Spor yazarlarından Trabzonspor - Galatasaray maçı yorumu: "Bu oyun böyle devam ederse, zirve karışabilir"
Editör: Akın Ungan
Son Güncelleme /
Süper Lig'de Trabzonspor, Galatasaray'ı 2-1 yendi. Spor yazarları, Papara Park'ta oynanan Trabzonspor - Galatasaray derbisini yorumladı.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
AJANSSPOR HABER
Trendyol Süper Lig'in 28'inci haftasında Trabzonspor ile Galatasaray, Papara Park'ta karşı karşıya geldi. Ev sahibi Trabzonspor, derbiyi 2-1 kazandı. Spor yazarları, dün akşam oynanan dev maçı kaleme aldı.
"Zirveye ayar verdi"
Cemal Ersen (Milliyet): Ligin zirvesini ve kaderini etkileyecek maçtı. Zorluk derecesine rağmen net söylüyorum, Trabzonspor galibiyeti hak eden taraftı. Takım savunmasındaki becerisi Galatasaray’ın ezberini bozdu, yıldızlarını şaşkına çevirdi. Altını çizmem gerek, üç puanda Onuachu’nun bitmez bilmeyen enerjisinin yanında kaleci Onana, Pina, Nwaiwu, Folcarelli ve Mustafa’nın performansları çok önemliydi.
Henüz 4. dakikada Nijeryalı forvetinin klasik kafa golüyle öne geçen ev sahibi, Nwakaeme ve iki kez Augusto ile ikinci gole çok yaklaştı. İşini bu bölümde bitirebilirdi.
Galatasaray’da teknik direktör Okan Buruk’un ikinci yarı başlarken Pina- Zubkov iş birliğini bozmak için yaptığı değişiklikler golü getirdi. Barış’ın ortasında 40 metre geriden gelen Singo’yu karşılaması gereken yorgun Nwakaeme uyudu, skora eşitlik geldi.
Trabzonspor takımını uzun süredir bu kadar motive görmedim. Galatasaray karşısında yine en iyi bildiği işlerden birini yaptı ve duran top çalışmasından savunmacısı Nwaiwu’nun kafa dokunuşuyla üç puana uzandı. Fark artabilir, ligin lideri daha çok üzülebilirdi.
Trabzonspor’u ve lideri Fatih Tekke’yi alkışlıyorum. Hoca öğrencilerine pes etmemeyi ve kazanma alışkanlığını öğretti. Kısıtlı kadrosuyla dün öyle değerli bir galibiyet aldı ki, son şampiyonluk sezonundan daha önemlidir Trabzonspor’un geleceğine yaptığı katkı.
Son sözüm maçın hakemine. Ligde 22 yıl sonra düdük çalan ilk kadın hakem Asen Albayrak, maalesef meslektaşlarına kötü örnek olmuş. Göztepe- Alanyaspor maçında VAR’dan gelen uyarıya rağmen kararını değiştirmeyen Asen hoca ne kadar haklıysa, dün Barış Alper’in Pina’ya yaptığı acımasız faulü ekrandan izleyip kartının rengini değiştirmeyen Cihan Aydın o denli ürkekti. Sanırım, o çift dalışta rakibin ayak bileğini kırması gerekiyordu. Genç hakeme kızmıyorum. Sorun imam-cemaat ilişkisinde!
"Icardi bırakmadı ama futbol Icardi'yi bırakmış"
Uğur Meleke (Hürriyet): Galatasaray'ın ilk iki şampiyonluğunun mimarıydı. Adını Galatasaray efsanelerinin yanına yazdırdı. Ancak acımasız geçen zaman ve uzun süreli sakatlığı sonrası Icardi için çanlar çalıyor maalesef. Elbette Icardi müthiş bir son vuruşçu. Bu sezonun geri kalanında birkaç gol daha atar muhtemelen. Ancak dünkü gibi fizikalitenin yükseldiği, dayanıklılık gerektiren maçlarda acı gerçek çıkıyor ortaya: Icardi futbolu bırakmadı ancak futbol Icardi’yi bırakmış gibi.
"Okan Buruk kendini sorgulamalı"
Ömer Üründül (Sabah): Galatasaray maça erken yediği golle adete yenik başladı. Ondan sonra da devre sonuna kadar da oyunu bir türlü kontrol altına alamadı. Bunun en önemli nedeni Trabzon savunmasını çıkışlarda hataya zorlayacak alışılmış ön alan baskılarını uygulayamayışıydı. Bunun 2 nedeni vardı. Icardi'nin ayakta duracak hali yok. Tabi ki Osimhen'in öndeki pres gücü aranıyordu. İkincisi de son senelerde izlediğim en kötü Torreira performansıydı. Trabzonspor, bu yarıda istediğini yaptı. Bilhassa sağ kanat bindirmeleri zaman zaman etkili oldu. Jakobs kötü günündeydi ama önündeki Lang'dan hiç yardım almayışı da ciddi bir sorundu. Okan Buruk, iki hamleyle ikinci devreye başladı. Ve takımın en çalışkan ismi Barış Alper'in arka direğe yaptığı mükemmel ortasıyla Singo skora denge getirdi. Golden sonra G.Saray kontrolü ele aldı. Trabzon da dirençli mücadelesine devam ediyordu. Sonra duran toptan Nwaiwu, mükemmel kafa golüyle Trabzon'u tekrar öne geçirdi. Ondan sonra maçın heyecan dozu yükseldi. Galatasaray yoğun baskı kurdu ama beraberliği bulamayınca önemli bir 3 puan kaybetti. Galatasaray'da Icardi sahada yok. Okan Buruk bu konuda kendini sorgulamalı. Çünkü Galatasaray, zor deplasmanda 10 kişiyle oynadı. Trabzonspor'da Onuachu inanılmaz bir performans gösterdi.
"Uğurcan Çakır bedenen sahadaydı ama ruhen yoktu"
Levent Tüzemen (Fotomaç): Galatasaray'ın Trabzon'dan yediği iki gol, kalitesine hiç yakışmadı. Sanchez'in kafa ile ıskaladığı topu Onuachu gol yaptı. Abdülkerim'in gereksiz yere yaptığı faulde, Nwakame'nin ortasında Nwaiwu kafayla gole çevirdi. Sanchez Kolombiya'nın, Abdülkerim Milli Takım'ın stoperi. Bu sezon, bu ikili bu hataları hem Avrupa'da hem de ligde bu hataları sık sık yaptılar. Fatih Tekke Galatasaray'ı mükemmel analiz etmiş olacak ki Trabzon'u çok akıllı oynattı. Topu rakibe bıraktılar, mükemmel alan savunması yaptılar, kazandıkları toplarla da çok çabuk hızlı hücuma çıktılar. Okan Buruk'un ilk 11'i tamamen duygusallık üzerine kuruluydu. Eli sarılı Lang etkisiz oynadı. Jakobs Milli Takım'dan bitik dönmüş. Torerira ilk kez çok fazla top kaybı yaptı. Galatasaray'ı Barış, Singo ve Lemina ayakta tutmaya çalıştı. Maç öncesi yapılan eleştiriler maalesef Uğurcan'ı olumsuz etkilemiş. Bedenen sahadaydı ama ruhen yoktu. Okan hoca, bu analizi yapıp keşke Günay'la başlasaydı. Ayrıca değişiklik yapmak için ilk yarının bitmesini beklemek büyük hata. Sallai, sezon başından bu yana Galatasaray'ın en istikrarlı oyuncusu. Kulübede oturması hataydı. Okan hoca ona kanatta görev vermeyerek büyük hata yaptı. Icardi tercihi de maalesef verimli olmadı. Arjantinli yıldız, sözleşme için baskı yapacağına, şapkasını önüne koyup "Ben ne yapacağım?" diye düşünmeli. Sonuçta Trabzonspor haklı bir galibiyet aldı ve zirvede kartların yeniden dağılmasını sağladı.
"Trabzonspor kaybetmiş olsaydı yazık olurdu!"
Aksal Yavuz (Milliyet): Siz bugüne dek böyle bir Pina izlemiş miydiniz? Öyle ki derbiye kasırga gibi başlayan Trabzonspor’un en hızlısıydı. Maçın hemen başında Onuachu’ya attırdığı attığı gol öncesi sarı-kırmızılı takımın sol tarafını adeta yerle bir etti; rakip oyunculara deyim yerindeyse gemici düğümü attıktan sonra meşin yuvarlağı Onuachu’nun kafasına indirdi.
Golden sonra da durdurmanın imkânı yoktu Trabzonspor’un sağ bekini; yaptığı ortalardan birini daha golle sonuçlandırabilmiş olsaydı takım arkadaşları; emin olun Trabzonspor işi ikinci yarıya bırakmayıp fişi çok daha erken çekip işi bitirebilirdi.
Uzun zamandır bir derbide Trabzonspor’un bu kadar gol kaçırdığına şahit olmadık. Neler kaçırdılar neler. Biz bir elin parmak sayısı kadar diyelim, siz daha fazlasıdır deyin. Aynı zamanda bir derbide bu kadar etkili oynadıklarını da görmemiştik. Eğer bu derbide puan kaybetmiş olsalardı; futbol adına yazık olurdu demekten bir şey gelmeyecekti elden. Fakat gelinen noktada artık başka hesaplar yapılmaya başlandı; moraller tavan…
Evet, Galatasaray’ın eksikleri vardı ancak geniş bir kadroya sahipler. Konu açılmışken Osimen’in onlar için ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.
Trabzonspor’daki eksiklere gelince; dar bir kadroya sahip olduklarından eksik oyuncuların yokluğu Fatih Tekke’nin elini kolunu bağladı desek abatmış olmayız. Oynayanlar da hakkını vermedi değil; düşünün Tim ve Ozan, Galatasaray’a geldiği günden bu yana harika oynayan Torreira’ya tabir caizse sahadan sildiler. Hal böyle olunca oyunun kontrolü başından sonuna dek Trabzonspor’un elindeydi.
Tekke’nin öğrencileri çok da iyi mücadele ettiler; her oyuncu birbirinin açığını kapattı, her biri takım arkadaşının yerine koştu. Defans bir kez hata yaptı onu da gol yediler. Onun haricinde lidere bir pozisyon verdiler hepsi o kadar.
Dediğimiz gibi Trabzonspor bu maçta puan kaybetmiş olsaydı; yazık olurdu! Onca pozisyonu harca puan kaybet, olacak iş değildi!
Neyse ki böyle bir durumla karşılaşmadı bordo-mavililer, çünkü 62’nci dakikada duran topu gez, göz arpacık yaparak Chıbuıke’nin kafasına adrese teslim yollayan Nwakame’nin asisti gole dönüşünce; Paparapark’ta sadece tribünler karışmadı, ligin tepesi de karışmış oldu!
"Icardi erken emeklilik bekleyen yapısıyla eksik oynattı"
Ercan Taner (Sözcü): Onuachu'nun nefis kafa golü ile başlamıştı Trabzonspor. İlk yarının 1-0 bitmesi Galatasaray adına tamamen futbol şansıydı. Fatih Tekke önemli eksiklerine rağmen takımını maça çok iyi hazırlamış.
Oyun içinde hiçbir Galatasaraylı oyuncu nefes bile alamıyordu.
Osimhen bu takımın hücumda tartışmasız yüzde sekseni. Icardi erken emeklilik bekleyen yapısıyla takımı ilk yarıda eksik oynattı.
Yunus kayıptı. Torreira ve Lemina çok etkisiz gözüktüler. Özellikle Torreira sıfırdı.
Lang'ın aklı hâlâ kötü yaralandığı parmağında gibiydi. Çekingen ve içine kapanık gözüküyordu, o da sahada bir şey yapamayan oyuncular arasına girmişti.
Koşan, mücadele eden Barış tek başına kaldı.
Bu kadar kötü geçen ilk yarıdan sonra Singo'nun golü tam bir piyango oldu Galatasaray için.
Eren ve İlkay'ın oyuna girmesi ile takım daha az top kaybetmeye başlamıştı. Barış Alper, yaptığı sert faul sonrası sarı kart gördü, sonra VAR'dan uyarı geldi. Bence kırmızı karttı ama hakem 'Sarı yeterli' dedi.
Duran top sonrası Nwaiwu kafayı vurup, golü atınca büyük moral kazanmıştı ev sahibi. İşler yine kötü gidiyordu Galatasaray için. Her geçen dakika takım mum gibi erimişti.
Okan Buruk'un ısrarla oyunda tuttuğu İcardi, maç boyu sadece yürümüştü. Bu oyun böyle devam ederse, zirve karışabilir. Galatasaray'ın bu kadar bitik olması çok şaşırtıcıydı. Trabzonspor hak ederek kazandı.
"Trabzonspor ligin bundan sonrasının belirleyicisi oldu"
Cem Dizdar (Fanatik): Gol olmasına rağmen “gol beklentisi”nin düşük kaldığı bir ilk devre izledik. Golde, sağ önden başlayıp, ardından geriye doğru gezdirilen 14 pasın ardından yine sağa döndürülen hücumda Paul Onachu’ya kafa golü attıran Trabzon takımı, birkaç pozisyonda yine de o olgunluğu gösteremedi. Galatasaray savunması dağınıktı. Trabzonspor pas konusunda biraz daha olgun davranabilse, golü bilmem ama “gol beklentisi” pekala yükselebilirdi. Yine de topla daha çok haşır neşir olan Galatasaray en azından topu daha çok elinde tuttuğu için pozisyon vermemiş oldu.
Maç başındaki gole ikinci devre başında 12 paslı bir Wilfred Singo golüyle yanıt veren Galatasaray, maçı dengeye getirmiş gibi oldu. Lakin tek pasla Chibuike Nwaiwu Trabzonspor’un ikinci kafa golünü atınca, yoluna girmiş gibi olan Galatasaray işleri yeniden rayından çıktı! Topu ele aldı ya da Trabzonspor savunmayı öncelediyse de Okan Buruk takımı tüm değişikliklere rağmen maça hakim olamadı. Fatih Tekke’nin hücum/savunma planı tutunca “maç seçen” Trabzonspor taraftarı da sona doğru tribünde olduğunu hatırladı. Domenico Tedesco’yu haklı çıkarıp liderliğe yapışan Trabzonspor, bu galibiyetle bu akşamki maçı da dolayısıyla ligin bundan sonrasının da ‘“belirleyicisi” oldu.
"Demek ki çok fazla prim kazanmışlar düne kadar..."
Bülent Timurlenk (Sabah): Trabzonspor'un oyunu savunurken iki adamı Batagov ve hücumdaki ekstra silahı Muçi'nin yokluğunda yerlerine forma giyenler maçın kaderini belirleyecekti. G.Saray'da Osimhen, Sara ve Sane'nin yokluğunda şans bulanlar da aynı misyona sahipti. 4-2-4 gibi görünen cüretkâr bir 11 ile sahaya çıkan Fatih Tekke, tribünleri arkasına alıp golü bulup rakibi erken dağıtmayı planlıyordu. Öyle yaptı, golü de buldu. G.Saray, Juve deplasmanında olduğu gibi ilk yarıda her noktasından dağıldı gitti. Hücumda Barış dışında mücadele gücü olmayan 9 camdan adam vardı sahada... Ev sahibi ilk yarıda farkı üçe de çıkartabilirdi. Okan Buruk'un iyi oynamasa da -sakatlığı yoksa- Torreira'yı oyundan alıp, celladına aşık mahkum gibi Yunus'a sarılması garip elbette. G.Saray kötü oynarken de tabelayı çevirecek golü buldu. 45-55 arasındaki oyun, Trabzon'un da oyunu sahasında kabul etmesinin ardından momentumu sarı kırmızılı ekibe veriyordu ki ligin en çok duran toptan gol atan takımından ikinciyi de yemeyi de başardılar. Milli ara sonrası vidaları gevşemiş takımını bu derbiye motive edemeyen, bir büyük maçta daha krize girdiğinde çözüm üretemeyen Okan Buruk, "Osimhen sayesinde kazanıyor" diyenlere bir anti-tez yazmalı... G.Saray'da Singo ve Barış dışında kenardan gelenler de dahil takım tanınmaz haldeydi... Demek ki çok fazla prim kazanmışlar düne kadar... Fatih Tekke'ye tebrikler. Eksik kadrosunu çelik kıvamında hazırlamış 6 puanlık maça. Sonuna kadar hak edip kazandı Trabzonspor... Okan Buruk, 3 şampiyonlukla çizdiği 'doymuş adam' portresinin üzerini karalamak istiyorsa önünde Göztepe deplasmanı var.
"Zihin, plan ve bireysel sadakat"
Olcay Çakır (Fanatik): Trabzon'da kazanan sadece bir takım değildi. Bu maçı taktik tahtasına sığdırmaya çalışırsanız eksik okursunuz. Çünkü sahada üç ayrı üstünlük vardı: zihin, plan ve bireysel sadakat. Şehir bu maça hazırlandı değil, bu maçı yaşadı. Oyuncular ilk düdükten itibaren paniksiz, öz güvenli ve organizasyon disiplinini hiç kaybetmeden oynadı. Beraberlik golünü yediklerinde bile telaş yoktu. Bu, sıradan bir motivasyon değil; kolektif bir psikolojik üstünlüktü. Teknik ekip ise rakibi durdurmaya değil, rakibin güçlü olduğu alanları işlevsizleştirmeye odaklandı. Oyun ritmi Trabzonspor'un elindeydi. Savunma gömülmedi, doğru parselasyonla kompakt kaldı. Kazanılan her top hücum değerine dönüştü. Hücumda ezber bozuldu. Genişlik beklerle kuruldu, kenar oyuncuları iç koridoru kullandı. Rakip savunma yatayda dağıldı, ceza sahası tehdidi arttı. Bu, rastgele bir tercih değil; bilinçli bir rol dağılımıydı.
Bireysel performanslarda ise yıldız parıltısından çok, rol sadakati öne çıktı. Oyuncular sistemin görünmeyen kolonları gibi davrandı. Bugün sahada bir takım değil; inanan bir teknik ekip, disiplinli bir oyuncu grubu ve oyunu tribünden başlatan bir şehir kazandı. Bazı günler futbol, bir şehrin kolektif iradesine dönüşür. Dün gece olan tam olarak buydu. Not: Böyle bir akşamın sonunda hakem konuşmak pişmiş aşa su katmak gibi. Ancak biz güzel bir eserle bitirelim. Fatih Tekke ve öğrencileri "Biz bu Cihan'a sığmayız" mesajı verdiler tüm ülkeye.
"Pina görevlerini mükemmel yaptı"
İskender Günen (Sabah): Fatih Tekke, başından beri kadroda önemli sorunlar olmasına rağmen her maçtan sonra eleştiri yağmuruna tutulan bir teknik adamdı. Kadro zaafına rağmen tüm bunların üstesinden geldi. Bugün gelinen noktada gördük ki en önemli oyuncularından yoksun olsa da G.Saray gibi ligin en üstünde olan ve kadro zenginliği olarak Trabzonspor'un kat kat üstünde olan bir takıma karşı oynadığı oyun ve aldığı 3 puan var. Ortaya konulan oyun için Fatih Tekke'yi kutlamak gerektiğini düşünüyorum. Maça gelince; Trabzonspor eksik oyuncularına rağmen hem hücumda hem de savunmada öne çıkan bir performans sergiledi. Maçın kilit isimleri ise Pina ve Onuachu idi. Pina, oyun kurma ve top taşıma görevini mükemmel yerine getirirken Onuachu'nun attığı golde asisti yapan maçın en önemli oyuncusu oldu. Onuachu ise attığı gol ve fiziksel varlığı ile hücum hattını hep canlı tuttu. Kaleci Onana ile stoperler Savic ve Nwaiwu güven veren savunması, orta sahada Folcarelli-Ozan ikilisi rakibin pas hatalarını kapatarak takımın savunma disiplinini güçlendirdiler.İkinci yarı yenilen gol ise Nwakaeme'nin rakibi takipsizliğinden kaynaklandı. 1-1'den sonra oyun disiplininden kopmayan ve takım savunmasını öne çıkaran daha doğrusu sistemden ayrılmayan Trabzonspor, duran toptan Nwaiwu ile yine öne geçen taraf oldu. Maç boyunca tartışılan hakem kararları dikkat çekerken Onuachu'ya yapılan net faullerin es geçilmesi ve ikinci yarı Barış Alper'in pozisyonunda kırmızı kart gösterilmemesini anlamak mümkün değil. Dünkü sonuçtan sonra Trabzonspor da "Şampiyonluk yarışında ben de varım" dedi.




