Mustafa Denizli derbinin falına baktı: Fenerbahçe mi, Beşiktaş mı?

Süper Lig'in 10. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş karşı karşıya gelecek. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı çalıştırıp şampiyonluğa ulaştıran tek teknik adam olan Mustafa Denizli, derbiyi değerlendirdi: İki takımda da sonuç üzerinde bireysel olarak etkili olabilecek futbolcular var. Bu sayı Fenerbahçe'de bir iki kişi daha fazla belki. İşte detaylar...
29 Kasım 2020 14:21- Son Güncelleme - 29 Kasım 2020 14:31
Google news abonelik

Deniz ŞEN-AJANSSPOR

Altay'da forma giyerken 'Büyük Mustafa' lakabını alan 1987 yılında başladığı teknik adamlık kariyerinde büyük başarılara imza atan Mustafa Denizli, bugün oynanacak Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinden Diego Armando Maradona'ya, Yılmaz Vural'ın sağlık durumundan Türk hakemlerine kadar birçok konudu açıklamalarda bulundu.

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile şampiyonluk yaşayan tek teknik adam olan Mustafa Denizli'nin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle...

Pandemi nedeniyle Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi seyircisiz oynanacak. Siz derbinin havasına girebildiniz mi?

Derbi esasında medyanın dışında toplumda eski derbi havalarını yaşatan bir ortamda oynanmayacak. Bir ayağı eksik olan maçlar oynuyor, bu derbilerde daha çok ortaya çıkıyor. İki takımın da şartları en iyi şekilde kullanması gerekiyor. Toplum farklı konularla birinci planda ilgilenirken, derbi veya futbol maçları ya da sportif aktiviteler toplumun birinci planında teşkil etmiyor. Evvelden Fenerbahçe - Beşiktaş maçı gündemi tamamen kapsayan bir konumdayken bugün o havayı normal olarak yaşayamıyoruz. (BABASI, TUGAY KAAN NUMANOĞLU'NUN GALATASARAYLI OLDUĞUNU AÇIKLADI)

Birçok derbi yaşadınız. Size göre hangi taraf daha avantajlı ve maç nasıl geçer?

Derbi öncesi avantajlı taraf için doğru sonuçlara varmak çok kolay olmuyor. Genele baktığınız zaman Fenerbahçe'nin birkaç adım daha önde olduğun söyleyebilirsin ama derbinin kendi içinde yaşadığı çok farklı faktörleri olur maç öncesi ve özellikle maç içi. Derbilerin hep başladığı gibi bitmesini bekleriz sayısal olarak ama bir hata, bir kart, sayısal eksiklik bu dengeleri bir anda değiştirebilir. Normal şartlarda eşit sayıda oynadığı zaman Beşiktaş'ın Başakşehir maçında ilk yarıda ve ikinci yarısında ne kadar farklı futbol oynadığını görebiliyoruz. Bu derbilerde de sahne oldu. İki takımda da sonuç üzerinde bireysel olarak etkili olabilecek futbolcular var. Bu sayı Fenerbahçe'de bir iki kişi daha fazla belki.

Sizinle ilgili birçok iddia var. Süper Lig'e döneceğiniz, Beşiktaş'a sportif direktör olacağınız söyleniyor... Size teklif geldi mi?

Spor kamuoyunun düşüncelerini ifade etmesi yıllarca yaşadığımız şeyler. O bir düşüncedir, teoridir.. Bunun dışında herhangi bir şey yoktur. Ben döneceğim derken kafamda değerlendirip ‘Evet burada hem mutlu olur hem mutlu ederim' diyebileceğim bir ortamı bulursam dönerim. Beni tatmin etmeyecek bir çalışmanın içine girmem. Şu an bazı temaslar oldu ama kafamda paralellik göstermeyen teklifler. Benim için her teklif, nereden gelirse gelsin değerli tabi ama benim içinde yaşadığım ortam ve hedefler daha farklı olabiliyor. Öyle bir şeyi bulduğum zaman, kendi içimde olumlu olarak yaşadığım zaman mutlaka olacaktır. (FENERBAHÇE - BEŞİKTAŞ MAÇININ MUHTEMEL 11'LERİ BELLİ OLDU)

"Maradona döneminde bunların en iyisiydi"

Dünyanın en büyük futbolcularından biri, birçok kişiye göre dünyanın en iyi futbolcusu Diego Armando Maradona hayatını kaybetti. Ne demek istersiniz?

Maradona'yı izleme fırsatı buldum, aynı yıllarda aşağı yukarı futbol da oynadık. Futbolda belli kategoriler vardır, ulaşılması çok zor olan kategoriler. Bu kategorilerde sayılar çok azdır. Maradona döneminde bunların en iyisiydi. Futbolseverler, teknik adamlar ve kamuoyu tarafından kabul görmüş biriydi. Bazı insanlarda olağanüstü bir futbol zekası vardır ve bu saha içinde ortaya çıkar. Maradona bunun en önemli temsilcisiydi.

Futbol birinci planda değil diyordunuz. Koronavirüs gündemi işgal etmişken Yılmaz Vural'ın yoğun bakıma alındığı haberi geldi. Rakip olarak çok sık karşıya karşıya geldiniz. Ne demek istersiniz?

Yılmaz Hoca ile aşağı yukarı teknik adamlık kariyerimiz aynı anlarda başladı. Birçok maçta rakip olduk ama özel hayatta hep dost olduk. Hatta neredeyse hemşehri olduk. Dolayısıyla Türk futbolunun en renkli, futbolun gülen yüzünü ortaya çıkaran insanlardan bir tanesi. Sinirlenmesi bile insana keyif veren, keyifli anı zaten hiç eksik olmayan, Türk futbolunda yaptığı çalışmalarla herkes tarafından sevilmiş bir insan. Sürecin başından beri devamlı temas halindeyim. İnşallah en kısa zamanda aramıza dönecektir. Dönüşü de muhteşem olur inşallah.

"Hataları kabul etmek de bir erdemdir"

Siz Şampiyonlar Ligi oluşmadan önce yapılan ve sadece şampiyon takımların katıldığı Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynadınız. Avrupa kupalarında sondönemde başarılı sonuçlar alamıyoruz. Teknik adamlar, maçların sıklığı, sakatlıklar ve hakemlerden şikâyet ediyorlar. Sizce haklılar mı?

Çalışma şartları takım sayıları sabit kalıp teknik adam sayısı arttıkça zaman zaman insan başarısızlığa ortak paydalar ve mazeret üretmekle gündemi teşkil ediyor. Kendine güvenen teknik adam, futbolcu veya yöneticilerin bir takım hadiselere çok fazla söz ayırmaması lazım. O zaman toplum gözünde de belli insanlarda daha farklı bir algıya sebep oluyor. Futbol bir oyundur ve bunun içinde hakem, teknik adam her şey vardır. Hataları kabul etmek de bir erdemdir. Bir kötü sonuca farklı yaklaşımlar getirmek ya da başarısızlığa ortak aramak normal bir insanın yapacağı açıklamalar değildir. İnşallah bunu zaman içerisinde değerlendirir arkadaşlarımız. (KADIKÖY PANTERİ'NDEN BERİ BEŞİKTAŞ DEPLASMANDA KAZANAMIYOR)

Türk hakemlerini beğeniyor musunuz?

Türkiye'deki hakemlerin bir kısmını çok beğeniyorum. Bir kısmını başarı ya da başarısız olmalarından ziyade düzgün olup olmadıkları açısından değerlendiriyorum. Son derece düzgünler ama neticede hakem sadece bir maç yöneten insan değildir. Burada yürekli de olmak lazım. Onu gösterenler ön plana çıkıyor. İnandığı ve gördüğünü çalan doğru hakemdir. Bunları kaçıranları da yaptığı yanlış değerlendirmeleri de normal karşılamak lazım. Saha içinde karar verecek insanın her kararının doğru olmasını beklemek insafsızlık olur. Biz 50 defa yanlış karar verdiğini gördükten sonra sokaktaki çocuk dahi ikna olabilir ama o anlık meseledir. Ben hakemlerin güvenilir olduğunu düşünüyorum ve onlara destek çıkıyorum çünkü uzun yıllardır benim işim hakemlerle oldu.

Yasal uyarı: Bu haber Ajansspor.com tarafından yazılmıştır, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.