AjanssporAjansspor uygulamasını indir

'Taç atışının da antrenörü mü olur' demeyin! İşte karşınızda Thomas Gronnemark...

İlk Yayınlanma : 23 Eyl 2019 - 01:10 / Son Güncelleme : 23 Eyl 2019 - 10:27

'Taç atışının da antrenörü mü olur' demeyin! İşte karşınızda Thomas Gronnemark...

Mert Elam

Geçen sene Twitter’da gezinirken bir habere denk gelmiştim. Başlığı şuydu haberin, “Kulüplerin bir sezonda 15 gol daha fazla atmasına yardımcı olan Liverpool taç atışı antrenörü.” Başlığı gördükten sonra yaptığım ilk iş habere girip tarihi kontrol etmek olmuştu. 1 Nisan’a özel bir şey olabilirdi. Öyle olmalıydı. Ama birden mayıs ayında olduğumuzu unutuvermiştim o anki şaşkınlıkla. Soluksuz okudum haberi ve taç atışı antrenörünün açıklamalarını. Çünkü futbolda daha önce hiç önem vermediğim şeylerin aslında ne kadar önemli olduğunu yüzüme yüzüme vuruyordu. Bize böyle söylenmemişti. Taç deyince topun kimden çıktığını tartışmak daha önemliydi bizim için. Ne de olsa şampiyonluklara mal olabiliyordu kimi taç kararları. Mesela yıllar içinde “taç hırsızlığı” diye bir kavram girmişti literatürümüze. Bir ay boyunca bu konuyu tartışmıştık. Sadece bunlar mı? Tacın yerinden kullanılması, taç atarken geçirilen süre, tacın nizami kullanılıp kullanılmadığı, taçta kural ihlali (Son günlerin moda konusu). Taç atışlarının daha iyi kullanılmasının takımlara neler kazandırabileceğini tartışmak ise aklımıza gelmemişti hiç. Neyse ki Thomas Gronnemark var.

Bilmeyenler için söyleyeyim; kendisi dünyanın ilk ve tek taç atışı antrenörü. Geçenlerde Twitter’da onunla ilgili yaptığım paylaşımlar beklediğimin üzerinde ses getirdi. Cem Dizdar’ın TRT Spor ekranlarında bahsetmesinin de payı büyüktü tabii. Bazı taraftarların kulüplerini ve kulüplerinde çalışan profesyonelleri etiketleyerek onları Gronnemark diye bir taç atışı antrenöründen haberdar etmek istemelerini de şaşkınlıkla takip ettim açıkçası. Biraz da ümitlendim. Demek ki bunlara önem veren insanlar varmış dedim. Gronnemark da bu ilgiden memnun kalmış olacak ki DM’den benimle iletişime geçti, teşekkür etti. Ben de fırsat bu fırsat diyerek ona birkaç soru yönelttim.

Spor dünyasına futbolcu olarak (taç atışlarını çok iyi kullanırmış) adım atan Gronnemark, sonrasında atletizm ve bobsledle ilgilendi. Bobsled kariyerinin bir bölümünde aklına bir fikir geldi. Esprili bir şekilde bunun bir çarpışmadan sonra mı olduğunu bilmediğini söylüyor. “Eğer kendim uzun taç atışları atabiliyorsam bunu neden başkalarına öğretemeyeyim ki?” diye düşünmüş. Soluğu hemen kütüphanede almış taç atışlarıyla ilgili bir kitap bulma umuduyla. Ama nafile. YouTube’a girmiş, orada da dişe dokunur bir şey yok. Ve en sonunda kendi taç atışı kursunu oluşturmaya karar vermiş. 6 ayda her şeyi hazırlayan Danimarkalı, yerel Süper Lig ekibi Viborg ile temasa geçmiş. Viborg o sezon Gronnemark sayesinde taç atışlarından birçok gol bulurken ligi de kulüp tarihinin en üst sırasında bitirme başarısı göstermiş.

Gronnemark şimdilerde tam beş takımla birden çalışıyor. Geçen sezonun ilk ve ikinci yarısında Liverpool ile iki ayrı geçici sözleşme imzaladıktan sonra Kırmızılarla 2019-20 sezonunun tamamı için anlaşmaya vardı. Ayrıca Midtjylland, Gent ve iki Avrupa ekibiyle daha çalışıyor. Bir tanesi Belçika ekibi, diğeri de Avrupa’nın dev kulüplerinden bir tanesi. Ama isimlerinin açıklanmasını istemiyorlar.

2004’ten beri bu işi yapan ve 51.33 metre ile en uzun taç atışı rekorunu da elinde bulunduran Gronnemark, taç atışlarını analiz ettikçe buradaki fırsatların ne kadar çok göz ardı edildiğini fark etmiş. Takımların taç atışlarının ardından hangi yüzdeyle topu kaybettiklerini saptamaya başlamış.

Kendisi taç atışlarını ikiye ayırıyor; baskı altında kullanılan (oyuncuların markaj altında olduğu) ve baskı altında olmadan kullanılan. Takımların baskı altında kullanılan taç atışlarının %50’sinden fazlasında topu kaybettiklerini görmüş. Bunun üzerine topa sahip olmak ve boşluk yaratmak için egzersiz setleri hazırlamış. Bunu yaparken atletizm ve bobsleddeki deneyimlerinden yararlanırken ayrıca oyunculara boşluk yaratmak için basketboldan da faydalanmış. Gronnemark taç atışlarını uzun, hızlı ve akıllı olarak da kategorize ediyor.

Peki taç atışlarından ne beklemeliyiz? Bunun takımdan takımdan değişebileceğini söyleyen Danimarkalı, “Mesela Midtjylland (son 4 sezonun 2’sinde Danimarka şampiyonu oldular) 4 yılda uzun taç atışlarından 35 gol buldu. Uzun taç atışlarına çok önem veriyorlar. Liverpool’da ise daha çok hızlı ve akıllı taç atışlarına odaklanıyoruz. Ana amaç taçtan pozisyonlar yaratmak ve baskı altında topun bizde kalmasını sağlamak. Liverpool benden önceki 2017-18 sezonunda Premier Lig takımları içinde taç atışı sonrası topa en az sahip olan üçüncü takımdı. 2018-19 sezonunda ise birinci sıraya yükseldiler. Çalışmalarımın etkisini gördüler. Aslında gayet basit: Topa sen sahipsen gol atabilirsin, eğer rakibin sahipse onlar gol atabilir” ifadelerini kullandı.

Taç atışı sadece atanla ilgili bir durum değil takdir edersiniz ki. Tacın atılacağı kişi de çok önemli. Tabii rakip taç atışı kullanırken nasıl pozisyon aldığınız da aynı şekilde. Ve hatta top toplayıcılar.

“Çalıştığım takımlar top toplayıcıları da eğitiyor. Ama onlara neler söylediğimizi seninle paylaşamam.”

Gronnemark’ın geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde karşılaştıkları Bayern Münih’le ilgili verdiği bilgi de oldukça çarpıcı. Alman ekibinin baskı altında kullanılan taç atışlarının sadece %28’sinde topa sahip olduğunu belirten Gronnemark, onların hiçbir stratejisi olmadığını gördüğünü söylüyor.

1975 doğumlu Gronnemark’ın Liverpool’da çalışmaya başlama hikayesi de bir hayli ilginç. Gladbach’ın yeni transferi Andreas Poulsen, geçen yaz Bild gazetesine verdiği röportajda Gronnemark sayesinde taç atışlarını 25 metreden 37.9 metreye çıkardığını söyler. Bu röportajı okuyan ve çok etkilenen Jürgen Klopp onunla iletişime geçer.

“Geçen sezon Premier Lig’de iyi işler yapıp Şampiyonlar Ligi finaline yükselmemize rağmen taç atışlarımız gerçekten çok kötüydü. Topu hep kaybediyorduk. Bir şeyler denedik ancak olmadı.”

Klopp bu konuşma sonrası Gronnemark’ı Melwood’a davet eder. Sadece sıradan bir görüşme olacağını düşünse de işler çok hızlı gelişir. Ertesi gün kendisini antrenmanda bulur.

Gronnemark’a göre Klopp gerçek bir lider: “Çok da kibar bir insan. Onunla çok iyi bir ilişkimiz var. Beni arayıp Liverpool’a yardım etmemi istemesinden dolayı çok gururluyum.”

Taç deyince akıllara gelen ilk isim şüphesiz Rory Delap. İrlandalı oyuncu, uzun yıllar Stoke City forması giymişti. Peki Gronnemark’a göre günümüzün en iyi taç atışı kullanan oyuncusu kim?

“Robo derdim, Liverpool’dan Andy Robertson. En uzun taç atışını o kullanmıyor belki ama taçları kusursuz. Boşlukları çok iyi görebiliyor.”

Peki en unutulmaz anısı? Ben daha spesifik bir şey bekliyordum açıkçası. Ancak verdiği cevaba kimsenin itiraz edebileceğini sanmıyorum:

Liverpool ile Şampiyonlar Ligi’ni kazanmaktı. Ve tabii ki oyuncuların benim onlara öğrettiğim her şeyi eksiksiz bir şekilde yaptıklarını görmek.”

Gronnemark’la ilgili ilginç şeylerden bir tanesi de bunca yıldır taç atışı antrenörlüğü yapmasına rağmen hala dünyanın tek taç atışı antrenörü olması. Hor görülen bu meslek yakın zamanda gerçek değerini bulacak mi? Ve taç atışı antrenörlerinin sayısı artacak mı? Danimarkalı bu konuda iyimser olduğu kadar iddialı da:

“Evet, ileride daha fazla taç atışı antrenörü olacağını düşünüyorum. 15 yıldır her gün taç atışlarıyla ilgili çalışmalar yapıyorum. O yüzden bu işi yapmak isteyenlerin çok çalışması lazım.”

Yukarıda Gronnemark’ın beş takımla çalıştığından bahsetmiştim. Peki hiç bir Türk kulübü onunla temasa geçmiş miydi? Cevabı az çok kestirsem de sormadan edemedim.

“Avrupa’dan birçok takım benimle iletişime geçti ancak Türkler’den herhangi bir teklif gelmedi. Ama orada çalışmayı çok isterim. Çok güzel bir ülke. Bir keresinde turist olarak bulunma fırsatım olmuştu.”

Dünyada bir mesleği yapan tek kişi olmak pek kolay olmasa gerek. Eminim bu yazıyı okumadan önce birçok kişi taç atışının da antrenörü mü olur diyordu. Everton’ın eski golcüsü, şimdilerde televizyon yorumculuğu yapan Andy Gray de bu durumla dalga geçenlerden: “Çok özür dilerim, taç atışı antrenörü mü? İşte top burada, topu iki elinle tut, kafanın arkasına götür ve iki ayağın yerdeyken atışı kullan. Size yeni bir meslek buldum, ben de ilk aut atışı antrenörü olmak istiyorum.”

Gronnemark için bu tarz yorumlar problem değil: “Yeni bir şeylere başladığınızda insanlar sizinle aynı fikirde olmayabiliyor. Benim taç atışı antrenörü olmamla dalga geçenler genelde ya dar fikirli insanlar ya da rakip takım taraftarları oluyor. Dünyanın birçok yerindeki antrenör, teknik direktör, analistlerden ve ayrıca çalıştığım kulüplerin taraftarlarından çok sayıda destek mesajı alıyorum.”

“Benim taç atışı antrenörlüğüm futbolu başka bir seviyeye getirebilir. Futbolda birçok kötü taç atışı kullanılıyor. Taç atışları daha iyi kullanılırsa futbol daha eğlenceli bir hale gelecektir. Şimdilerde “Uzun, hızlı ve akıllı taç atışı” isimli bir kitap yazıyorum. Hayalim, hangi seviyede olursa olsun dünyadaki antrenörlere ilham kaynağı olmak.”