçe adına önemli bir silah olacağının sinyallerini verdi. Talisca'nın attığı ilk gol, tam anlamıyla klas kokuyordu. Vuruş tekniği, zamanalması ve bitiriciliği üst düzeydi. Ya Kerem... O da övgüyü bu sefer hak etti. Fenerbahçe'nin en önemli kazanımı bireysel performanslardan çok takım bütünlüğüydü. Her oyuncu görevini biliyor, herkes birbirinin açığını kapatıyor, sistem aksamıyor. (Sabah)

Mustafa Çulcu: Ustalık ve akıl kazandı
Fenerbahçe muazzam seyirci desteğini ve coşkusunu arkasına alarak çok genç ve dinamik rakibi karşısında yüksek oyun kontrolü ve her geçen gün artan ritimli pas trafiği ile başladı. Erken bulduğu gol üzerindeki baskıyı da aldı, daha rahat ve öz güvenli pas yapmasını sağladı. Guendouzi muhteşem bir bağlantı oyuncusu. Kante ile iyi bir ikili oldular. Greenwood'un, Kerem'e attığı uzun ve isabetli ters toplarda Kerem ilk dokunuş ve kontrolleri iyi yapabilmiş olsa daha etkili ve üretken olacak. Ancak tedirgin ve tepki alacağım korkusu onun rahat oynamasını engelliyor. 60'ta o golü atabilse öz güven patlaması yaşayacak eski Kerem çizgine ulaşacaktı!
Fenerbahçe'nin ilk yarıda soyunma odasına 2-0 ile girmesi büyük güvence oldu. Son 30'da oyundan düştü. İsmail hocanın hamleleri doğruydu. Skriniar öyle gönülden coşkulu ve hırslı oynuyor ki sahada basmadık yer, yapmadık hamle bırakmadı. Tam bir kaptan. Ake ile uyumlu oyunları büyük güven veriyor. Dün akşam gençlik ve atletizm değil tecrübe, ustalık ve akıl kazandı.
İngiliz Christopher Kavanagh, 13 yaşında hakemliğe başlamış, 2019'da FIFA olmuş, 40 yaşında UEFA Elit kategori bir hakem. Tecrübesi ve sakin yapısıyla oyunu hemen kontrol altına aldı. Stankovic'in 21'de Guendouzi'ye yaptığı faul sınırda, UEFA'nın ifade ettiği borderline… Hakemin saha kararı sarıda kaldı. Bence de sarı yeterliydi. Kavanagh, kalitelisiyle başarılı bir maç yönetti. (Sabah)