Uğur Meleke: ''Aykut Kocaman Fenerbahçe'yi Atletico Madrid yapmak istiyor ama Fenerbahçe Barcelona gibi olmalı!''

5 Mart 2018 11:01- Son Güncelleme - 5 Mart 2018 11:01
Google news abonelik

Radyospor yorumcusu Uğur Meleke, dün oynanan Fenerbahçe - Akhisar ve cumartesi günü oynanan Karabükspor - Galatasaray maçları için Mert Elam'a çarpıcı yorumlar yaptı. Sizler için öne çıkan başlıkları derledik.

Fenerbahçe'nin çok fazla yetenekli oyuncusu yok, çok kısıtlı bir bir kadro var. Türkiye Kupası'nda Soldado ve Mehmet Ekici etkili oynamışken ilk 11'de oynamamalılar. Bu oyuncular 70. dakikada girecek kadar kötü durumda değiller. Daha erken oynamalıydılar.

Taktik ve diziliş konuşunca Aykut Kocaman alanına girilmiş hissediyor ve rahatsız oluyor. Akhisar, ligin ilk maçında da Fenerbahçe'yi mağlup etmeyi başarmıştı. Akhisar'ı incelemek lazım, açık oynayan oyuncuları aynı zamanda savunmacı. 

Larsson, hem iyi hücum ediyor ve savunmasına da yardım eden bir isim, Anadolu takımlarında savunması olmayan oyuncu kadroya giremiyor zaten. Akhisar küçük Fenerbahçe gibi diyebiliriz ve Fenerbahçe'ye çok fazla oyun üstünlüğü vermedi. 

Akhisar, istediği her an çıkıp Fenerbahçe'ye pozisyon üretip gol atabilecek gibi oynadı, 3 gün sonra Konyaspor gelse Fenerbahçe yenebilecek mi? Emin olamıyorsun.

Fenerbahçe, Akhisar karşısında çok iyi oynasa ve kaybetse dersinki iyi oynadı ama şanssızdı! Böyle bir durumda yok. Galatasaray ve Beşiktaş gibi coşkulu rakibi boğan bir iç saha oyunu yok.

Fenerbahçe, stoperler konusunda çok şanssız, isim isim iyi oyuncular ama performansları çok kötü. Mehmet Topal'ı stopere çektiğinde ısrar etseydi kalıcı olabilirdi.

Fenerbahçe, rakibine çok fazla topla oynama imkanı veriyor. Beşiktaş ve Galatasaray rakibe fazla topla oynama imkanı vermiyor. Bütün oyuncular çok fazla golü düşünüyorlar ama Fenerbahçe'de durum böyle değil ve çok fazla rakibin top yapmasına izin veriyorlar.

Fenerbahçe, bu ligin Atletic Madrid'i mi yoksa Barcelona'sı mı? Fenerbahçe Atletico gibi oynayamaz, Fenerbahçe'nin genlerinde bu yok, Barcelona gibi oynamak zorunda Fenerbahçe.

En azından Fenerbahçe iç sahada Barcelona gibi oynamalı, Aykut Kocaman bunu anlamıyor ve kavgasını veriyor. Fenerbahçe, Türkiye'de en fazla taraftarı olan takımlardan biri ve Fenerbahçe'nin büyük takım gibi davranma mecburiyeti var.

Ayrıca bu taktiği Atletico Madrid gibi oynayamıyor da Fenerbahçe.

Senin kalende Volkan Demirel ve Kameni var, gol yedikleri zaman pozisyon vermeden gol verdik diyorsun. Senin kalende Muslera veya Fabri yok, böyle transferler yaparsan yediğin gollere şaşırmayacaksın.

Kameni, büyük bir hayal kırıklığı yarattı bende, refleksleri özellikle çok zayıflamış. Kameni kötü gol yerdi ama penaltı kurtarırdı, tek başına maçlar kazandırırdı ama Fenerbahçe'de onu da yapamıyor.

Fenerbahçe, maça Fernandao ile başlıyor ama fiziksel olarak üstünlük kuramazsa fark yaratamıyor. Mustafa ve Caner'e üstünlük kuramadı, böyle olunca yetenekli santraforla oynayacaksın.

Haftaya Yeni Malatya maçında çok zorlamaz stoperler ama Akhisar maçında üstünlük kuramadı.

Soldado ve Fernandao'nun penaltı pozisyonlarını bilemiyorum ikisi de gri pozisyonlar diyebilirim. Mehmet Topal'ın pozisyonu ofsayt değil gibi gözüküyordu ama 13 cm ofsayt olduğu söylendi sonra.

Mehmet Ekici gibi bir oyuncun varsa oynamalı gibi geliyor bana, 13 değil 12 kilometre koşsa ne olur bir hareketiyle fark yaratabiliyor.

Hasan Ali Kaldırım'ın performansı dün çok iyiydi, pozisyon kaybetmiyor, kendine bakıyor ama yetenekleri kısıtlı bir oyuncu. Aykut Kocaman, Dirar&Isla ikilisini denemeli diye düşünüyorum. Özellikle kupa maçlarında Fenerbahçe bu denemeleri yapabilirdi.

Fenerbahçe'nin bu oyun mantalitesiyle iç sahaya oranla dış sahada daha başarılı olması nispeten normal. Bu Fenerbahçe, ilk yarıda Beşiktaş'ı yendi, Başakşehir ve Göztepe'yi yendi, ligin iyi takımlarına karşı başarılı oldu ama diğer maçlarda durum ortada. Zaten sorun biraz bundan da kaynaklanıyor.

Karabükspor'un bu kadar kolay pes etmesini beklemiyordum, kan ter mücadele ve göz yaşı koyacaklarına inanıyordum ama tahminimden çok zayıf kaldılar. Hemen dağıldılar çok şaşırdım açıkçası.

Premier Lig'de küme düşen takıma dağılmasın diye bir ödeme yapılıyor, bunu Türkiye'de de yapsak mı acaba? Küme düşen takım sonra dağılıp alt liglere kadar gidiyor.

Zamanında Gaziantep çok fazla bonservis bedeli elde etti ama ekonomik durumu ortada paraların nereye gittiği belirsiz şeffaf bir bilanço yok. 

Mesela Karabükspor gibi şeffaf kulüplere bir alt lige düşmeleri konusunda bir destek ödemesi yapılsa onlarda önemli oyuncularını satmak zorunda kalmazdı. Yıldız oyuncularını satmadıkları için bu duruma düşmezlerdi.

Rodrigues'in iyi gözükmesinde Gomis'in büyük katkısı var, geçen sene verdiği paslarda bitirecek bir oyuncu yoktu, bu sezon ise Gomis gibi topla buluşabilen iyi bitiren bir oyuncuya sahipler.

Büyük takım savunmayı hücumda, hücumu savunmada başlatabilmeli ve Galatasaray bunu yapabiliyor. 

Galatasaray ilk maçlarda Yasin Feghouli ve Rodrigues gibi 3 kanatla oynamıştı, Feghouli forvet arkası gibi oynamamıştı zaten kanatlara gitmişti.

Belhanda, Karabükspor maçında çok ön planda değildi, kanatlar daha çok fazla işledi, zaten Galatasaray'da çizgiye inip orta yaptığın zaman penaltı kazanmış gibi oluyorsun çünkü içerde Gomis var.

Josef De Souza'da bir gelişim var bu sezon iyi oynuyor. Valbuena çok etkili bir gününde değildi ama oyundan çıkar mıydı çünkü gerideydin.

Cengiz Ünder, zaten başarılı olmasını beklediğimiz bir oyuncuydu, adaptasyon sürecini geçince başarılı olmaya başladı. Özgüveni yerine gelmiş durumda, artık daha büyük bir güvenle oynuyorsun ve takımının kaderini değiştiriyorsun.

Astori'nin ölümüne çok üzüldüm, artık futbolcular kendilerini çok zorluyorlar bu da sıkıntı yaratıyor. Limitler çok fazla zorlanıyor, yoğun maç fikstürü, atlet olma zorunluluğu ve çok koşma mecburiyeti oyuncuları büyük baskı altına alıyor. 

Astori için çok üzgünüm allah rahmet eylesin.

Kendi kalesine atılmış en ilginç gol