Ajansspor

Maçın ardından olay sözler: "Oulai’nin döktüğü gözyaşlarında boğul emi!"

Editör: Özgür Koç

Son Güncelleme /

Spor yazarları, Trabzonspor'un Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında deplasmanda Eyüpspor'u 1-0 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi. İşte detaylar...

Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 8 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasında ikas Eyüpspor'u deplasmanda 1-0 mağlup ederek üst üste 5. galibiyetini aldı.

Spor yazarlarının Eyüpspor - Trabzonspor karşılaşmasıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

Cemal Ersen: "Maçı kazandı Oulai'yi kaybetti"

Trabzonspor takımı son dönemlerde rahatsız edici bir huy geliştirdi. Oyun kurarkan ve hücum başlatırken anlamsız top kayıpları yaşıyor. Üstelik bunları tecrübeli isimler yapıyor ve eminim en çok Fatih Tekke’yi rahatsız ediyor.

Dün akşam Eyüpspor deplasmanında devam etti kötü alışkanlığı. İlk yarıda Muçi, Onuachu, Lovik, Oulai, Nwaiwu ve Zubkov rakibe çokça ikramda bulundular. Olumsuz tablo Trabzonspor’un hızını keserken, tehlikeli bölgeden uzaklaşmak isteyen ev sahibini umutlandırdı. Dolayısıyla temposuz, pozisyonsuz ve sıkıcı bir 45 dakika izledik. Bordo-mavilileri uzun zamandır bu kadar etkisiz görmemiştim. Üretkenliği çok düşüktü.

Fatih hoca ikinci yarıya Lovik-Pina ve Umut-Augusto değişiklikleriyle başladı. Ozan’ı sol beke çekti. Trabzonspor hareketlendi, Eyüp sağ kulvardan karşılık vermeye başladı.

Beklenen gol duran toptan geldi. 66. dakikada Zubkov’un köşe atışında Augusto kalabalıkta dokundu ve Trabzonspor’u öne geçirdi. Yani kaleyi bulan ilk pozisyon sonuç verdi.

Kalan bölüm sıkıntılı geçti. Nasıl geçmesin ki? İki kez farkı artırma şansını kullanamadı. Bu arada Fatih hoca kusura bakmasın, oyuncu tercihleri ve değişiklikleri ile yine şaşırtı. Rakip eşitliği yakalayabilse, karşılık vermesi beklenen Onuachu ve Zubkov’u kenara alarak riske girdi. Mustafa oyuna girerken solda aksayan Ozan’ı çıkaracağını düşünenler yanıldı, Tekke forvetini yanına çağırdı. Eminim hepsinin açıklaması vardır.

Trabzonspor bir engeli daha üç puanla aşarken tek kaybı Galatasaray sınavında cezalı duruma düşen Oulai oldu.

Beşte beş yapan takımı eleştirmek yadırganabilir. Ama hedefte önemli bir maç varken güçlükle kazanılan üç puana eklemeler yapmak için çok daha fazlasını vermesi gerekir Trabzonspor’un. (Milliyet)

Aksal Yavuz: "Oulai’nin döktüğü gözyaşlarında boğul emi!"

Zirveye oynayan, yarıştan kopmak istemeyen Trabzonspor koca ilk yarıyı pozisyonsuz bitirmemeli, rakip kaleyi bulmayan bir tane şutu olmamalı. Dahası oyuncular bu kadar vurdumduymaz oynamamalı. Düşünün; ilk yarıda ‘şu da kaçar mı?’ denilen pozisyonu yoktu bordo-mavililerin. İkas Eyüspor’un vardı ama…

Anlaşılan ne oyuncuların ne de Fatih Tekke’nin, Fenerbahçe’nin Fatih Karagümrük karşısında uğradığı iş kazasından haberi olmamış ki; Augusto’nun yerine Umut oynatıldı, Muçi’nin pozisyonu değiştirildi. Halbuki futbol evrensel bir oyun olmasına rağmen taşlardan birinin yeriyle oynarsanız, diğer taşlar bu değişimden olumsuz etkilenir; sırayla, zamanla domino taşı gibi sallanmaya ve de yıkılmaya başlarlar!

Bordo-mavili takımda ilk yarı durum farklı değildi. Ligde kalma mücadelesi veren İkas Eyüpspor karşısında tel tel döküldüler. Ne arka arkaya birkaç top alışverişi yapabildiler ne hatlar arasında uyum vardı ne de kanatlar çalıştı, kademeli savunma anlayışında kaybolup gittiler!

Ne zaman Augusto ve Pina oyuna girdi Trabzonspor biraz olsun kendine geldi. En azından Pina’nın kanadı çalışmaya başladı. Nitekim Augusto ile köşe vuruşundan buldukları golün başlangıcında Pina’nın sağ kanadı ısrarla kullanmasının karşılığıyla aldılar. Burada konuşulması, üzerinde tartışılması gereken konu Tekke’nin oyuna Augusto’yla niye başlamadığıdır? Hatta konuya Mustafa’yı da dahil edebiliriz! Öyle ya Mustafa’nın birçok maçta neler yaptığına şahidiz.

Kazanmak önemlidir. Bu tip maçları kazan da nasıl kazanırsan kazan eyvallah, lakin doksan dakikanın yarısını oynamadan, mücadele etmeden, pozisyona girmeden geçirmenin kabul edilir tarafı olmamalı.

Trabzonspor, milli ara ve Galatasaray maçı öncesi mutlak galibiyet parolasıyla çıktığı maçta puan kaybetmiş olsaydı hem oyuncularda hem de camiada büyük bir moral bozukluğu olurdu, üstelik önümüz bayram…

Neyse ki kötü oynadıkları karşılaşmayı kazanmaları onlar adına sevindirici. Üzülecekleri, düşünecekleri şey gösterilen sarı kartla cezalı duruma düşen Oulai’nin Galatasaray’a karşı oynamayacak olmasıdır. Zira Oulai’ye gösterilen sarı kart irdelenmeli! Bay Çakır, Oulai’nin döktüğü gözyaşlarında boğul emi! (Milliyet)

Eyüpspor - Trabzonspor
Eyüpspor - Trabzonspor

Mehmet Ayan: "Oulai'nin gözyaşları!"

2025 verilerine göre Eyüpsultan ilçe nüfusu 425.216... Futbolla ilgilenen %10 olsa (ki net daha fazladır), onun da %10’u Eyüpspor’u tutsa 4.250 potansiyel taraftarı olmalı semt-i mukaddesin! Hiç mi yok Trabzonlu Eyüp’te? Maçın başındaki tribün görüntüsü bana bu soruları sordurdu.

İlk yarı sonunda ise dedim ki; “Bu maça gitmeyenler haklı!” Yakın dönemde bu kadar kötü bir 45 dakika izlememiştim. 2 takım 5 şut 1 isabet! Deplasman tribününü dolduran Trabzonspor taraftarı dahil 2.700 civarı satılan biletin karşılığı inanın bu olmamalı.

58’E KADAR HEYECAN YOKTU

58’de Legowski’nin kafa vuruşuna kadar maça dahil kimse heyecanlanmamıştır muhtemelen. Trabzonspor, ikinci yarıya iki değişiklik yapıp 4-4-2’den biraz esnese de maça hakimiyet kuramadı. Oyunun Eyüp’ün eline geçtiği anlar söz konusuydu. Kilidi açan gol, oyuna sonradan dahil olanların katkısıyla geldi. Pina korneri, Augusto golü kazandırdı.

Muhtemelen Fatih Tekke ve Atila Gerin hocalar bu renksiz, tatsız, kokusuz futbolu beğenmediler. Maç sonu anlatacaklardır. Beyoğlu’ndaki mücadeleyi en iyi anlatan kareler Oulai’dendi. Kuşkusuz, bir dönem transfer gündemine girdiği Galatasaray’a karşı oynayamayacak olmanın üzüntüsüyle ağladı oyundan çıkarken... Peki o futbol resmindeki gözyaşları üzüntü verici değil miydi sizce de? Sizler, bizler, maça gidenler, stadyum çalışanları, gözlemcisi, temsilcisi, güvenlik görevlisi... Bunu mu hak ediyor! (Hürriyet)

Olcay Çakır: "Sonuç tartışılmaz!"

Ligin boyu kısaldıkça, makas daraldıkça ve Trabzonspor kendini bir ile dört arasında konumlandırdıkça kurumsal dil başka, sahanın gerçeği başka konuşabiliyor. Bu sezonun hikâyesi net artık: İkincilik mükemmel bir final olacaktır. Ama matematik hâlâ “şampiyonluk” diyorsa, o ihtimalin gerektirdiği her şeyi yapmak zorundasın. Bu takım bunu bilir, biz de bunu söyleriz. Taraftarlar da bunu bekler!

İlk yarı... Daha önce kaç kez izlediysek yine benzeriydi. Ön tarafta iki uzun santraforla planlanan oyunun niyeti açık, ama sahaya yansıyan karşılığı ise bir o kadar zayıftı. Üreten değil, bekleyen bir yapı. İzleyeni yoran, sabrı zorlayan bir akış vardı yine. Ama Trabzonspor’un bir gerçeği daha var: Kendi gerçeğini en iyi analiz eden bir teknik ekip. İkinci yarıların başında gelen hamleler, aslında başlaması gerekenlerin sahaya sürülüşü... O dokunuşlarla oyun bir anda şahlanmasa bile yön değiştiriyor. Ve yine o tanıdık senaryo gerçekleşmiş oldu: Duran top, disiplin, sonuç. Bir duran top klasiği daha ve gol.

En önemlisi kazanmak

Futbol bazen estetik değil, sonuç işidir. Bu sezon özelinde söyleneceklerin çoğu söylendi artık. Tekrara gerek yok. Bundan sonrası net: Kazan, takip et, zirveye tutun. Oyun keyif vermeyebilir ama puanlar hayal kurdurur. Altı saat sonra herkes daha rasyonel düşünür; çünkü tabelada yazan gerçektir. Trabzonspor, İstanbul’dan alkışlarla ayrıldı. Oyun tartışılır, ama sonuç tartışılmaz. Ve bu takım, en önemli şeyi yaparak yoluna devam ediyor: Kazanmaya... (Fanatik)

İskender Günen: "Yarışa devam!

Bazı maçlar var ki oynanan oyundan çok mutlak alınması gereken puanlar önemlidir. Dün Trabzonspor, kendisi için gerekli puanı alma başarısı gösterdi ve Fenerbahçe ile puanları tekrar eşitledi. Oynadığı oyun için ise olumlu sözleri ortaya koyma şansımız yok. Trabzonspor adına ilk yarı beklentilerin oldukça altında geçti. Oyunun kontrolünü ele almaları gerekirken basit ve anlamsız pas hataları öne çıktı. Önde yapılan preslerde aksaklıklar yaşanırken Eyüpspor'un hızlı hücum girişimlerinde zaman zaman gole yaklaştığını gördük. Orta saha ile hücum hattı arasında uyumsuzluk, sağ kanatta Zubkov- Ozan, sol kanatta Muçi-Lövik ikililerinin yeterince bağlantı kuramaması ve bu yüzden Onuachu'nun etkisiz kalması takımın oyun akışını bozdu.

İkinci yarıya Trabzonspor iki değişiklikle başladı. Lovik ve Umut oyundan çıkarken Pina ve Augusto sahaya dahil oldu. Fakat Ozan sol kenara geçtikten sonra ise sorunlar baş gösterdi. Çünkü Eyüpspor'un, Trabzonspor'un sol kenarında geliştirdiği ataklarda gole yaklaştığı anlar var. İkinci yarının ortalarından sonra ise Trabzonspor'un tempoyu artırdığı, Pina-Zubkov ikilisinin bulunduğu kenardan geliştirdiği ataklar var ama yine beklenilen, arzu edilen gol pozisyonları bir türlü üretilemedi. Öne geçiren gol ise duran toptan kaynaklı Augusto ile geldi. Alınan 3 puan G.Saray maçı öncesi moral-motivasyonu ve özgüveni artırma açısından büyük önem taşıyor. Ama bu maçta en büyük kayıp ise Oulai gibi orta alanda Trabzonspor'un oyununa büyük katkı yapan bir ismin sarı kart görerek cezalı duruma düşmesi oldu. (Sabah)

Mustafa Çulcu: "Oulai dayak yedi"

Maç sabahı Felipe ve Mustafa sağlık sorunları yaşayınca Trabzonspor oyuna farklı bir 11 ile çıktı ve Umut ve Onuachu çift santrfor başladı. Muçi, Beşiktaş'ta kanatta oynayınca verimli olamamış, bu nedenle ayrılmıştı. Trabzonspor'da serbest oynayınca devamlı skor üretti. Bu oyunda özgürlüğü seviyor. Trabzonspor, 'Nasıl olsa maçı kazanırım' havasıyla başladığı oyunda tempoyu yükseltemedi, pozisyon bulamadı. Onauchu'yu ceza alanı içinde yüksek toplarla buluşturamadı. Kanat bekleri ilk yarı hücuma katılamadı. Fatih hoca, ikinci yarıya Augusto ve Pina'yı alarak başladı. Anında takımın çehresi ve temposu değişti. Kornerden Augusto ile gol geldi. Trabzonspor sonuç odaklı oynayıp kazandı.

Oğuzhan Çakır sahaya yakışan, atletik bir hakem lakin faul ve kartlarda sıkıntıları devam ediyor. 27'de Onuachu-Umut hava topu mücadelesinde ve 44'te Onuachu-Radu mücadelesinde Eyüpspor lehine çaldığı fauller sıkıntılara net örneklerdi. Hızla gelişim göstermeli. Maçın başında Umut Bozok'un kapalı sağ koluna gelen topta Trabzonspor penaltı bekledi, devam kararı doğru. Bir hafta sonra Galatasaray ile final gibi bir maç oynayacak olan ve kart sınırındaki oyuncuların olduğu takım veya takımların bir hafta önceki maçına faullerde ve kartlarda standardı olmayan bir hakemi atamanın rezaleti ve cehaleti, Oulai gibi kaliteli bir oyuncunun kart cezasına girmesine çanak tutmak demektir. Tabii ki oyuncuların kendisi de sorumluluğunu bilecekler ama faullerle sahada dayak yiyen Oulai, ilk reaksiyonunda sarıyı gördü. (Sabah)

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...