Spor yazarlarından Beşiktaş - Hradec Kralove maçı değerlendirmesi
Editör: Özgür Koç
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş, Hradec Kralove'yi 1-0'ın rövanşında yine aynı skorla mağlup ederek play-off turuna kaldığı karşılaşmayı değerlendirdi.

Son 5 Haber

Premier Lig şampiyonu satışa çıktı! İşte istenen bedel

Fenerbahçe - Konyaspor maçı TFF'ye gidiyor: Oynanmasın

Galatasaray, transfer gündemindeki Gabriel Martinelli'nin alternatifini buldu

Memphis Depay, Süper Lig devine haber yolladı: "Forma giymeye hazırım"

Hull City'ye kötü haber! Yeni transfer ameliyat oldu
- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu rövanşında konuk ettiği Çekya ekibi Hradec Kralove'yi 1-0 yendi.
Türk temsilcisi, 1-0'ın rövanşında rakibini yine aynı skorla yenerek adını play-off turuna yazdırdı.
Galibiyet golü Cerny'den geldi
Siyah beyazlılara Hradec Kralove karşısında galibiyeti getiren golü 40. dakikada Çekyalı yıldızı Vaclav Cerny'i kaydetti.
Spor yazarlarından maç değerlendirmesi
Spor yazarları, Beşiktaş - Hradec Kralove karşılaşmasını şöyle değerlendirdi:
Güntekin Onay: Oyun güçlü, skor kısır!
Beşiktaş'ın 2 maçı da kazanarak gol yemeden turu geçmesi sevindirici ancak doğal sonuç. Dün 90 dakikanın başından son 5-10 dakikalık bölüme kadar siyah beyazlılar sahanın mutlak hakimiydi. Sahayı iyi parselleyen, disiplinli ve enerjik oynayqn Beşiktaş, gerek ön alanda gerekse de 2’nci bölgede rakibine çok doğru ve etkili baskı yaparak hiç çıkartmadı. Rakip ceza sahasına kadar seri ve son derece etkili gelen Beşiktaş, çok fazla gollük fırsat yakalasa da tek golü Olaitan’ın şık ara pası ve Cerny’nin geçiş hücumundaki golüyle buldu. Bu gol sadece maç kazandıran bir gol değil Beşiktaş açısından.
Olaitan son 2 maçtır harika oynuyor 2 maçta da gollerin hazırlayıcısı oldu. Cerny de çok eleştiriliyor ama dün harika bir koşuyla topu sol ayağından sağ ayağına vuruş için hazırlaması usta işiydi.
Dün Beşiktaş’ın bu kadar güçlü oyuna rağmen sadece 1-0 kazanması aslında Güney Koreli Oh’un yetersizliğinden kaynaklanıyor. Üst seviye bir santrforu sadece istatistikler ile değerlendirenler futboldan anlamayanlardır. Üst düzey santrfor takımı öne taşır, orada topu tutar, kanat ve orta saha oyuncularıyla güçlü bir bağ kurmalıdır. Top ile az temas edip hızlı düşünür, çabuk oynar. Bu yüzden üst düzey santrforların ilk dokunuşları çok özel olmak zorundadır. Çünkü topla 2’nci kez oynama şansını bu seviyede asla bulamayacaktır.
İlk dokunuş, kontrol, tek pas, bitirici tek vuruş. Koreli Oh’ta bunlar çok eksik. İyi niyetli, çalışkan ve zaman zaman sürpriz şutları var ancak Beşiktaş’ın seviyesini yükseltecek düzeyde bir santrfor asla değildi. Vlahovic ise tam anlamıyla komple bir santrfor. Yüksek toplardaki etkinliği, harika bir sol ayağı, bitiriciliği ve fizik gücü ile 26 yaşında en üst seviye bir santrfor.
Beşiktaş’ın artık en önemli mevkiilerde 2 dünya çapında oyuncusu var ve bence bu doğrudan minimum %20-25 güç artışı demek. Nübel ve Vlahovic çok şey fark ettirecek. Trossard ise özellikle iç sahada kapanan takımlara karşı problemleri rahatlıkla çözebilecek bir oyuncu. Beşiktaş’ın harika bir hocası ve güçlü bir kadrosu var. Siyah beyazlılar Kauno’yu da geçip Avrupa Ligi biletini alacaktır. (Hürriyet)

Bilal Meşe: Kartal söktü aldı
Bu oyunda hiçbir skorun garantisi yoktur! Kaldı ki İnönü Stadı’nda ne skorlar gördü bu gözler! Valeranga ‘faciası’ hala hafızalarda kazılı... Beşiktaş, ilk maçta avantajı kaptı, ne var ki tur için yeterli miydi, asla? Artı Hradec Kralove öyle sanıldığı gibi kolay lokma değildi. Yani rehavete kapıldığınız anda, hayal kırıklığına yelken açma olasılığınız yüksekti! Kralove fizik gücü ve geçişleriyle tehlikeli bir takım ancak Kartal bizi mahçup etmedi, turu söküp aldı.
İtalyan hoca bana Gordon Milne’yi anımsatıyor. İngiliz hoca da sakatlık olmadığı sürece ideal onbiri hiç bozmazdı, üç yıl üst üstte şampiyonluk geldi. Gördük ki, İtaliano da bu kafada... Bence de sabaha kadar haklı .Örneğin, Outtara cezalı, yerine Rıdvan’ı zorunluluktan onbirde sahaya sürdü.
Valla abartmıyorum, Beşiktaş’ı ilk yarıda daha istekli ve iştahlı buldum. Oyunun kontrolünü elinde tuttu ve rakibe fazla alan bırakmazken, rakibin hızlı geçişlere de vize vermedi.
İlhan, Murillo ilk dakikalarda yakaladıkları fırsatları golle taçlandıramadılar. Ancak Kartal’ın kaptanı var, 26’de Cerny’nin asistine Orkun soluyla nefis vurdu, top direkte patladı. Bu oyunda bir hata yap, vay haline, hemen tribünlerde homurdanmalar başlar! Bakın, Cerny’i beğenir veya beğenmezsiniz, benim penceremden gol attığı için övmüyorum, tam bir görev adamı. Olaitan’ın asistine nefis vurdu, ilk yarının skorunu belirledi, Kartal’ı rahatlattı.
Kartal, öne geçmesine karşın, baskıyı, presi ve tempoyu elden bırakmazken, İtalyan hoca, 65’de Yasin Özcan, Trossard ve Ndidi hamlelerini yaptı. 74’de Djalo sakatlandı, yerini Agbadou’ya bıraktı.
Kralove risk aldı, almasına da Beşiktaş kalesini rahatsız edecek pozisyonları mumla aradı. Evet, Kartal, yarışta Kralove’yi saf dışı bıraktı, Avrupa uçuşu devam ediyor. Play -Off’ta Litvanya takımlarından Zalgiris ile karşılaşacak. İlk maç 20 Ağustos’ta İstanbul’da, rövanşı ise 27 Ağustos’ta oynanacak. 4-4’te yapan Kartal, kalesini gole kaparken, bu alışkanlığını Zalgiris maçında da sürdürecektir, bende bıraktığı izlenim bu. (Milliyet)
Cem Dizdar: Gerekeni yapıyor
Maçın ilk devresinde top ağırlıklı olarak Beşiktaş’ın kontrolündeydi. Ancak oyun kurulumundaki pas hızı düşüklüğü takımın öne çıkışını yavaşlatıyordu da. Dolayısıyla maçtaki gol beklentisi daha çok rakibin hatalarına bağlı ilerledi. Gol beklentisi ve heyecan yaratan pozisyonların çoğu rakibin pas hataları kaynaklıydı. Hatta gol bile… Kralove gol ararken Rıdvan Yılmaz’a çarpıp, seken top önce Beşiktaş’ın sol bek mevkiisinden Orkun, Oh bağıyla orta sahadaki Olaitan’a ulaştı.
Onun gönderdiği derin pas ile de Vaclav Cerny, koca yarı sahayı tek başına kat edip golü attı. Golün de getirdiği rahatlıkla olsa gerek ikinci yarıya da iyi başlayan taraf ev sahibiydi. Topu daha rahat gezdirirken ‘Gol beklentisi’ yaratamadılar ama kalesinde de tehlike görmedi. Yani paslarla fırsat kollarken, pasları ağırlıklı olarak savunma için kullandılar. Yasin, Ndidi ve Trossard’ın 65. dakikada oyuna dahil olmasının ardından oyunun çehresi değişir gibi oldu.
Pas hızı ve verimliliği artarken baskı da gözle görülür biçimde yükseldi. Ne var ki, o ana kadar Beşiktaş’ın iyilerinden Tiago Djalo’nun 72’de sakatlanıp çıkması tempoyu yeniden düşürdü. O ara Kralove de fırsatlar bulmadı değil ama topu ya dışarı vurdular ya Alexander Nübel çıkardı. Resmi maçlarda gol yemeyen Beşiktaş yine gol yemeden bir maçı daha tamamlamış oldu. Sezon başı antrenmanlarının yoğunluğu henüz verime dönüşmemiş durumda. İlerleyen haftalarda zorluk derecesi daha yüksek maçlar oynadıkça Beşiktaş’ın problem çözümlerine dair daha çok veri toplayacağız. Şimdilik çok gösterişli oynamasa da yapması gerekeni yapıyor ve Avrupa’da oynamayı da kazanarak adım adım ilerliyor. (Fanatik)

Fatih Doğan: "Beşiktaş artık favori"
Beşiktaş, Kralove'yi eleyerek bir turdan daha fazlasını kazandı: Güven... Ortada ilginç ve altı çizilmesi gereken önemli bir istatistik var. Dört maç, dört galibiyet ve kalesini gole kapatması… Bu turun asıl değeri skordan çok, Beşiktaş'ın oyun karakterinin şekillenmesi. Midtjylland karşısında iki maçta alınan galibiyetlerin ardından Kralove karşısında da 4 maçta 4 galibiyet ve sıfır gol… İtaliano'nun takımı henüz hücumda kusursuz değil ama savunmada ne yaptığını biliyor. Nübel güven veriyor, Djalo-Emirhan ikilisi sağlam duruyor, Orkun ve Salih merkezde oyunun dengesini kuruyor.Şimdi sıra bu savunma disiplinine hücum kalitesini eklemekte.
Trossard bunun önemli parçalarından biri olacak. Cerny ise şimdiden 'Ben de buradayım' dedi. Vlahovic oynamak için heyecanlanıyor. Cerny için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çek oyuncu, kendi ülkesinin takımına karşı bu kez sorumluluk aldı. Golü kadar savunma arkasına yaptığı koşu ve doğru zamanda hızlanması önemliydi. Trossard tam olarak hazır olduğunda Beşiktaş'ın hücumdaki seçenekleri ve özellikle son bölgede üretkenliği artacak. Cerny'nin formu ile Trossard'ın kalitesi birleştiğinde kanatlarda ciddi bir rekabet doğacak.
Beşiktaş şimdi Kauno Zalgiris ile play-off oynayacak. Her maç zor ama Avrupa'da garanti diye bir şey yok ama artık favori Beşiktaş. (Sabah)

Murat Özbostan: Forma İlhan Fakılı’ya hiç ağır gelmiyor!
eşiktaş, Kralove karşısında ilk maçta attığı golün üzerine yatmayı tercih etmedi. Tam tersine, kontrollü ama cesur bir oyunla rakibinin üzerine giderek yine kazanmak istedi. Pozisyonlar da buldu. Biraz daha kaliteli son vuruşlar yapabilseydi, maç çok daha erken kopabilirdi. Beşiktaş'ın temel meselesi tam da burada: Gol vuruşundaki kalite. Oyun var, hücum organizasyonu var, kanatlar çalışıyor. Fakat son dokunuşta hâlâ biraz daha kalite gerekiyor. Bu oyunun merkezinde yine Orkun Kökçü vardı. Neredeyse bütün atakların başlangıç noktasıydı. Top önce onun ayağından çıktı, oyunun yönünü o belirledi. Birde kenarda maçı izleyen değil, adeta oyunun içindeki 12. adam gibi yaşayan İtalyan bir teknik adam vardı: İtaliano. Her pozisyona müdahil, her hamleyi takip eden bir teknik adam görüntüsü verdi. Beşiktaş'ın saha kenarında da enerjisi yüksekti yani. İlhan Fakılı.. En beğendiğim tarafı şu: Forma ona ağır gelmiyor. Büyük takımda genç oyuncular bazen top ayağına geldiğinde panik yapar. İlhan'da o çekingenlik pek görünmüyor. Kanatta topu aldığında rakibe gitmeye, pozisyon üretmeye çalışıyor. Bir de yaşının (20) getirdiği enerjiyi doğru kullanıyor. Sürekli hareketli olması Beşiktaş'ın kanat hücumlarını canlı tutuyor. Gelelim Cerny'ye... Taraftarın ona bakışı çok sıcak değil. Ancak öyle bir anda golünü attı ki, tribünlerdeki ıslıkların yerini alkışlar almaya başladı. Bazen bir futbolcunun ihtiyacı olan şey tam da budur: Bir gol, biraz öz güven ve taraftarın desteği. Beşiktaş'ın sağ ön bölgeye transfer yapmak istediğini biliyoruz. Ama Cerny'de hâlâ ciddi bir futbolcu olduğunu gösteren özellikler var. Bu nedenle o mevkiye mutlaka flaş bir transfer yapılması gerektiği konusunda o kadar emin değilim. Özetle; lig başlamadan önce bile tribünlerde başka bir beklenti oluştu. Bu kez Beşiktaş, "Ben yarışın içinde olacağım" diyebilecek bir takım görüntüsü veriyor. Şimdilik eksik olan tek şey, bulduğu pozisyonları daha yüksek kaliteyle gole çevirmek. O da gelirse, bu Beşiktaş'ı ligde çok daha ciddi konuşuruz. (Sabah)
