Spor yazarlarından Gençlerbirliği-Trabzonspor yorumu: Hakemliği bitti!
Editör: İsa Kethüda
Son Güncelleme /
Spor yazarları, Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında Natura Dünyası Gençlerbirliği ile Trabzonspor arasında oynanan maçı değerlendirdi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
AJANSSPOR-HABER
Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Trabzonspor, deplasmanda Natura Dünyası Gençlerbirliği'ni 2-1 mağlup ederek finalde Konyaspor'un rakibi oldu.
Final 22 Mayıs'ta
Final karşılaşması 22 Mayıs Cuma günü Antalya'da oynanacak.
Spor yazarları, Gençlerbirliği-Trabzonspor karşılaşmasını değerlendirdi.
İskender Günen / Değişiklikler yaradı
Trabzonspor, zor da olsa finale çıkma başarısı gösterdi. Gençlerbirliği ligdeki konumundan dolayı rotasyonlu bir kadroyla sahadaydı. Çok rahat geçmesi beklenen müsabakada zorlukların önde olduğu süreler öne çıktı. Bir maç düşünün… Onuachu gibi bir oyuncunuz varsa, topla buluşturmanız gerekmekte. Ama bu bir türlü gerçekleştirilemedi. Kendi sahasında kalabalık oyun anlayışı olan takıma karşı kenar ataklarının önemi çok büyüktür. Topa sahip olmak önemli ancak ilk yarı iki kenardan da atak girişimleri hiç yok! Özellikle sol kanatta Lovik'in temposu ve pozisyon bilgisi yetersiz görüntü ortaya çıkardı.

Fatih Tekke'den ültimatom: "Bazı futbolcularda düşüş var!"
Orta sahada Oulai ve Bouchouari oyuna ağırlık koyamazken bordo-mavililer, hücum organizasyonlarında ritim problemi yaşadı. İlk 45 dakika şut bile çekemeden bitti. İkinci yarı oyun; final pasları yetersizliği, anlamsız pas hataları, hücumda organizasyonların olmayışı şeklinde sürdü. İlk kez 54. dakikada Muçi ile gelen gol pozisyonu var. Sonrasında ani gelişen Gençlerbirliği atağı, savunmanın yaptığı hata ve rakibin 17 yaşındaki oyuncuyla bulduğu gol… Golden sonra yapılan oyuncu değişikliklerinin ardından ise Gençlerbirliği, kendi sahasında kaldı ve Trabzonspor baskıyı artırdı. Kornerden gelen topta Gençlerbirliği oyuncusunun kendi kalesine attığı golle beraberlik yakalandı. Maçın son dakikalarında Muçi, bu sezonki kritik gollerinden birini kaydederek takımını finale taşıdı. Oynanan oyundan çok, önemli olan final biletini almaktı. (Sabah)
Mustafa Çulcu / Hakemliği bitti
Lig şampiyonluğu kadar değerli olan Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğuna uzanan yarı final maçında inanılır gibi değil ama ilk yarıda topla daha fazla oynayan takım Trabzonspor'du fakat gol beklentisi sıfır. İsabetli şuttan vazgeçtim şutu yok! Trabzonspor, ikinci yarıya daha coşkulu ve istekli girdi. Gençlerbirliği bunu kalabalık savunmayla önledi, hızlı geçişle golü buldu. Fatih hocadan doğru hamleler geldi. Nihayet kornerden gelen yüksek topla beraberliği yakaladı. Çok zorlandığı maçı tecrübesiyle kazandı.

MHK Başkanı, çullulara çulsuzlara takılı kalıp aklı sıra subliminal mesajlarla uğraşacağına işine, evrensel atama prensiplerine odaklansa ve hakemlerin performanslarını takip etse Ali Yılmaz'ın son 2 maçındaki formsuzluğunu görür, bu maça atamazdı! Ama bunun için liyakat lazım. Ali Yılmaz o kadar basit temaslara uydurma fauller çaldı ki oyunu ve tempoyu kesen kendisi oldu. 52'de Nwakaeme'nin aleyhine çaldığı faul sonrası oyuncular gülmeye başladı. Hakemin kapasitesini çözen futbolcular, kararları kendileri vermeye, birbirlerini itip kakmaya, oyunu çirkinleştirmeye başladılar. 90'da Bouchouari ile Furkan mücadelesinde hakem sarı çıkardı, herkes önceden sarısı olan Bouchouari'ye gösterecek diye beklerken - çünkü oyuncuyu işaret etti - yerden kalkmasını bekledi. Oyuncular etrafını sardı, hoopp kart Furkan'a döndü! Hakemlik burada bitti. Demek ki kapasitesi bu kadarmış, üzüldüm! Oysa ilk maçlarında bize iyi bir hakem geliyor diye umut vermişti. Maçta 33 faul çaldı, yarısı faul değil. Bundan sonra hakem için ne söylesem boş… (Sabah)

Romelu Lukaku, Fenerbahçe'ye önerildi
Serkan Akcan / Mucizeye ramak kala
Gençlerbirliği tarihinin en ilginç sezonunu yaşıyor olabilir. Sezona Hüseyin Eroglu ile başladıktan sonra Volkan Demirel‘den Metin Diyadin’e Levent Şahin’den tekrar Volkan Demirel’e son iki haftada ise yeniden Metin Diyadin’e dönen Gençlerbirliği bir yandan Türkiye Kupası’nda final mücadelesi verirken diğer yandan ligde kalmak için canını dişine takmış vaziyette. Metin Diyadin’in Türkiye Kupası yarı final maçında Trabzonspor’a karşı sahaya sürdüğü 11 normal şartlarda herhangi bir antrenörün cesaret edeceği cinsten değildi. Hafta sonu Kasımpaşa’ya karşı sahaya çıkan 11’i dinlendiren Metin hoca ligdeki son maçta da oynayacağı Trabzon deplasmanını düşünerek dün gece kupa yarı finaline gençlerden kurulu bir 11 ile başladı. Hem de ne genç... Golü atan Erk Arda 2008 doğumlu bu sezon ilk kez bir maça ilk 11’de başlıyor ve sol forvette onca tecrübesizliğine rağmen Trabzonspor’un sağ koridorundaki Pina ile Zubkov’a adeta hayatlarının derslerini vermeye yemin etmiş gibiydi. Genç yetenek, Trabzonspor ceza sahasına girerken sağ ayak içi ile öylesine klas bir gol attı ki eğer garip kaçmayacağını bilse kaleci Onana gelip Erk Arda’yı gözlerinden öpecek gibiydi.

Metin hocanın rotasyonu Erk Arda’dan ibaret değildi elbette. Santforda kullandığı 2009 doğumlu Furkan sahanın en genç futbolcusuydu. 2008 doğumlu stoper Yiğit ve tandemindeki 2005’li Arda, Onuachu’ya deyim yerindeyse adım attırmadılar. Gençlerbirliği’nin genç stoper ikilisi 2.01’lik dev santrfora karşı harikalar yarattı. Ta ki genç Arda kornerde Onuachu ile boğuşurken kendi kalesine golü atana kadar. Gençlerbirliği taraftarının hayatına son üç haftada giren 2007 doğumlu orta saha Diabaté ise merkezde sırtı dönük aldığı topları ustaca kullanarak tribünlerin saygısını kazanmayı başardı. Ne var ki Trabzonspor oyunun son bölümünde kalitesine güvendi. Bitime dakikalar kala Muci’nin attığı jeneriklik gol Trabzon’u finale taşırken mucizeyi gerçekleştirmeye çok yaklaşan Gençlerbirliği’ni alkışlarla eve uğurladı. (Fanatik)

Galatasaray'dan Jhon Duran transferine veto
Tunç Kayacı / Çilingir Muçi
Kupada 2. finalisti belirleyecek maçta Gençlerbirliği ve Trabzonspor karşı karşıya geldi. Kafaca ligi bitirmiş puan cetvelinde 3.’lüğü garantilemiş Trabzonspor için bu sezonu kupayla kapatmak başarılı geçen sezonu taçlandırmaktı. Nitekim Beşiktaş ile son maça çıkan kadro bir anlamda bunun mesajıydı. Gençlerbirliği cephesinden bakarsak; ligde kalmak öncelik olmalıydı. Nitekim Metin Diyadin dün gece sahaya öyle bir 11 sürdü ki: Gençlerbirliği’nin ismini tam anlamıyla anlatıyordu.
22 yaş ortalamasında 16-17 yaşlarında gençlerin yanına serpiştirdiği abilerle Metin Diyadin 'Kaybetsem de bu gençleri kazanırım' dedi. Çünkü bu iki takım hafta sonu Trabzon’da sezonun son maçına çıkacak ve Başkent ekibinin alacağı puan veya puanlar kaderini belirleyecekti. Maça gelince; Trabzonspor için çok kolay geçer, ilk yarıda işi bitirir düşüncesi genelde hakimdi. Ancak istatistiklere baktığımızda belki de bu sezon ilk defa Trabzonspor soyunma odasına sıfır gol beklentisi ile gitti. Sanırım Trabzonspor’un bu durağan oyununda rakipten kaynaklanan bir motivasyonsuzluk etkendi diye düşündüm…

İkinci yarıda baskıyla başlayan Trabzonspor gol ararken kalesinde gol gördü. Genç Erk nefis bir ayak içiyle Onana’yı avlarken, konuk ekip adeta şok oldu. Zaten bu golün ardından Fatih Tekke, Galatasaray’ın yaşadığını mı yaşıyorum endişesi ile 3 oyuncu değişikliği birden yapıp yüksek topa döndü. Hem Agusto hem de Umut hamlesiyle Muçi’nin ve Pina’nın ortalarında golü bulmayı amaçladı. Nitekim kornerden skor 1-1'e geldi. Artık maç uzatmaya gidecek derken, sahneye Muçi çıktı, muazzam bir vuruşla kilidi açtı ve Trabzonspor'u finale taşıdı. (Fanatik)
Olcay Çakır / ‘’Sezonun özeti gibi!‘’
Geriye düşebilirsin, oyunun kilitlenebilir ve pas yolların kapanabilir... Ama büyük takımlar işte tam o anda kim olduklarını hatırlarlar. Trabzonspor dün gece tam olarak bunu yaptı. Ön tarafta aldığı risklerle, sabırla beklediği anı doğru yerde patlatarak finale adını yazdırdı. Bu sezonun özeti bir maç daha oynandı aslında: İlk yarı tutuk, ikinci yarı reaksiyon, skor dezavantajında ise karakter. Trabzonspor uzun süre rakibinin oyununa çözüm üretemedi, evet. Oyun zaman zaman göze hoş da gelmedi, bu da doğru. Ama futbol bazen estetikten çok hafızaya yazılan anlarla ölçülür. Trabzonspor o anları üretmeyi bildi. Çünkü bu takım finallerin takımına dönüşmüş bir refleksi taşıyor içinde. Fatih Tekke ve öğrencileri sabrı, disiplini ve doğru anı beklemeyi tercih ettiler adeta. Bugün konuşulması gereken ‘Bu oyun yeter mi?’ sorusu gibi dursa da öyle değil; tüm eleştirilere rağmen ligi üçüncü bitirip kupada finale yürüyen bir iradenin varlığı çok önemli. Bu bir tesadüf değil, bir karakter göstergesidir. Ve o karakter geriye düşüldüğünde daha net ortaya çıkıyor. Bu çok dikkat çekici. Hatta bu bir kaos da!
Belki sıkıcı bulduğumuz o disiplinli oyun, finalde kupayı getirecek olan oyunun ta kendisidir. İzleyip göreceğiz. Çünkü final güzellik değil, dayanıklılık istiyor. Final, doğru anda doğru hamleyi yapabilenlerin yeridir. Trabzonspor her şartta bu finalin alkışını hak etti. Şimdi sıra, bu hikâyeyi kupayla tamamlamakta. Tribünler inançla dolu, şehir o geceyi bekliyor, belli. Sahada kusursuzluk değil, cesaret ve akıl gerekecek şimdi. Ve Trabzonspor bu iki meziyeti de dün gece fazlasıyla gösterdi. Finale hazırlık için tüm yaşananlar yaşandı zira! (Fanatik)
Aksal Yavuz / Muci böyle istedi
İster inanın ister inanmayın; finale çıkmak için oynayan Trabzonspor’un kaleyi bulan ilk şutu 54’te, Gençlerbirliği 62’nci dakikada kaleyi bulduğu ilk topta golü de bulmuş oldu. Anlayacağınız o ana dek iki takımın oynamaya çalıştığı oyunun adına futbol, yarı final maçı demek için bin şahit gerekirdi!

FIFA’dan Gençlerbirliği ve Gaziantep FK'ya transfer cezası!
Gençlerbirliği hafta sonu Trabzon’da kader maçına çıkacağı ve de aklı fikri o karşılaşmadan olduğu için kupa maçına yedek ağırlıklı çıkmış. Trabzonspor için durum çok daha farklı olmasına rağmen oyunu hatta golleri maçın son bölümlerine saklaması; rakibi çantada keklik görmekten başka bir şey değildi! Başka da bir adı yok bunun. Zira hafta sonu Beşiktaş karşısında izlediğimiz Trabzonspor ile Gençlerbirliği maçında izlediğimiz Trabzonspor arasında gece ile gündüz kadar fark vardı.

Dememiz o, Tekke’nin öğrencileri daha istekli, daha etkili oynamalıydılar. Üstelik son iki kupa finalini kaybettikleri için içi yanan Trabzonsporlular, bu yıl kupaya bu kadar odaklanmışlarken, bu derece yakınlaşmışlarken, ligde kalma mücadelesi veren, yedek ağırlıklı kadro ile sahaya çıkan Gençlerbirliği’ne elenmiş olsaydılar, hem bordo-mavili takım için hem de camia için büyük bir yıkım olurdu! Ayrıca taraflı tarafsız herkesin bu yıl beğenisini kazanan Fatih Tekke ile öğrencilerine kupaya veda etmesi yakışmazdı.
İşte tam da bu durumda, olası bir vedanın önüne geçen, Gençlerbirliği’ne adeta ‘dur!’ diyen oyuncuların başında gelen adamdı Muçi. Yardımcılarından biri tabi ki Ozan’dı. Arnavut oyuncu köşe vuruşunda, kaleye yolladığı yakan top ile beraberliği yakaladılar, ikinci golü de Ozan’ın çabuk oynamasıyla aldığı topu deyim yerindeyse ateş topuna döndürerek 2-1 öne geçtiler; ama ne yaman gole imza attı Muçi, Eryaman’da. Gecenin kahramanın bir topu da direkte patladı, onu da söylemeden geçmeyelim. Augusto’nun üst direği de arada kaynamasın hani…
Velhasıl kelam Trabzonspor’un iki topu direkten döndü ama Trabzonspor da direkten döndü desek yeridir! Her ne kadar bordo-mavilerinin kötü oyununa rağmen direkler turun geçilmesini zorlaştırmış, geciktirmiş olsa da, Muci’nin dediği, istediği oldu. (Milliyet)
Cemal Ersen / Gençlerbirliği kabusu yaşattı
Beşiktaş galibiyetiyle ligi sonlandıran Trabzonspor’un sezona dair vazgeçmek istemeyeceği tek hedefi kalmıştı. Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği’ni eleyip Konyaspor’un rakibi olmak ve finali kazanarak, UEFA Avrupa Ligi’ne kazasız belasız gidebilmekti.
Ya başkent temsilcisinin? Kuşkusuz önceliği pazar günü ikinci kez karşılaşacağı Trabzonspor’u yenerek ligde kalabilmekti.
Gerçekçi olalım. Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin’in yerinde olsanız nasıl bir tercihte bulunurdunuz? Metin hocayı çok iyi tanırım, hesapsız kitapsız şans verdiği gençlere, “İşte fırsat, çıkın oynayın” demiştir. Onlar da rakibe kabusu yaşattılar Ankara’da.
İki maçın sonucu ne olursa olsun, futbol trolleri harekete geçmeden, sezona dair senaryolar yazılmadan buraya not düşüyorum; pazar gecesine dek sıkıntılı ve her türlü dedikoduya açık bir süreç yaşayacağız.
Ne tuhaf değil mi; Trabzonspor’un son beş haftada 9 puan kaybedip lig ikinciliğinden nasıl uzaklaştığını ve dün akşamki sıkıntılı oyunu sorgulamayanlar, Gençlerbirliği’nin pazar günü ligdeki olası galibiyeti üzerinden yaygara koparacaklar.
Maça gelince; Fatih Tekke’nin ilk yarıda tercih ettiği kadro sezonun en berbat performanslarından birini sergiledi. Yediği golle uzun süre yaşadığı şoku üzerinden atamayan Karadeniz temsilcisi, eşitlik sayısını rakibin kendi kalesine yaptığı vuruşla yakaladı. Gençlerbirliği için çok talihsiz bir andı. Çünkü Trabzonspor’un sonucu değiştirecek hamlelerine hep karşılık vermişti.
Fatih Tekke’nin golü yedikten sonra yaptığı değişikliklerin geciktiğini düşünüyorum. Takıma enerji getirmesini planladığı Augusto, Ozan ve Umut hamleleri rakibe istediklerini yapma şansı verdi.
Özet şu; “eyvah maç uzatmaya mı gidiyor” denirken Muçi’nin 90+2’deki jenerik golü hocasını ve arkadaşlarını ipten aldı. (Milliyet)




