Spor yazarları Fenerbahçe'nin Lyon zaferi için ne dedi? | "Avrupa'nın dokuz harikasından biri!"
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Fenerbahçe'nun UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında Fransız ekibi Lyon'u deplasmanda 2-1 yenerek adını lig aşamasına yazdırdığı karşılaşmayı değerlendirdi.

Son 5 Haber

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne kaldı! Rıdvan Dilmen başarının mimarını açıkladı

Galatasaray'a Leao'dan kötü haber! Aston Villa teklif yükseltti, flört başladı

Mason Greenwood: "Bunun dışında başka ne söyleyebilirim?"

Guendouzi, Skriniar ve Kante'nin sarı kartları sıfırlandı! İşte Şampiyonlar Ligi kuralı

İsmail Kartal: "Kim gerçek Fenerbahçeli, kim değil, isim isim vereceğim!"
- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off turunda 1-1'in rövanşında deplasmanda Olimpik Lyon'u 2-1 yenen Fenerbahçe, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonuna katılmaya hak kazandı.
F.Bahçe maçı ilk yarıda kopardı
Groupama Stadı'nda oynanan karşılaşmaya etkili başlayan Fenerbahçe, üst üste önemli poziyonlar üretti. 20. dakikada Oğuz Aydın ile bir topu direkten dönen sarı-lacivertliler, 24. dakikada Vedat Muric'in golüyle öne geçti. Ataklarını sürdüren Fenerbahçe, 28. dakikada Archie Brown'un golüyle farkı 2'ye çıkardı. Kalan bölümde oyun kontrolünü elinde tutan sarı-lacivertliler, ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı.
Karşılaşmanın ikinci yarısında savunma güvenliğini önde tutan Fenerbahçe, 61. dakikada Fofana'nın golüne engel olamadı. Kalan bölümde oyunun kontrolünü elinde tutan sarı-lacivertliler, sahadan 2-1 galip ayrıldı.
18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde
Fenerbahçe, Olimpik Lyon'u eleyerek 2008-2009 sezonundan bu yana devam eden Şampiyonlar Ligi hasretine son verdi.
Sarı-lacivertliler, son olarak 10 Aralık 2008'de Dinamo Kiev karşısında Şampiyonlar Ligi'nde sahaya çıkmıştı.
Fenerbahçe, 18 yıl aranın ardından Avrupa'nın en prestijli kulüp organizasyonunun lig aşamasında yer almaya hak kazandı.
Spor yazarları ne dedi?
Spor yazarları, Lyon - Fenerbahçe karşılaşmasını köşe yazılarında şöyle değerlendirdi:
Uğur Meleke: Avrupa'nın dokuz harikasından biri!
Tabii ki Türkiye Ligi ikincisi Fenerbahçe’nin “şampiyon olmayanlar rotası”nda üç ön eleme turu oynayarak, üstelik play-offta Devler Ligi’nin en deneyimli markalarından Lyon’u geçerek bu seviyeye ulaşması çok büyük bir başarı. Şampiyonlar Ligi’nde daha önce tam 13 kez gruplardan çıkan, iki yarı final, iki çeyrek final oynayan dev Lyon’u Fransa’da yenerek saf dışı bırakmak müthiş iş. Bu 180 dakikada şahane mücadele eden sporculara ve liderleri İsmail Kartal’a gönülden tebrikler.
Eşleşmenin ilk ayağında Asensio’yu ilk 11’de kullanmadığı için İsmail Kartal’ı çok eleştirmiştim. Ki bence Asensio’yu Lyon ilk ayağında kullanıp, Konya maçında dinlendirmek daha doğru olurdu. Neyse ki bu detayların hiç bir önemi kalmadı. İsmail Kartal, Lyon deplasmanından tarihi bir Devler Ligi bileti çıkararak bence kariyerinin en başarılı gününe imza attı. Umarım bu başarıyı lig aşamasında daha da yukarılara taşır.
Tabii ki Fenerbahçe’nin dün gece kazandığı tarihi zaferin en özel iki ismine, Vedat Muriqi ve Oğuz Aydın’a ayrı parantezler açmak lazım
Muriqi zaten hafta sonunda da ne kadar iştahlı ve istekli olduğunu göstermişti. Sadece en uçta değil, ikinci-üçüncü bölge bağlantısında da müthiş rol oynuyor. Fenerbahçe’nin hem en iyi orta saha oyuncusu, hem de en iyi forvetiydi dün. Sanki formasında Muriqi yazan Dzeko vardı sahada. Tabii ki daha genç ve dinamik haliyle. Ama aynı çaba ve mantaliteyle.
Gecenin bir diğer kahramanı da Oğuz Aydın’dı. Fenerbahçe’nin neredeyse her akınında başroldeydi, bir ara sol kanadı Brown’la birlikte otobana çevirdi. Geçen sezon Nottingham rövanşında da süper oynamıştı Oğuz. Etkili atmosferlerde dizleri titremeyen özel bir oyuncu gerçekten. (Hürriyet)

Mert Aydın: Ne mutlu bize
İsmail Hoca, kendini anlatırken hep 99 puanı anlatıyor. Kendi içinde önemli ama yazıyla sıfır kupa getiren 99 puan...
İsmail Kartal’ın bundan sonra anlatması gereken Lyon maçı... 2009’dan bu yana gidilemeyen Şampiyonlar Ligi’ne Fenerbahçe’yi soktuğu Lyon deplasmanı. Hem para hem prestij kazandıran Lyon karşılaşması...
Ederson’u anlatıyoruz ayakları müthiş diye. Al sana kolları da, elleri de müthiş. Büyük kalecilik hikayesi yazdı Lyon’da. Unutulmaz bir hikaye. Lyon panteri oldu.
Oğuz Aydın’ı gözden çıkaranlar, kadro dışı listelerine yazanlar vardı. Lyon deplasmanının ilk yarısında öyle bir oynadı ki! Sadece Vedat’a yaptığı orta değil, aynı zamanda rakibin sağ kanadını çökertişi de müthişti. Onu kadro dışı listelerine alanlar kadro dışı.
Mason Greenwood, gençliğinde yaptıklarının cezasını çekti. Premier Lig cezayı sürdürüyor. İyi ki de sürdürüyor. Yoksa bu büyük yeteneği anca 35 yaşında görürdük. İlk golde Oğuz’a attığı ters top, Brown’ın kafa golündeki ortası ve rakibi çaresiz bırakan zekası bambaşkaydı.
Kante’nin, Guendouzi’nin enerjileri, Vedat’ın bir santrforun nasıl olması gerektiğini gösterişi, Ake’nin uzun topları. Her oyuncu katkı yaptı. Hatalar da oldu ama şu gecenin hatırına susalım.
Fenerbahçe özlediği yerde. 8 dev maç... Türk futbolu iki takımla Şampiyonlar Ligi’nde. Ne mutlu bize. (Milliyet)
Halil Özer: Direniş öyküsü
Fransa’da inanılmaz bir gece yaşadık. Bir başkaldırı izledik. Ama sürpriz değil planlanmış bir başkaldırı...
Yani dün Fenerbahçe adına devasa bir direniş öyküsü izledik. Ve Fenerbahçe, Devler Ligini olağanüstü futbolu ile sonuna kadar hak etti.
İlk yarıdaki Fenerbahçe, uzun yıllar izlemediğim bir takım görüntüsündeydi. Muazzam oynadılar. Muazzamın yerine başka ne kelime kullanılır bilmiyorum.
Takımın yayılması, baskısı, savunmadaki anlayış, mücadele hepsi vardı. Lyon’u öyle aciz durumlarda bıraktılar ki, adamlar ne oynayacaklarını, nasıl oynayacaklarını şaşırdılar.
Ama tabii sahada öyle bir futbolcu var ki, bu adam bu ülkeye nasıl geldi akıl alır gibi değil: Greenwood... İlk golden önce Oğuz’a ters taraftan öyle bir pas attı ki bu pas ne fizik ne kimya ne geometri ile açıklanabilir. İnanılmaz bir pas. Bu pasın sonrasının hakkı gol olmalıydı ve oldu.
Maçın 2. yarısında korkunç bir mücadele vardı. Fenerbahçe yine iyi başladı. Ama çok gol kaçırdık.
Hele Oğuz’un kaçırdığı bir gol var ki inanılır gibi değil. Neresiyle vursa gol olacak bir top. Üstelik topa da iyi vuran adam ama o dışarı attı.
Bu kaçan golden sonra Lyon’un gereksiz golü geldi. İşte o dakikadan sonra Fenerbahçe için bir ölüm-kalım mücadelesi başladı. Herkes 3-4 kişilik oynadı. Herkes neredeyse son nefesini veriyordu.
Savunma, başta Ederson ile buram buram tecrübe Skriniar ile Ake, kanat bekleri ve tabii ki Guendouzi ile Kante. Arkadaş bu adamlar nedir? Böyle bir ciğer nasıl olabilir? Bir tecrübe sahaya nasıl bu kadar yansıtılabilir? Gerçekten bu ikili olağanüstü bir gün geçirdi.
Sonuç olarak maçın hakkı Fenerbahçe’nindi. Böyle bir mücadelenin ödülü Şampiyonlar Ligi olmalıydı. Oldu. Tebrikler Fenerbahçe.
Ama tabii İsmail hocanın hakkını da vermeliyiz. Maça iyi hazırlanmış ve rakibi iyi çözmüştü. Yine ben dahil herkesi mat etti. O yüzden koskocaman tebrikler hocam. Hep böyle kal. (Milliyet)

Ömer Üründül: Takım oynadı zafere ulaştı
Fenerbahçe dün gece deplasmanda tarihi bir galibiyet alarak 18 yıllık hasreti giderdi. İlk yarı taktik olarak ve oyunun kontrolü olarak her şey Fenerbahçe'nin lehineydi.
Rakibe etkili atak ve hücum şansı vermediler. Gecenin en başarılı isimlerinden Oğuz Aydın ve arkadan yine çok iyi oynayan Brown'ın destekleriyle sol kulvar çok iyi çalıştı. Üst üste iki gol geldi. Bu çok büyük bir avantajdı. Zaten rakip de kendini bir türlü toparlayamıyordu. İkinci devre çok kritikti. Fenerbahçe yine dengeli başladı. Bilhassa Oğuz'la da çok net bir üçüncü gol fırsatı kaçtı. Sonrasında Lyon'un golü geldi. İki farklı öndeyken bilhassa zorlu deplasmanlarda bir gol yemek rakibi ateşliyor, seni de zora sokuyor. Neyse ki onların ağlara giden bir vuruşu kıl payı auta takıldı. Sonrada hakemin hatasıyla attıkları gol VAR'dan döndü.
Bu maçtaki en büyük şans bana göre uzatma bölümünde rakibin maçın en net pozisyonunu kaçırmasıydı. Şimdi gelelim genel gözlemlerime; Oğuz'un en büyük özelliği top tutabilen bir kanat forveti olması. İşte Kerem Aktürkoğlu'nun en büyük eksikliği burada. Vedat Muriqi tam hazır olmamasına rağmen müthiş bir mücadele sergiledi. Kritik golün dışında da oynadığı sürede hep oyunun içinde vardı.
Kante ve Guendouzi alışılmış biçimde iyi görev yaptılar. Bana göre İsmail Kartal'ın devre arasında İsmail Yüksek- Talisca değişikliğini yapması gerekirdi. Bir önemli konu da her zaman vurguluyorum, bir takım hiçbir zamanbir futbolcuya endeksli olmaz. İşte herkesin göklere çıkardığı Asensio oynamadı ama takım oynadı ve zafere ulaştı. (Sabah)
Bülent Timurlenk: Kalite emekle birleşince
Lyon tribünleri karşılarında Şampiyonlar Ligi bileti için sadece Fenerbahçe'yi değil, Olympique derbisinde Marsilya ile karşılarına çıkmış Guendouzi ve Greenwood'u da bulunca bir de ülkenin büyük ustası Kante olunca tedirgin ama oyuna etki eden bir destekle başladılar.
Talisca-Vedat'lı oyunu 4-4-2 olarak okumakl azım ki, buna sebep olan Talisca'nın tembelliği. Takım onu 1 saat sırtında taşırken Fenerbahçe iki kanattaki adamlarıyla Lyon'u imha etti. Konya maçının ikinci yarısında kalesinde devleşen Ederson, bu formunu dün akşam da devam ettirirken attığı uzun isabetli topların da altını çizmek lazım.
Fenerbahçe, Lyon'dan çok daha kaliteli ve tecrübeli bir takım. Tek soru işareti 2-0'ın ardından ikinci yarıda enerjiyi son düdüğe kadar yayıp yayamayacaklarıydı. Kaliteyi emekle birleştirdiğinizde işte bu oyun çıkıyor ortaya. İsmail, oyuna büyük zenginlik getirdi. Top taşıdı, istasyon oldu. Onun varlığı son yarım saati kısmen kolaylaştırdı. Vedat'ın gerek goldeki kafa vuruşu ve dönen topu takibi gerekse rakip alanda yaptığı pres ve takım arkadaşlarına istasyon olması alkışlık. Elbette Greenwood tek başına bir cümleyi hak ediyor. Onun estetiği, oyun zekası Fenerbahçe'nin oyun çıtasını yükseltti.
Kerem ve Asensio yoktu ama oynamayı hayal eden futbolcular için böylesine final gibi maçlar paha biçilmezdir. Oğuz Aydın, sessiz bir adam ancak Kerem ile karşılaştırdığımızda daha çok dengeli, kontrollü, iki ayağını yere sağlam basan bir profil. İsmail Kartal için Şampiyonlar Ligi bileti büyük adım. Bu sonuç Samsun deplasmanı ve Beşiktaş derbisi için de itici güç olacaktır. (Sabah)
Serkan Akcan: Harika işler
Lyon deplasmanında Fenerbahçe bu sezonun en akıcı, en iyi ilk yarısını oynadı. İsmail Kartal, Kadıköy’deki 11’i Kerem hariç sahaya sürdü, Lyon ve Konya maçlarında şans verdiği Nene’yi değil Oğuz Aydın’ı kullandı. Oğuz maç eksiğine rağmen beklentinin çok üstünde bir maç başlangıcına imza atarak Fenerbahçe’nin 2-0’ı yakalamasında büyük rol oynadı. Sol forvette topu iç koridora çektiğinde sağ ayağıyla şuta çıktı, çizgiye indiğinde topu doğru noktalara çıkardı. Vedat Muriç’in golünü hazırladı, Fenerbahçe kariyerindeki en iyi 45 dakikalarından biri oynadı. Muriç çok iyi niyetli, güçlü ve fedakar bir santrfor modeli. Oyunu çok derinde oynuyor, orta sahaya kadar devrilerek kurulum aşamasında hücumu yönlendiriyor. Attığı golü çok hak etmişti. Archie Brown maça iyi başlamasa da devamında fiziğiyle ayakta kaldı. Üstüne bir de Grenwood’un kornerinde kafayla golü bulunca maçın senaryosunu değiştirdi. İsmail hoca ikinci yarının başında gelecek baskıyı hesap edip geri koşmayan, önde top tutamayan Talisca’yı İsmail ile çok daha erken değiştirmeliydi.
Değişim dakikaları geciktikçe Lyon cesaretlendi, baskısını artırdı Fofana ile golü de buldu. Lyon’un hocası Fonseca, kendi sağ koridorunu tamamen değiştirip oyunun inisiyatifini eline almak için hamlesini yaptıktan sonra İsmail girdi. Fenerbahçe, belki oyun gücüyle değil ama oyuncu gücüyle 17 sezon aradan sonra Şampiyonlar Ligi gruplarına kaldı. Buna hem Fenerbahçe’nin hem ülke futbolunun çok ihtiyacı vardı. Şimdi iyi bir fikstür şansıyla grup aşaması. 8 Eylül’de başlayacak grup maçlarına kadar bu kadronun oyun ezberini yüzde yüz geliştirmesi beklenemez ama eylül sonundaki milli maç arasından dönüşten sonra taşlar yerine oturur, hedefler güncellenir. (Fanatik)

Tunç Kayacı: Rüyalar gerçek oldu
Fenerbahçe, dün gece sanki Kadıköy’de oynuyormuş gibiydi. Sarı-Lacivertli ekipte ilk yarıda herkes görevini yaptı. Lyon’un kafa toplarındaki zaafını 2 şık golle değerlendirdik. İsmail Kartal deplasmanda nasıl oynanır dersi verdi. Aslında maç öncesi herkesin hem fikir olduğu 11’in aksine Kartal, Oğuz ve Talisca’yı oynatarak, takımına oyuncularına ne kadar güvendiğini gösterdi. Özellikle Oğuz tercihinde genç futbolcu hocasını mahçup etmedi. Archie Brown performansıyla kariyer maçı oynarken, bir de kafa golüne imza attı. Açıkcası rakip genç kompakt bir ekip, Fenerbahçe ise yaş ortalaması yüksek ama kaliteli ayaklara sahipti. İşte bu denklemde ilk yarıya ağırlığını koyan taraf Fenerbahçe’ydi. İkinci yarıya da çok iyi başladık. Dominant oyunumuz, 60. dakikada yediğimiz gole kadar sürdü. Fofana’nın tek vuruşla attığı gol ister istemez Lyon’u coştururken, momentumu da rakibe verdik.
Yine de tehlikeli toplarla özellikle Ederson’un kaleden attığı harika uzun toplarla çok etkiliydik. Çoğunda Vedat güçlü fiziğiyle indirip, arkadaşlarına servisler yaptı. Aslında 2-0 yenik durumda olan Lyon’un bu reaksiyonu göstermesi normaldi. Ancak Fenerbahçe hiç panik yapmazken kısa sürede oyunda dengeyi kurdu. İsmail Kartal, doğru hamleler yaptı ve Fenerbahçe oyundan düşmedi. Gecenin özeti, Play-Off maçıydı ama gerçekten bir Şampiyonlar Ligi maçı gibi oynadık ve bileğimizin hakkıyla 18 yıl sonra devler arenasına merhaba dedik. (Fanatik)