Ajansspor

Spor yazarlarından Galatasaray yorumu: "İşine bakıyor"

Editör: İsa Kethüda

Son Güncelleme /

Galatasaray, Süper Lig'de Başakşehir'i yenerek Fenerbahçe ile puan farkını 7'ye çıkardı. Spor yazarları, Sarı-Kırmızılılar'ın performansını değerlendirdi.

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 6 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

AJANSSPOR HABER

Trendyol Süper Lig'in 26'ıncı haftasında Galatasaray, Başakşehir ile karşı karşıya geldi. Sarı-Kırmızılılar, şampiyonluk yarışındaki rakibi Fenerbahçe'nin 3 puan kaybettiği haftada Başakşehir engelini 3-0 kazanarak aştı. Böylece yarıştaki puan farkı 7'ye çıktı. Spor yazarları, Süper Lig'deki şampiyonluk mücadelesini ve Sarı-Kırmızılılar'ın performansını değerlendirdi.

"Galatasaray işine bakıyor"

Bülent Timurlenk (Sabah): Juventus'u, Liverpool'u devirmek Everest'in zirvesine çıkmak gibi. Zirvede oksijen az, yol zorlu ve bir de elbette her çıkışın bir inişi var gerçeği. Okan Buruk, Başakşehir maçının ne kadar zorlu olduğunu minimum rotasyonla takımına işaret ederken Abdülkerim'in yokluğunda bu kez farklı bir tercihe gitti. Sol stoperde rahat etmeyen Davinson yerinde, sağ stoperde ve sol stoperde Singo... Ne yorgunluk ne Liverpool rövanşını düşünmek... Hiçbiri Galatasaray'ın ilk yarıda tabelayı değiştirememesinin sebebi değildi. 1- Yunus orta sahanın üçüncü adamı olarak ortada yoktu. 2- Torreira, Sara ile oynadığında geride karşılayan olduğu atak organizasyonlarında maestro olacak noktalara uzaktı. İki sol beki sakat ve cezalı olan Başakşehir karşısında başta Barış olmak üzere sağ kanadın hücum performansı maçın kilidiydi. Öyle de oldu. Ebosele her iki yarıda gördüğü sarı kartlarla 56'da soyunma odasına giderken onun yaptığı faulden doğan serbest vuruşa arka direkte Singo, Uzakdoğu stili vurduğunda Başakşehir'in uzun farları kesildi ve sağ şeride çektiler takım aracını... Osimhen'in maç seçmeden süren müthiş futbol aşkı ikinci yarıda ilk yarının kayıp adamı Yunus'un sahne almasıyla birleşince Galatasaray rahat bir oyunla farka koştu. Yunus'un iki asisti, Osimhen ve Nhaga'nın golleri... Liverpool maçının temposunun ardından kazanılan 40 ikili mücadele, 6 pas arası, 19 hücum, 31 ceza sahası içinde topla buluşma, Osimhen'in direkten dönen nefis volesi ve 3 gol... Galatasaray işine bakıyor. Herkes işine bakmalı. Bakmayan da aynaya bakıp kendine şaşmalı... "Asla yalnız yürümeyeceksin" diyenlerin evine "Asla yalnız yürümeyen" bir takım gidiyor Salı günü...

"İkinci sarı kart yanlıştı"

Erman Toroğlu (Sözcü): İlk yarı 0-0 bitti. Zaten oynanan oyun da aynen skor gibiydi. Başakşehir kontrollü oynadı, Galatasaray daha da kontrollü oynadı ve beraberlik geldi.

İkinci yarı bir 15 dakika Galatasaray gaza bastı ve 2-0'ı yakaladı. Bu arada Başakşehir’in 10 kişi kalması da skora tesir etti. Bence ikinci sarı kart yanlıştı. Aynı olayın hemen hemen benzerini ikinci yarı Sallai yaptı, onda kart yok. Ekranı ikiye bölün, iki görüntüyü yan yana getirin ne demek istediğim anlaşılır.

Yalnız şu var: Galatasaray biraz futbol oynayıp, biraz da tempo yaptığı zaman Türkiye'de her takımı yenecek gözüküyor.

"Galatasaray, galiba işi bitirdi"

Ahmet Çakar (Sabah): Galatasaray, galiba işi bitirdi. En yakın rakibiyle puan farkı 7. Her ne kadar ikisiyle de maçı olsa bile bazı oyuncular, ligin çok üzerinde. Örneğin Osimhen, sadece gol atmıyor, sadece jeneriklik vuruşlar yapmıyor, takıma liderlik de yapıyor. İlk yarıda her ne kadar G.Saray pozisyon bulsa da dengeli bir oyun vardı. Başakşehir, oynamaya çalıştı. Bazen de pozisyona girdiler ama ikinci yarı korkunç bir G.Saray izledik. Başakşehir ligin iyi takımlarından biri ama özellikle ikinci yarı tam anlamıyla sürklase oldular.

"Osimhen'in volesi gecenin en güzel hareketiydi"

Levent Tüzemen (Fotomaç): Final haftalarına gelinirken Galatasaray için iyi oyundan çok skor üstünlüğünü ele geçirmek ön planda olacaktı. Çünkü yoğun bir maç trafiği var. Bu yüzden Okan Buruk, elindeki geniş kadroyu gözeterek cezalılarını da düşünerek Başakşehir'e karşı rotasyonlu kadro ile çıktı. Lemina, Jakobs dinlenmedeydi. Zaten Sane ile Abdülkerim de cezalıydı. Singo'yu görünce aklıma ama şu geldi. 70 gün süren sakatlık yaşamasaydı. Avrupa ve lig kulvarında Galatasaray'a hizmet etseydi. Sonuçlar çok daha farklı olur, Galatasaray ligde de puan tablosunda çok daha büyük farka ulaşırdı. Singo, güçlü fiziği, sprinter yapısı kafa ve ayak olarak topa vurma becerisi olan futbolcu. Başakşehir'e karşı nefis bir gol attı. Bir kafa vuruşu da direkte patladı. İlk yarıda Galatasaray oyunu sadece Barış'ın bölgesinden planlamıştı. Çünkü Lang görünürlerde yoktu. Bu yüzden Osimhen 5 kez topla buluşabildi. Nijeryalı yıldız hiç etkili pas alamadı. Lemina'nın yokluğunda orta alanı Sara, organize etmeye çalışınca yeterince hücuma katılamadı. Bu durumda Galatasaray pozisyon üretmekte zorladı. Başakşehir'de Yusuf Sarı ve Shomurodov, Galatasaray kalesine hep tehdit oldu. Barış'a çarpan hayır etmiyor. Nuri Şahin, Barış'ı durdurmak için Ebosele'yi kullandı. Ama iki sarı kart görerek oyundan atıldı. Rakibin 10 kişi kalması Galatasaray'a galibiyet yolunu açtı. Maç içinde ön tarafta pas duvarı olamayan Yunus, Osimhen'in attığı gol öncesi yaptığı ortası mükemmeldi. Osimhen'in direkten dönen volesi gecenin en güzel hareketiydi.

"Direkten dönmese yılın golü olabilirdi"

Ercan Taner (Sözcü): Dün akşam Liverpool maçının yorgunluğu maça yansıyacak mıydı? Akıllardaki soru buydu. Okan Buruk büyük bir rotasyon tercihi yapmamıştı. Belli ki bu maçı şampiyonluğun anahtarı olarak görüyordu. Haksız da değildi.

Temposu fena olmayan Galatasaray'a karşı Başakşehir'in mücadele gücü ve oyun kalitesi, maça ortak olmak istediklerini gösteriyordu. İlk devre Barış'ın oynadığı sağ kanat iş yaparken, Lang'ın görev yaptığı sol taraf istenileni veremedi. Yunus ilk yarı kayıptı.

Ebosele'nin ikinci sarıdan kırmızı kart görmesi sonrasında Lang'ın kullandığı serbest vuruşa Singo mükemmel vurmuştu. Bir dakikada maç Galatasaray adına olumlu yönde değişmişti.

Osimhen'in inanılmaz bir vuruşu vardı maçta. Topun gelişine havada uçarak nefis bir vuruş yapmıştı. Öyle bir andı ki, top direkten dönmese yılın golü olabilirdi. Osimhen, tam bir gol makinesi olduğunu takımı adına attığı ikinci golle yine kanıtlamıştı. 'Ben moralimi bozmam, golümü atarım' mesajıyla taraftarına koşmuştu yine.

İki farktan sonra Okan Buruk, sıradaki Liverpool maçını düşünmeye başladı. Hemen oyuncu değişikliklerine gitti. Her şey zamanında ve doğru yapılıyordu. Yunus'un asisti ile Nhaga üçüncü golü rahat atıp, maçı bitirmişti. Bu galibiyet ile şampiyonluğa gümbür gümbür koşuyordu Galatasaray.

"Doğru karar"

Deniz Çoban (Fanatik): Batuhan Kolak açısından büyük tartışmaların gölgesinde kalmayan, görece sakin bir müsabaka oldu. Maç boyunca ceza sahası içinde kritik bir kararı gerektirecek pozisyon yaşanmaması Kolak’ın işini kolaylaştırsa da genç hakemin doksan dakika boyunca yüksek konsantrasyonla ve dikkatli bir yönetim sergilediği gözden kaçmadı. Genel hatlarıyla standartların üzerinde, güven veren bir performans ortaya koydu.

Müsabakanın kaderini belirleyen en kritik müdahale, Ebosele’nin kırmızı kartla oyun dışı kaldığı andı. Maçın 28. dakikasında Barış Alper’e yönelik kontrolsüz faulü nedeniyle yerinde bir sarı kart gören Ebosele, 55. dakikada bu kez Sallai’ye benzer bir müdahalede bulununca ikinci sarı karttan ihraç edildi.

Hakem Kolak, her iki pozisyonda da kart tercihlerinde tam isabet sağlayarak disiplinli yönetimini sürdürdü. Maçın genelindeki olumlu tabloya rağmen, kıdemli yardımcı hakem İbrahim Çağlar Uyarcan’ın performansı için aynı şeyleri söylemek güç. Uyarcan, kritik anlardaki hatalı kararlarıyla sahadaki genel yönetim kalitesinin altında kalarak başarısız bir sınav verdi.

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...