AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Tarık Hodzic: "Fatih Terim olsaydı Türkiye Euro 2020'de kötü oynamazdı"

Ajansspor Editör
Cüneyt Muharremoğlu
İlk Yayınlanma : 17 Tem 2021 - 17:55 / Son Güncelleme : 18 Tem 2021 - 11:18

Galatasaray formasıyla Türkiye Ligi'nin ilk yabancı gol kralı olan Tarık Hodzic, Fatih Terim'den Fenerbahçe'ye, Rademel Falcao'dan transferi gündemde olan Edin Dzeko'ya kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

Tarık Hodzic:  "Fatih Terim olsaydı Türkiye Euro 2020'de kötü oynamazdı"

MASKESİZ SÖYLEŞİLER - AHMET UYKAN

Onu Galatasaray forması altında attığı birbirinden güzel gollerle tanıdık. Türkiye'de yabancı olarak gol kralı olan ilk oyuncu oldu. Sarı kırmızılı formayla Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğu kazandı. Galatasaray'dan sonra Türkiye'de Sarıyer ve Bakırköyspor formalarını da giydi. Türkiye'nin ilk yabancı gol kralı Tarık Hodzic, sorularımıza 'maskesiz' yanıtlar verdi. İşe o söyleşi... 

"ÖNCE SOSYOLOG SONRA FUTBOLCU OLDUM"

 -Oldukça uzun boylusunuz. Çocukluk yıllarınızda basketbol mu oynadınız?

Basketbola da merakım vardı. Ancak benim için futbol hep ön plandaydı. 6 yaşından itibaren Zeljeznicar Sarajevo'da oynamaya başladım. Babam okumamı istiyordu. Üniversite bitirmeden futbolcu olmana izin vermem diyordu. Sürekli problem çıkarırdı. Ben de onun dediğini yaptım. Sosyoloji fakültesini bitirdim.

"İKİNCİ LİG'DE YILDIZIM PARLADIM"

-İlk profesyonel kariyerinize nerede başladınız?

 

Biliyorsun eski Yugoslavya futbolcu fabrikası gibiydi. Rekabet çoktu. 1970 yılında Zeljeznicar Sarajevo, tecrübe kazanmam için beni ikinci lig takımlarından Famos Hrasnica'ya kiraladı. Orada 28 gol atınca yıldızım parladı. 1979'da Belçika'nın RFC Liege takımı beni denemeye çağırdı. Hazırlık maçında 3 gol atınca beni transfer ettiler.

"TRANSFER TEKLİFİ KONSOLOSLUKTAN GELDİ"

-Galatasaray ile yolunuz nasıl kesişti?

1981 yılıydı. Liege ile olan sözleşmemin son senesinde menisküs ameliyatı olmuştum. Belçikalılar uzun süre sahalara dönmeyeceğimi sanmıştı. O yüzden başka bir golcü almışlardı. Ben çabuk iyileştim ve takıma döndüm. Fakat benim yerime yeni transferi oynatacaklarını söylediler. Ben de aldığım parayı onlara iade ettim. O günlerde Belçika'nın Türk konsolosu evimi telefonla arayarak 'Galatasaray'da oynar mısın?' diye sordu. Ben de kabul ettim.

"BENİ GALATASARAY'A ERSAN FERAY ALDIRDI"

-Belçika konsolosunun Galatasaray kulübü ile bağlantısı mı varmış?

O dönem Galatasaray'ın genel kaptanlığını yapan rahmetli Ersan Feray'ın yakın akrabasıymış. Belçika'daki maçlarımı izlemiş ve beğenmiş. Daha sonra da Ersan Feray'a benden bahsetmiş.

"TÜRKİYE KUPASI'NDA PAYIM BÜYÜKTÜ"

-Sanırım siz Türkiye'ye devre arasında gelmiştiniz.

 

Evet. Şubat ayında Galatasaray'a transfer olmuştum. Ligde şampiyon olamamıştık fakat Türkiye Kupası'nı kazanmıştık. Kupada büyük emeğim geçmişti. 5 gol atmıştım.

"BEN HER YERDE GOL ATARIM"

-Belçika'dan sonra Türkiye'de oynamak nasıl bir duyguydu? Özellikle saha şartları sizi zorladı mı?

O dönem Türkiye'de Kenan Evren rejimi vardı. Ancak; bundan etkilenmedim. Toprak veya çim sahada oynamak fark etmez. Sonuçta ben para kazanmak için gelmiştim.

"KAPTAN FATİH'İN HER DEDİĞİ YAPILIRDI"

-Galatasaray'da Türk futbolunun iki önemli ismi Fatih Terim ve Mustafa Denizli takım arkadaşınızdı. Onlardan kısaca bahseder misiniz?

Galatasaray'da beni ilk karşılayan asbaşkanlardan Alp Yalman ile kaptan Fatih Terim'di. Mustafa Denizli ise benden bir sene sonra geldi. Fatih Terim takımın lideriydi. Şu an olduğu gibi her şey ondan soruluyordu. Ne derse kanundu.

"EVDE EŞYA OLMAYINCA BOSNA'YA DÖNDÜK"

-Fatih Terim ile bir anınız var mı?

 

Olmaz olur mu...Onunla çok iyi arkadaştık. Bizim (Mirza) Sejdic ile Galatasaray'dan ayrılmamıza engel olmuştu. Ben ve Sejdic o zaman otelde kalıyorduk. Bir gün yöneticilerden rahmetli Naci Özkaya geldi. 'Size ev tuttuk. Artık otelde kalmayacaksınız' dedi. Eve bir baktık bir tane bile eşya yok. 'Hadi bizi bırakın. Çocuklar nerede uyuyacak?' diye sorduk. Naci Özkaya, 'Yakın zamanda gelecek' diye cevap verince biz de kızdık. Bavullarımızı toplayıp Sarajevo'ya döndük. (Gülerek)

"EV KRİZİNİ FATİH TERİM ÇÖZDÜ"


-O dönem 'Sejdic ile Hodzic Galatasaray'dan kaçtı' şeklinde haberler çıkmıştı. Sonrasında olaylar nasıl gelişti?

 

Kulüp bizi kadro dışı bıraktı. Bir süre sonra İstanbul'a döndük. Evde tüm eşyalar vardı. Bunda Fatih Terim'in katkısı büyüktü. Başkan Ali Uras'a  bizim Galatasaray'a faydalı olduğumuzu söyleyerek sorunumuzun çözülmesini istemiş. Başkan da gerekeni yapmış.

"İLK MAÇIMDA FENERBAHÇE'YE GOL ATTIM"

-Galatasaray formasıyla ilk golünüzü kime attığınızı hatırlıyor musunuz?

 

Tabii ki... İlk maçımı Türkiye Kupası maçında Fenerbahçe'ye karşı oynamıştım. Cüneyt Tanman ve benim golümle 2-0 kazanmıştık. 2-2 berabere kaldığımız ve Fenerbahçe'yi elediğimiz rövanşta da bir gol daha atmıştım.

"KALEDE 'KOVA YAŞAR' VARDI"

-Fenerbahçe'nin kalesinde kim vardı?

 

Yaşar, Yaşar...Kova Yaşar (Gülüyor). Ama Yaşar (Duran) çok iyi insan. Yakın bir zamanda restoranıma gelen Samsunsporlu eski futbolcu Namık Yüksel bizi telefonda görüştürmüştü. Beni Antalya'ya davet etti. Yaşar'la birbirimizi seviyoruz.

"YAŞAR'IN KORKULU RÜYASIYDIM"

-Siz Sarıyer'de oynarken de Yaşar'a gol atmıştınız?

 

Evet...(Gülerek) Fenerbahçe ile 3-3 berabere kalmıştık. İki golü ben atmıştım. Kalede yine Yaşar vardı. Maçtan önce, 'Sana iki golüm var' demiştim. Dediğimi yaptım. Youtube'tan Yaşar'ın hayatını anlatan bir programı izlemiştim. 'Sizin için en korkulu rakip oyuncu kimdi' sorusuna, 'Galatasaraylı Hodzic' cevabını vermişti. (Gülüyor)

"4-1 ÖNE GEÇTİK AMA AZ DAHA KAYBEDİYORDUK"

-Fenerbahçe'ye karşı 4-1 öndeyken 4-4 biten lig maçı hâlâ hafızalarda. O maçta neler yaşanmıştı?

 

Benim golümle ikinci yarının hemen başında 4-1 öne geçtik. Ondan sonra ne olduğunu anlamadan peş peşe goller yedik. Maç 4-4'e geldi. Az kalsın kaybediyorduk. Çünkü son dakikalarda Fenerbahçe'nin şutu direkten dönmüştü. Kontratakta da biz beşinci golü atabilirdik.

"ÇAY KAHVE İÇEREK GOL KRALI OLDUM"

-1983-1984 sezonunda 16 golle Türkiye'nin ilk yabancı gol kralı oldunuz. O anda neler hissettiniz?

 

Benim için büyük bir gurur. Türk futbol tarihine geçtim. Attığım goller de Öner Kılıç'ın katkısı vardı. Öner, maçlardan önce,'Tarık, sana orta yapacağım' derdi. Ben de, 'Tamam, ben de ceza sahasında çay- kahve içip bekleyeceğim.' diye cevap verirdim.(Gülüyor). Bir de Büyük Metin (Yıldız). O da iyi ortalar yapardı. Şahane oyuncuydu.

"ŞİMDİKİ FORVETLER BECERİKSİZ"

-Şu anda Galatasaray'da oynasaydınız kaç gol atardınız?

 

Bilemiyorum. Fakat santraforların bu kadar gol şansını nasıl değerlendiremediklerini anlayamıyorum. Korkunç bir durum.

"MAÇLARI İZLERKEN KENDİMİ YİYORUM"

-Gol sayısı veremiyor musunuz?

En az 30 gol atardım. Fatih Terim'e de bunu sorabilirsin. Galatasaray'ın her maçını izliyorum. Kaçan gollere inanamıyorum. Kendi kendimi yiyorum. O kadar çok para kazanmalarına rağmen gol atmasını beceremiyorlar. Onların yerinde olsam gece kahrımdan uyuyamazdım.

"KAZANDIĞIM PARALARIN YERİ BELLİ"

-Siz peki Türkiye'de iyi para kazandınız mı?

 

(Gülüyor) Eh işte...Bütün kazancımı yatırıma dönüştürdüm. İş yerimi satın aldım, daire sahibi oldum.

"HAKEMLER ANTRENÖRLÜK KARİYERİMİ BİTİRDİ"

-Teknik direktörlüğü neden düşünmediniz?

 

Bir dönem Zeljeznicar'da çalıştım. 17 maça çıktım, 16 galibiyet aldım. Finalde hakem yüzünden kaybettik. O günden sonra ben bir daha hocalık yapmam dedim. Halbuki iyi bir teknik direktör olabilirdim.

"GALATASARAY DZEKO İÇİN ORALI OLMADI"

-Edin Dzeko'yu yıllar önce Galatasaray'a önerdiğiniz söyleniyor? Doğru mu?

 

Evet doğru...Dzeko, 18 yaşındaydı. O dönem Galatasaray'daki idarecileri arayıp Dzeko'yu almalarını tavsiye etmiştim. 'Sana haber veririz' dediler. Bir daha da aramadılar. Sonra Felix Magath, Dzeko'yu Wolfsburg'a aldırdı.

"DZEKO, TÜRKİYE'YE NEDEN GELSİN Kİ!"

-Şimdi de Dzeko'nun adı Fenerbahçe ve Beşiktaş ile anılıyor. Sizce Dzeko Türkiye'ye gelir mi?

 

Sanmıyorum...Türkiye'ye gelmez Dzeko. İtalya'da iyi para kazanıyor. Orada evi var. Ailesiyle Roma'da mutlu. Kariyerinin sonuna gelmiş zaten. 35 yaşından sonra takım değiştireceğine ihtimal vermiyorum.

"FALCAO, ALDIĞI PARALARI İADE ETMELİ"

-Galatasaray'ın golcülerini beğeniyor musunuz? Radamel Falcao için neler söylersiniz?

Falcao mu? O hâlâ Galatasaray'da mı oynuyor? Yazık... Çok büyük hata. Sanırım milyon dolarlar serveti olan sakat bir oyuncuyu transfer ettiler. Falcao'nun yerinde olsam Galatasaray'a faydalı olamadığım için utanırdım. Penaltının dışında doğru dürüst golü yok. Evinden maçları takip ediyor. İsmine yakışmıyor. "Ben Galatasaray'a sakat geldim" diyerek aldığı paraları iade etmeli. Galatasaray, bu ekonomik krizde Falcao'nun parasını nasıl ödeyecek?

"TÜRKİYE'DE TEK İMPARATOR VAR. O DA FATİH TERİM"

-Fatih Terim son yıllardaki performansını nasıl buluyorsunuz? Eski heyecanı ve hırsı yok diyenler var.

 

Fatih Terim bir tane. Ona bu yakıştırmaları yapanlara aldırış etmiyorum. Bir tane imparator var. O da Fatih Terim. Ondan daha iyi başarı kazanan teknik adam var mı? Kazandığı kupalar ortada. Türkiye ondan daha iyi hoca göremez. Euro 2020 finallerinde Türk Milli Takımı'nın başında olsaydı farklı olurdu. Türkiye böyle kötü oynayamazdı. Fatih Terim, takımı ateşlerdi. Belki de sahanın içine girip futbolcuları haşlardı. Onları ayağa kaldırırdı.

"O SAATTEN SONRA  PROFESÖR OLAMAZDIM"

- Sarajevo'daki kebapçı restorantı açmaya nasıl karar verdiniz?

 

Eşimin dayısına aitti. İlla bana burayı satmak istiyordu. Futbolu bıraktıktan sonra üniversiteye gidip hocalık yapamazdım. Tekrar akademik hayata dönmem zordu. O yüzden burayı satın alıp işletmeye karar verdim.

"PERSONEL MECBUREN GALATASARAYLI"

-Restorana çalışan personeller Galatasaray tişörtü giyiyor. İçlerinde Fenerbahçe'ye sempatisi olan yok mu?

 

Mecburlar giymeye...(Gülüyor) Fenerbahçeli olma şansları yok.


-Peki Fenerbahçeli Türk misafirler geliyor mu?

 

Tabii ki...Onlar da beni seviyor. Futbol konuşup sohbet ediyoruz. Zaman zaman şakalaşıyoruz.

"TÜRKİYE'NİN FAHRİ ELÇİSİYİM"

-Siz Sarajevo'da aynı zamanda Türk elçisi gibi bir görev üstleniyorsunuz. Türkiye'den gelen devlet adamlarının birçoğu iş yerinizi ziyaret ediyor.

 

Benim için gurur verici. Rahmetli Süleyman Demirel başta olmak üzere Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül gibi çok sayıda önemli devlet adamını ağırladım. Sarajova'daki Türk büyükelçilerle sürekli temastayım. Gördüğün gibi Bosna'da sadece benim işyerimde Türkiye'nin ve Galatasaray'ın bayrağı asılı. Sarajevo'ya gelen taraflı tarafsız herkes beni seviyor. Bu da bana büyük mutluluk veriyor.

"FENERBAHÇE DERBİSİ DÖRT DÖRTLÜKTÜ"

-Kariyerinizde unutamadığınız maç veya gol var mı?

 

4-4'lük Fenerbahçe maçı gerçekten aksiyonu yüksek bir karşılaşmaydı. Belçika'da ise Standard Liege'ye karşı 1-0 mağluptuk. Ben de sakat olduğum için yedektim. Sağ dizime iğne yaptılar. Oyuna girdikten 5 dakika sonra uzun bir top geldi. Kaleye 25 metre uzaktaydım. Topa da mecburen solumla vurdum. 90'a gitti ve gol oldu. Bu gol Belçika'da hâlâ gösteriliyor. O dönem Belçika'nın en güzel gollerinden biriydi.

"UNUTULMAZ OLMAK GÜZEL BİR ŞEY"

-Galatasaray taraftarlarına Ajansspor aracılığı ile Sarajevo'dan bir mesajınız olacak mı?

 

Onlar benim baş tacım. En son Efsaneler Anılıyor için plaket almaya gittiğim zaman unutulduğumu sanmıştım. Fakat stat ekranlarında benim gollerim gösterildiğinde taraftarların coşkusu inanılmazdı. Bütün stat beni ayakta alkışladı. Çok duygulanmıştım.

TARIK HODZİC İLE BİR KELİME BİR CEVAP

Gol: Benim işim

Galatasaray: Hayatım

Kaleci Yaşar: (Gülüyor) İyi kalpli, güzel insan

Ali Sami Yen: Orada tarih yatıyor

Fenerbahçe: Saygı duyduğum büyük kulüp. Ama bizim en büyük düşman (Gülerek)

Taraftar: Galatasaray taraftarı gibisi yok. Hiçbir zaman unutmam; Sarıyer'de oynuyorum. Isınmaya çıktık. Bütün tribünler alkışlayıp tezahürat yaptı. Ben de onların yanına gittim. Birden Sarıyer'de oynadığımı unuttum ve taraftarın uzattığı Galatasaray formasını öptüm.(Gülüyor). Kendimden geçmişim.

Aile: En değerli varlığım

Türkiye: İkinci vatanım

İstanbul: Her zaman kalbimde. Keşke eski arkadaşlarımla felekten bir gece çalsak.

KİMLİK KARTI

Adı Soyadı: Tarık Hodzic

Doğum Tarihi: 1 Aralık 1952 (68 yaşında)

Doğum Yeri: Sarajevo, Bosna Hersek

Mevkii: Santrafor

Forma numarası: 9

Altyapı kariyeri: Zeljeznicar Sarajevo

Profesyonel Kariyeri: 1970-1975 Zeljeznicar Sarajevo,  1970-1973 Famos Hrasnica (Kiralık), 1975-1976 Olimpija Ljubljana, 1976-1978 Velez Mostar, 1979-1981 RFC Liege, 1981-1984 Galatasaray (66 maç-28 gol), 1984-1985 Sarıyer (30 maç-8 gol), 1986-1987 Bakırköyspor (2 maç-1 gol), 1987 Babaeskispor

Teknik Direktörlük Kariyeri: 1997 Zeljeznicar Sarajevo

Başarıları: 1983-1984 sezonunda Galatasaray forması ile Süper Lig Gol Krallığı (Türkiye'nin ilk yabancı gol kralı oyuncusu), 1981-1982 sezonunda Galatasaray ile Türkiye Kupası  ve Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonlukları.