Ajansspor

Spor yazarları Fenerbahçe için ne dedi? | "Son iki yılın en iyi 45 dakikasıydı!"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin, Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 2-0 yendiği karşılaşmayı değerlendirdi.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 11 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

Samsuns 19 Mayıs Stadı'nda oynanan karşılaşmada Fenerbahçe ev sahibi takımı iki yarıda attığı 1'e golle 2-0 mağlup etti.

Sarı lacivertliler 3. dakikada Vedat Muriqi'nin attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde kapatırken 49. dakikada Oğuz Aydın farkı ikiye çıkardı. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca sahadan 3 puanla ayrılan taraf konuk ekip Fenerbahçe oldu.

Fenerbahçe bu sonuçla puanını 6'ya yükseltirken, Samsunspor 4 puanda kaldı.

Spor yazarları Samsunspor - Fenerbahçe karşılaşmasını şöyle değerlendirdi: 

Uğur Meleke: Son iki yılın en iyi 45 dakikasıydı!

Aslında manşeti “sezonun en iyi Fenerbahçe’si” olarak atacaktım ancak daha sonra iddiayı büyütüp, son iki yılın en iyi Fenerbahçe’si olduğuna karar verdim dün ilk 45’teki performansın. Sarı-lacivertlilerin Mourinho ve Tedesco dönemlerinde bu kadar akışkan oynadığı, bu kadar keyif verdiği bir 45 dakika galiba hatırlamıyorum. Dün ilk devredeki Fenerbahçe futbolu, Şampiyonlar Ligi macerası için umutlandırdı beni doğrusu.

Asensio ve Talisca’nın yokluğunda dün 10 numarada İrfan Can başladı ancak 15’inci dakikada Greenwood’la yer değiştirdiler. İrfan sağa, Greenwood merkeze geçtikten sonra Fenerbahçe oyunu adeta uçuşa geçti; özellikle sol kanadı otobana çevirdiler deyim yerindeyse. Sadece ilk 45 dakikada soldan yedi net pozisyon yarattılar, Brown-Oğuz ikilisine Greenwood da yaklaştı. Muriqi ile beraber orada bir asimetri yakaladılar ve Samsun’un sağ savunmasını felç ettiler.

Brown, Oğuz ve Muriqi zaten hafta için Lyon’da da harikaydılar ve Şampiyonlar Ligi biletinde başrol oynamışlardı. Greenwood’un da dün merkeze gelip oraya yaklaşması, sezonun geri kalanı için de bir referans gibi: Greenwood ne kadar kaleye yaklaşırsa o kadar etkili. Çizgiye basarak değil, iç koridora yaklaşarak oynadığında hemen her maçta gol veya asist katkısı yapabilecek yetenekte. Archie Brown da Fenerbahçe’ye geldiğinden beri en etkili haftasını geçirdi. Büyük bir gelişim içinde.

Samsunspor bu sezon ciddi bir dönüşüm içinde. Van Drongelen, Satka, Holse, Cherif, Zeki, Soner, Ntcham gibi oyuncuları ayrıldı. Yerlerini genelde genç futbolcularla doldurdular. Şu sıralar sakat sayıları da fazla. Dün as santrfor Marius’un yokluğunda Fatih başladı. Ancak 15’te Fatih de sakatlanınca en uca Sekongo geçti. Ki Sekongo bir santrfor değil. Bir orta saha oyuncusu.

Samsunspor’un bu sezon oynadığı üç maçı da izledim. Gençleşen kadro henüz sarsak. Elbette adaptasyon sürecine ihtiyaçları var. Ancak her üç müsabakada da savunma sıkıntıları olduğunun, orta sahalarının çok geçirgen olduğunun altını çizmek gerek. (Hürriyet)

Samsunspor - Fenerbahçe
Samsunspor - Fenerbahçe

Banu Yelkovan: Kiminle oynadığın seni de etkiliyor!

İlk 45 biterken sol kanadı hücum otobanına çevirmiş, ezici üstünlük kurmuş Fenerbahçe adına asıl şaşırtıcı olan, soyunma odasına tek golle gitmesiydi. Archie Brown ve Oğuz Aydın üçer asistle, santrforlar üçer golle kapatsa şaşırmayacağımız ilk yarı 1-0 bitti; 33’te Vedat Muriç’in kafası direkten döndü.

Kırk yıldır birlikte oynuyormuş gibi duran Mason Greenwood-Vedat Muriç ikilisi kadar, bunca parlak ismin arasında kaybolmak yerine oyunun kilit noktalarından birine dönüşen Oğuz’un ortaya koyduğu futbol da taraftara sonunda kavuştukları Şampiyonlar Ligi için hayal kurduruyor.

Fatih Kaya’nın 16’daki sakatlığıyla fiilen santrforsuz kalan Samsunspor, belki sadece gol umudunu değil, ileride topu tutacak referans noktasını da kaybetti; ilk tehlikeli şutları 73’te geldi. Bu arada Fenerbahçe ikinci yarının hemen başında Oğuz’la bulduğu golle 1-0’ın tekinsiz tedirginliğinden çıkmış, çoktan rahatlamıştı. Yabancı yıldızların yerli oyuncunun önünü kapattığı, yıllardır konuştuğumuz ve sık sık değiştirdiğimiz yabancı kurallarıyla somutlaşan bir tartışma. Ederson, Kante, Guendouzi, Greenwood’un olduğu bir takımda oyunun kilidi haline gelen Oğuz, belki de bu tartışmanın tersini konuşmak için bir referans noktası olur.

Kimin yanında oynadığın, senin de çıtanı belirliyordur belki? Hele ki artık kariyerinin sonunda değil, cümlenin ortasında ülkemizi tercih eden isimler arttıkça. Eskiden yıldızların geçmişini satın alan Türkiye, artık bugünlerini izletiyor bize. Onlara da havaalanındaki karşılamadan tribünlerin bağrına basmasına kadar başka bir sevgi ve aidiyet yaşatıyor.

Bu maça dair en şaşırtıcı şeylerden biri de böyle bir karşılaşma için görece boş kalan tribünlerdi kuşkusuz. Özellikle Samsunspor taraftarının takımına ne kadar bağlı olduğunu bildiğimiz için. (Hürriyet)

Mert Aydın: Oğuz’dan şiir gibi futbol

Geçen sezon Fenerbahçe’nin oyuncusu değildi sanki Oğuz Aydın. Az süre alıyor, takımın ana planının bir parçası olmaktan çıkıyordu. Hatta bu sezon başında bile medyada çarşaf çarşaf çıkan kadro dışı haberlerinde yardımcı oyunculardan biri olarak yer alıyordu. Yaz aylarında her şeye rağmen Montella, onu Dünya Kupası’na götürmüş, oynadığı tek maçta da göz doldurmuştu halbuki. Hafta içinde Lyon deplasmanında Kerem’in sakatlığında şans buldu Oğuz. O kadar iyi, o kadar güzel kullandı ki bu şansı... Şampiyonlar Ligi’ne atılan o kocaman adımın mimarlarından biri olarak gösteriliyordu.

F.Bahçe’nin en sıkıntılı deplasmanlarından birisi Samsun. Tarihte de öyle, son 3 sezondur da öyle. İşte bu deplasmanda yine sahne aldı Oğuz. Attı, attırdı. Şiir gibi bir futbol oynadı. Zor deplasmanın kolay hale gelmesini sağladı. Greenwood ve Vedat ile öyle bir birliktelik oluşturdu ki, Fenerbahçe ilk yarıda maçı bitirebilirdi.

Dün gece Oğuz’un yanına Vedat’ı, Brown’ı ve tabii ki Guendouzi - Kante ikilisini koymak gerekiyor. Eksikleri de olan Samsunspor, kaleci Okan ve Fenerbahçeli oyuncuların kötü vuruşları olmasa tarihi bir yenilgi alabilirdi. Samsunspor Yönetimi’nin de Türkiye gerçeklerinin çok uzağında bilet fiyatlarıyla seyirci toplayamayacağını düşünmesi gerekiyordu. (Milliyet)

Oğuz Aydın - Vedat Muriqi
Oğuz Aydın - Vedat Muriqi

Halil Özer: Senfoni

Bir hafta önce Fenerbahçe’nin hem Lyon hem Samsunspor maçından hasarsız çıkacağını söyleyen olsaydı muhtemelen inanmazdık.

 Ama işte Fenerbahçe’nin tecrübesi böyle bir şey. Ne demişler acemiler uyum arar, tecrübeliler senfoni çalar.

Fenerbahçe, Lyon’dan yorgun geldi. O yüzden maçın ilk dakikalarında bastırıp skoru elde edip rahat bir maç çıkarmak istedi. Vedat hazırlanışıyla müthiş klas bir gol attı.

Daha sonra bir topu direkten döndü.

Ancak tabii Yasin Kol’un bir de vermediği bir penaltı var ki evlere şenlik. VAR’ı bırakın 4. hakemin bile görebileceği pozisyon es geçildi. Bu arada Vedat’ın da bu pozisyondan ucuz kurtulduğunu unutmayalım. Biz olsak bize böyle girseler sanıyorum entübe ederler. Öylesine sert bir pozisyon. Ama tabii bence bu pozisyondan sonra Semedo’ya da kırmızıyı göstermekten korktu.

Talisca’nın yerine İrfan’ı oyuna ilk on bire sokan İsmail Hoca bu futbolcunun orta sahada bilek yumuşaklığından ve pas dağıtımında ki becerisinden faydalanmak istedi. Kısmen de başarılı oldu.

Greenwood’un pasları, Brown ile Oğuz’un enerjisi Fenerbahçe’yi üstün kılan taraflardı.

2. yarı hata yapmadan oynadılar. Tecrübelerini konuşturdular. Hızlı kontralarla gol aradılar. İyi defans yaptılar. Kaleci Ederson’a neredeyse tek bir top bile gelmedi.

Samsunspor gücü Fenerbahçe için hiç geçerli olmadı. Fenerbahçe, Lyon maçının yorgunluğu olmasa farkı daha da açabilirdi. O yüzden haklı olarak İsmail Hoca 2. yarı bazı değişiklikler yaptı.

2. yarıda Oğuz nefis golü ile maçın yıldızı oldu. Ama tabii burada topu taşıyan İrfan Can’ın nefis pasını unutmamak lazım. Golde ise Okan’ın yapacak hiç bir şeyi yoktu.

Sonuç olarak Fenerbahçe rahat bir galibiyet aldı. (Milliyet)

Ömer Üründül: Oğuz büyük kazanç

Lyon dönüşü zor deplasmanı Fenerbahçe hasarsız atlattı. İlk 45 dakika mükemmele yakın bir futbol sergilediler. 3'üncü dakikadaki Vedat'ın golünden sonra ciddi bir pozisyon zenginliği vardı. Kaçanları göz önüne alırsak devre çok farklı skorla biterdi. 

İkinci gol gelmeyince yorgunluğu da göz önüne alırsak zor bir ikinci yarı olabilirdi. Ama devrenin hemen başında Oğuz'un attığı golle takım tamamen rahatladı. Ondan sonra oyunu geride kabul edip aktif dinlenmeye ve alan daraltan savunma kurgusuyla istedikleri gibi idare ettiler. Sadece 1 pozisyon verildi. O da tesadüf sonucuydu. 

Gelelim genel gözlemlerime; şu anda en büyük transfer kazancı Oğuz Aydın! Kendini çok iyi hazırlamış. Bir defa top saklama özelliği olan kanat forvet olması ve futbolu bilerek oynaması en önemli avantajı. Onun bu başarısı sayesinde Brown da önemli bindirmeler yapma imkânı buluyor.

Kante ve Guendouzi alışılmış performanslarını yine hatasız sergilediler. Takımın en vurdumduymaz ismi Greenwood'du. İsmail Kartal doğru bir zamanda onu oyundan aldı. Vedat Muriqi yalnız golcülüğü değil diğer özellikleriyle takıma büyük katkı veriyor. Lukaku'nun zamana ihtiyacı var. Ama çok önemli bir santrfor olduğunu unutmayalım.Dün gecenin bana göre en önemli olayı İrfan Can'ın 10 numara pozisyonunda Talisca ve Asensio'dan çok daha faydalı olmasıydı. (Sabah)

Murat Özbostan: Kerem'in işi artık çok zor!

Fenerbahçe, Samsun deplasmanında sadece üç puanı değil, maçın kontrolünü de cebine koyarak İstanbul'a döndü. Erken gelen gol, sarı-lacivertlilerin oyun planını daha ilk dakikalardan itibaren rahatlattı. Fenerbahçe öne geçtikten sonra oyunun ritmini istediği gibi belirledi, rakibine zaman zaman topu bıraktı ama tehlikeyi de kendi yarattı. Hatta ilk yarıda biraz daha dikkatli ve becerili olabilselerdi, soyunma odasına 2-0, hatta 3-0 gibi bir skorla gitmeleri hiç sürpriz olmazdı. İkinci yarının hemen başında gelen ikinci gol ise Samsunspor'un umutlarını iyice törpüledi. 2-0'dan sonra Fenerbahçe'nin vitesi düşürmesi, oyunu rölantiye alması son derece anlaşılırdı. Yorucu bir maç takvimi içinden geçiyorlar.. Özellikle Kante ve Guendouzi'nin fiziksel gücünün altını çizmek gerekiyor. Fenerbahçe orta sahası yalnızca mücadele gücüyle değil, pozisyon alma ve oyunu organize etme becerisiyle de rakibine üstünlük sağladı. Sarılacivertliler top rakipteyken bile ne yapacağını bilen bir takım görüntüsü verdi. Bu da deplasman futbolunda çok önemli bir meziyet. Ama gecenin benim açımdan en dikkat çekici ismi Oğuz Aydın'dı. Bir gol, bir asist… Bunun ötesinde kilit pasları, isabetli şutları ve oyunun hücum tarafındaki cesaretiyle fark yarattı. Savunmanın arkasına yaptığı koşular, top ayağına geldiğinde dikine oynaması ve pozisyon üretme isteğiyle rakibin dengesini bozdu. Açıkçası Oğuz böyle oynamaya devam ederse, Kerem'den formayı alır. Çünkü Fenerbahçe'nin sadece yetenekli değil, aynı zamanda oyunun iki yönünde de sorumluluk alan kanat oyuncularına ihtiyacı var. Oğuz şu anda bu ihtiyacı karşılayan isimlerden biri gibi görünüyor. Aslında Fenerbahçe'nin Samsun'daki görüntüsünü tek bir cümleyle özetlemek mümkün: Gerektiğinde hızlandı, gerektiğinde frene bastı. Maçın başında vitesi yükseltti, golleri buldu; 2-0'dan sonra ise oyunu kontrol ederek enerjisini korudu. Bu, özellikle yoğun fikstürlerde çok değerli. (Sabah)

Fenerbahçe
Fenerbahçe

Cem Dizdar: Alacağını aldı kenara çekildi

Ev sahibi Samsun topu daha çok tutup, daha fazla pas yaparak savunma yapmayı planlamış olsa da ilk devre bu hususta başarılı olduğu söylenemez. Devrenin etkilisi Fenerbahçe’ydi ve sol kanadı kullanan oyuncuları futbolun doğrularına bir parça sadık kalsa maç ilk devre nihayete erebilirdi. Archie Brown, Oğuz Aydın ikilisine devamında orta sahaya evrilen Mason Greenwood da katılınca işler o kadar kolay göründü ki, ‘Diğer goller ne zaman?’ gelecek diye sormuş olmalı taraftarları.

İkinci devre de bir süre aynı düzende ilerledi. Onlar oynarken, Samsun izledi! İlk devredeki golün pasını atan Oğuz Aydın devre başında N’Golo Kante çıkışlı hücumda bu kez golü atınca konu Fenerbahçe için maç kapanmış oldu. Alacağını almayı bilen kenara çekilince de maç, ülke normallerine, yani ‘izlemesi sıkıcı’ onlarca mücadeleden birine döndü. Samsun, ikinci devrede de üstelik bu kez iki farkla gerideyken topu eveledi, geveledi durdu. Her hangi bir şey denemeye niyetli, dolayısıyla da çalışmış görünmüyorlardı. Biz hep birlikte sıkılırken Fenerbahçe üst üste üçüncü maçını da kazandı.

Bir ara sordum kendime! Futbol hararetlisi ülkenin büyükşehirlerinden, benim de memleketim olan Samsun’da üstelik Fenerbahçe gibi bir ‘Şampiyonlar Ligi’ takımı gelmişken tribün ilgisi neden bu kadar düşük diye? Bir zamanlar büyük futbolcular çıkaran bu kentin insanları tribünde değilse, neredeydiler? Yanıt aslında sahadaki oyundaydı... Bu ‘oyunsuzluk ızdırabı’nı izlemeye dayanmak için insanın, bir şeyler görebilmek umuduyla tribüne gelen taraftarlardan farklı olarak sonsuz sabrı olması gerekirdi. Belli ki bu sıkıcı oyun, kentteki büyük kalabalığı maça getirmek için ikna etmenin çok çok uzağında. Bunu bir düşünmeli Samsun Yönetimi... (Fanatik)

Serkan Akcan: Greenwood’un rolü

İsmail Kartal, Lyon deplasmanında Oğuz’dan istediğini alınca Samsun deplasmanında da sol forveti ona emanet etti. O da maçın hemen başında Vedat’a asist yaparak Lyon maçındaki performansını yineledi. Samsunspor bu golden sonra ciddi anlamda bocalarken, Fenerbahçe, Archie Brown tarafından soldan çok etkili pozisyonlar buldu. Ne var ki, Vedat attığı golden daha kolay görünen pozisyonda topu direğe nişanladı, kalanlarını ise Brown bir şekilde değerlendiremedi.

İrfan Can Kahveci forvet arkasında fizik olarak zayıf kalınca Samsun toparlanıp merkezden rahat top getirdi. Aslında Samsun’un bu çıkışları Fenerbahçe’nin oyununda bazı temel taşları yerinden oynattı. Fenerbahçe’nin oyun kalitesini hayli yukarılara çeken Greenwood, sağda başladığı maçın 20. dakikasından sonra İrfan Can ile yer değiştirip merkeze geçti, İrfan ise sağ kenarda oynadı. Greenwood solda Brown ve Oğuz ile pas alışverişini düzenledi, hızlandırdı, Vedat’ı besledi. Deyim yerindeyse Samsunspor savunmasının sağ tarafını elbirliğiyle çökerttiler.

İlk yarı Fenerbahçe için bu sezonun en iyi performanslarından biriyken ikinci yarı başlama düdüğüyle birlikte İsmail Kartal tekrar fabrika ayarlarına döndü. Greenwood tekrar sağda, İrfan Can merkezde konumlandı. Oğuz Aydın’ın neredeyse tüm sahayı kat ederek attığı o müthiş gol olmasa Fenerbahçe durduk yere krize bile girebilirdi. İsmail hocanın ilk bir saat dolduğunda oyuna müdahalesi enteresandı. Greenwood ile Vedat’ı çıkarıp İsmail Yüksek ile Lukaku’yu aldı, İrfan Can’ı yeniden sağa attı. Greenwood, Fenerbahçe’nin oyun planını kendi elleriyle yazıyor. Çizgiden içeriye geldiğinde tüm takım çok daha etkili oluyor, sola yaklaştığında Brown ile Oğuz’u hücumda rahatlatıyor. Tüm takımın ufkunu açıyor. Bu düzenden ikinci yarıda geri dönüşün sebebi ne acaba? İlk yarıdaki bir futbolcu inisiyatifi miydi yoksa hoca tercihi miydi? (Fanatik)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...