Yüzde 51 Fenerbahçe!

Turu geçebilmek için Fenerbahçe önemli bir adım attı. Gol yememeleri de büyük avantaj. Anlayışından taviz vermeyen Pereira, takım savunmasını iyi yapan bir Braga'yla deplasmanda oynayacakları rövanş maçına oyuncularını evvela "psikolojik" olarak iyi hazırlamalı.
11 Mart 2016 17:11- Son Güncelleme - 11 Mart 2016 17:11
Google news abonelik
Yüzde 51 Fenerbahçe!

Uefa Avrupa Ligi gibi üst düzey organizasyonlarda "kolay" rakip olmadığına dün akşam Fenerbahçe - Braga maçıyla bir kez daha tanıklık ettik. Kura çekimi sonrası Fenerbahçe'nin rakibi olan Braga'yı, deyim yerindeyse "çerez" olarak görenler ve kurayı "çantada keklik" bulanlar, dünkü maçı izledikten sonra büyük yanılgıya düştüğünü anlamıştır.

Fenerbahçe, Kadıköy'de oyunu tutmasını başarıyor. Tıpkı kendisi gibi son dönemlerin yenilmez ekibi Braga'yı çok zorlansa da devirmeyi başardılar. Braga, orta alanı iyi tutarak sarı-lacivertli takımı maçın genelinde pasifize etmeye çalıştı. Bunu büyük ölçüde de başardılar. Fenerbahçe'nin orta sahası da üretkenlik anlamında zayıf kaldı. Ayrıca Pereira, sahaya çıkardığı kadroyla ve sabrıyla bana biraz Lucescu'yu hatırlattı.

Temkinli bir oyunu tercih eden Pereira ve öğrencileri ilk yarıda pozisyon üretme konusunda zorlandı. Türkiye'nin en iyi kanat bekleri ise Braga'nın mükemmele yakın oyun disiplinine karşı koymakta güçlük çekti. Caner ve Şener'in oyuna pek giremediğini gözlemledik.

İkinci 45'te Nani'nin oyuna girmesiyle Fenerbahçe daha ofansif göründü. Braga, ikinci yarıda bazı pozisyonlar hariç ceza sahasına çok yaklaşamadı. Volkan Demirel'in, uzaktan atılan şuttaki kurtarışı ise maçın bana göre en kritik anıydı. O pozisyon gol olsa netice farklı olabilirdi. Ellerine sağlık Volkan'ın...

Topal, rakip savunmayı aldattı...

Mehmet Topal, Fenerbahçe'nin en önemli futbolcularından biri. Maç içinde kusursuza yakın bir performans sergiledi ve etkili oyununu da golle süsledi. Pozisyonda rakip savunmayı çok iyi aldattı ve önünü boşaltarak golü attı. Bir dönem bu Mehmet Topal'ın kadroya girmekte zorlandığını unutmayın. Organize bir rakibe karşı alınan 1-0'lık galibiyet çok önemli. Bu skorda taraftarların da verdiği destekle pay sahibi olduğunu düşünüyorum.

Turu geçebilmek için Fenerbahçe önemli bir adım attı. Gol yememeleri de büyük avantaj. Anlayışından taviz vermeyen Pereira, takım savunmasını iyi yapan bir Braga'yla deplasmanda oynayacakları rövanş maçına oyuncularını evvela "psikolojik" olarak iyi hazırlamalı. Fenerbahçe bence turu Q oranında geçti.

Basınımız gazı kesmiyor...

Maç sonrası gazetelerimizde atılan manşetler Türkiye basınını Fenerbahçe konusunda rehavete sokmuş gibi görünüyor. Alınan galibiyet önemli olsa da Fenerbahçe henüz Avrupa'yı fethetmiş değil. "Avrupa'nın patronu" olmak için kupada daha çoook yol almak lâzım! Öyle değil mi?

Fenerbahçe, maçı çok farklı kazansa ve rakibini eze eze yense anlarız ama... Maalesef bu algı yıllardır değişmiyor. Bu tip başlıkları atanlar,   maçı tam izlemiyor sanırım. Daha doğrusu ; bir maçta göklere çıkarıp, bir maçta yerin dibine sokma alışkanlığı değişmiyor, değiştirilemiyor.

Fenerbahçe 1-0 galip geldikten sonra "Avrupa'nın patronu" diyenler, acaba sarı-lacivertliler turu geçtikten sonra nasıl bir başlık kullanacaklar? Gerçekten çok merak ediyorum.

Bana ulaşabilirsiniz
@ekaralinc